|
||
| Karşılıklı Yardım Kropotkin, Darvin ve onun izleyicisi olan Huxley'in tezlerine karşı düşüncelerini Karşılıklı Yardım adlı kitapta toplayarak 1902 de yayınladı. Bu kitabında Kropotkin hayvan ve insan toplumlarında yer alan dayanışma ve yardımlaşmalardan bir çok örnekler verir. Evrim kuramını benimserken bu kuramın temeline çatışmayı değil dayanışmayı koyar. Bu kitap aynı zamanda anarşizme de bilimsel bir temel kazandırır. Ona göre yardımlaşma duygusu ahlaki bir duygudur ve başkalarına egemen olma şeklindeki bencil istekten çok daha etkilidir. Hegel, Marx ve Darwin'in kuramlarına aldırmayan Kropotkin, tarihsel sürecin kökünde çatışmadan çok işbirliğinin yattığını savunmaktaydı. Bundan başka insanın doğal durumunun herkesin herkesle savaşı olarak gören Hobbes'un yaklaşımını da çürütür. |
||
|
||
| "Dünyayı sevgi kurtaracak" sözünün gerçek ifadesi, 'karşılıklı yardım' değil mi? | ||
|
||
| karşılıklı yardımlaşma sevgi ile ilgili değil. içi ölmüş sevgisiz bir insan olsanız bile, ormanda biriyle yanlız kalmışsanız hayatta kalmanızın dayanışmaya bağlı olduğunu bilirsiniz... sevgi bunun çok ötesinde. |
||
|
||
| dunyayi sevgi degil...savas kurtarir ancak... | ||
|
||
| savaş güç gerektirir. gücün olduğu yerde devlet olur, efendiler olur, esaret olur. bunların olduğu yerde de barış olmaz, özgürlük olmaz. tarih sürekli mücadele ve zulüm kaydeder. işleri işbirliği ile değil güç kullanarak yaptıran suni sistemlerin hiç biri diğerinden farklı değildir. iş yapan iktidarda bile olsa. |
||
|
||
| karşılıklı yardımın bence sevgiyle alakası yok.. çıkarlarla alakası var. yardım etmek sana daha faydalıysa edersin. |
||
|
||
| evet sevginin kimyasında çıkar vardır. çıkarın bittiği anda sevgi de biter. bu yönüyle bakıldığında haklısın. zaten o söze sahiplenmiyorum. birileri bunu söylüyor. acaba karşılıklı yardımın temelinde sevgi mi yatıyor diye sorguladım. peki karşılıklı yardımı ne tetikler. içgüdüler mi?, tabiatımız mı? |
||
|
||
| içgüdüler galiba.. bu konuda bişi okumuştum. stephen gould un kitabında.. özgeci davranışı evrime göre açıklamış. aslında bütün hareketlerimiz aynı amaçlara hizmet ediyor. yaşamını devam ettirmek, daha önemlisi türünü devam ettirmek.. türün devamı için kendini feda eden hayvanlar var. bireysel bir çıkarları yok tabi bunda.. ölümde bir çıkar göremiyorum.. ama içgüdüleri bu yönde.. |
||
|
||
| öncelikle içgüdü kavramına bi açıklık getirmemiz lazım: http://data.forumhoster.com/forum_amadeus/...p?showtopic=153 bence içgüdü diye soyut bir kavram yoktur. içgüdünün mutlaka fiziksel açıklaması olmalı. eğer içgüdüyü elimine edersek başka bir açıklama getirebilir miyiz? bi e şu yönü var. işbirliği eğilimi her insanda aynı olmasa gerek. yoksa aynı mı? :blink: |
||
|
||
| her insanda aynı değildir mutlaka.. ya da içgüdüsel olmadan direk kendin hesaplayarak da yapabilirsin. ben buna yardım edersem o da bana eder, demek ki yardım etmeliyim diye.. yine çıkara dayanıyor ![]() ya da birine yardım edersin, kendini iyi hissedersin, bu seni daha iyi ,sevilen biri yapar.. fayda olmadan yardım edileceğini sanmam. |
||
|
||
Karşılıklı yardım ilkesinin içgüdüsel olması ya da sonradan öğrenilmiş olması çok anlamlı değil. Çünkü sonuçta birey kendi bilinci yoluylada; vermeden alamayacağını anlar; bir toplumda yaşıyorsa diğerlerinin ihtiyaçlarını karşılamasına vesile olmadan sadece istediklerini elde etmenin mümkün olmadığını kavrar...
|
||
|
||
Alıntı evet sevginin kimyasında çıkar vardır. çıkarın bittiği anda sevgi de biter. katılıyorum bunasevdiğiniz duygularınızı acıtıyorsa ve onu bu haliyle seviyorsanız acıtılmayı seviyorsunuzdur her şekilde bir çıkar sözkonusu |
||
|
||
| O zaman ya çıkar kötü bir kavram değil ya da her insansı eylemi açıklamanın ya da açıklayamamanın çözümü çıkar değil diye düşünüyorum ben. Çıkar'ın daha doğrusu karşılığını almanın insanın kör,itici doğasına ve ya eksikliğine bağımlı bırakılmaması ,bu dar aralıkta düşünülmemesi gerekiyor. Sevdiğinde bunun karşılığını beklemen = çıkar olamaz,çünkü bu durumda karşılığını alman senin için zorunludur ,seçme şansın yoktur , acı içinde kıvranmakla ,acıyı durdurmak arasında yapabileceğin tek şey acıyı daha sen düşünmeye başlamadan durdurmaya yönelmektir. İnsan yaşamak karşısında eksikleri olan bir varlık ve sürekli bir şeyleri de ayrıca tüketmesi ek yüküyken elbette kendini geri doldurmak hakkına sahiptir.Kimse içinden,hayatından boşalttıklarını başka bir yerden geri karşılıyor diye ona kötü-hain yakıştırmasını hakketmez bence. Karşılıklı yardım sonuçta bir takastır ve yardım sözü anlamdışı kalır burada.Yardım karşılıksız olduğunda artık karşılığını karşındakinden beklemediğinde,yani karşılığını kendinde aradığında da sorun diğerinin ezilmek zorunda kaldığı minnet boyunduruğudur. İdeali yardıma ihtiyaç duymayan insanların olduğu ama insani paylaşımlarında mümkünsüzleşmediği bir toplum. |
||
|
||
| karşılıklı yardım olmasa topluluklar kurulamaz kaos bizi ayakta durabilmek için karşılıklı yardıma mecbur kılıyor. |
||
|
||
| Burada Buz'un söylemeye çalıştığı yapılan eylemin yardım olabilmesi için karşılığının olmaması gerektiği biçiminde sanırım. Aslında yanlış değil; yani karşılık beklenmemeli ama karşıdan gelebilmeli. Yani yardım edilen kişi bunu empati ile yaklaşıp görerek aynı ya da farklı biçimlerde yardım etmeyi istemeli... Peki özünde kaotik bir ortamda yaşadığımız için mi; kendi acizliğimiz yüzünden mi yardıma muhtacız? Yani yardım gerekliliği ortam kaynaklımı birey kaynaklımı? |
||