SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Atatürkçülük

Konu: Atilla Yayla ile kemalizm röportajı

Sayfa: [ 1 ]

-459.4 02.06.2008 11:36:01
Yenişafak'tan Mehmet Gündem'in Atilla Yayla'yla yaptığı röportaj:

Kemalizm darbe mi devrim mi?


Hakkında fikir yürütülemez, araştırmalarla yeniden düşünülemez, o sadece önceden belirlenmiş metinlerle ezberletilir dayatması yapanlar, onu hızla Kemalizm olarak dondurdular. Onu devlet eliyle ikame etme çabası ve topluma görsel yönüyle kabul ettirme yanılgısı 'iç inşa' sürecine yönelme imkanını vermedi. Şerif Hoca'nın dediği 'kuru bir ideoloji' hadisesi ne yazık ki Atatürk'ü hayattan koparan, onu gerçeklerden kovan, yerine kendi 'çıkarlarını' koyan hızlı Kemalistlerin eseridir. Hatırlayın bu hızlı Kemalistlerden Önder Sav'ın son iki skandalını. Ardından 'Atatürk'ün partisi' unvanının kimseye kaptırmayan CHP'nin genel başkanı Baykal'ın her fırsatta devleti ve sistemi yıpratan heyecanlı çıkışlarını. Kemalizm'in talihsizliği ona tam inanmamış kişi ve kurumların elinde 'araç' haline gelmesidir. Onların derdi Kemalizm'i yaşatmak değil, Kemalizm üzerinden yaşamaktır. Bunlara bakınca insan sormadan edemiyor, Kemalizm darbe mi devrim mi?

* * *

Şerif Mardin “Kemalizm hakkında uzun çalışınca ne kadar kuru bir ideoloji olduğunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz” dedi. Kemalizm “içi boş bir ideoloji” mi? Mardin bu konulardaki araştırmalara bir ömür vermiş ve bütün dünyada itibarı olan bir siyaset sosyologu. Söylediklerine kulak kabartmak ve onları gazete sayfalarıyla sınırlı da kalmadan ciddi şekilde tartışmak zorundayız.

Kemalizm nedir, bugün neye tekabül eder?


Kemalizm'in ne olduğunu tam olarak tespit etmek zor. Yerine göre bir iktidar paylaşım haritasına, yerine göre bir zihniyet dünyasına verilen bir isim. Bazen seküler-politik bir din olarak bazen de devlet ma-rifetiyle yeni bir insan ve toplum yaratma projesi olarak karşımıza çıkabiliyor.

NE YERLİ NE DE ULUSAL

İdeolojiler literatüründe nerede duruyor?


Kimi evrensel kavrayış ve değerlere atıf yaptığı olmakla birlikte Kemalizm'in sosyalizm veya liberalizm gibi bir ideoloji olduğu söylenemez. İdeolojiler zaman ve mekan sınırlılıklarını aşan, her toplumu ve her dönemi ilgilendiren önermeleri ve formülleri olan tutarlı ve sistematik fikirlerdir. Kemalizm'de bu özellikler bulunmaz. Sosyalizm veya liberalizm bir Alman, Çinli ya da Afrikalı için de anlam taşır. Kemalizm ise ağırlıklı kısmı itibariyle daha çok belirli bir topluma ve bir döneme mahsus görünmektedir. Bu yüzden Kemalizm'i olsa olsa ideolojimsiler grubuna dahil edebiliriz. Bu bakımdan diğer bazı mahalli ideolojimsilerle, özellikle Baasçılık'la, karşılaştırabiliriz.

Kemalist ideolojinin temelinde yatan fikri altyapı bu topraklardan mı neşet emiştir yoksa dışarıdan ithal midir?

Mahalli-yerli olan fikir öyle olmayan fikirlerden daha iyidir gibi bir anlayış hakim ama bu bakışın benim zihniyet haritamda yeri yok. Kemalizm'e yönelik eleştirilerim onun yerli olup olmamasından kaynaklanmıyor, mahalli olsun, evrensel olsun, atıf yaptığı, kendisini üzerinde temellendirmeye çalıştığı değerlerin yanlış olduğuna veya evrensel geçerliliği olan bazı değerleri yanlış yorumlayıp uyguladığına inanmamdan kaynaklanıyor. Ne var ki, bazı Kemalistler atıf yaptıkları değerlerin tamamen ulusal olduğunu savunmaktan zevk alıyorlar. Milliyetçilik, ulus devlet ve laiklik gibi kavram ve kurumlar, orijinal halleriyle, Türkiye coğrafyasında keşfedilmiş, geliştirilmiş olmaktan uzaktır.

Kemalizm fikri ilk kez ne zaman ortaya çıktı?

Kemalizm adıyla anılan fikir ve uygulamaların 1930'lardan itibaren bu adla anılmaya başladığını biliyoruz.

Nutuk Kemalizm'i anlatan bir kitap mıdır?


Nutuk başlıbaşına Kemalizm'i anlatan ve temellendiren bir kitap değildir ama önemli ölçüde Kemalizm'in içinde yer almaktadır. Kemalizm'i anlamak için sadece Nutuk'a değil, Kemalist çizgideki siyasi ve entellektüel önderlerin sözlerine ve Kemalist iktidar odaklarının icraatlarına da bakmak gerekir.

Peki Kemalizm, ne zaman bir ideoloji ya da parti programı haline geldi?

Esasen Atatürk'ün vefatının ardından İnönü'nün ikinci 'tek adam' olarak başa geçmesiyle birlikte, sistemin doğası gereği, Kemalizm kısmen ortadan kalkmaya, kısmen (İnönü-izm'e) dönüşmeye başlamıştı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye'nin demokrasiye geçmek zorunda kalması bu süreci kesintiye uğrattı. Tek parti dönemi -mesela- 1970'lere kadar sürseydi ve Türkiye İspanya ve Portekiz ile birlikte demokrasiye geçseydi, Zurcher'in dediği gibi, Kemalizm muhtemelen sadece tarih kitaplarında kalırdı.

Tarih böyle akmadı...

Kemalizm'in bugünkü anlamda inşası, kimilerinin sandığının tersine, DP'nin de katkılarıyla 1950'den sonra başladı. Askeri darbelerle ve onları izleyen icraatlarla, başı 1961 Anayasası'nın çektiği düzenlemelerle iyice mesafe aldı ve bugünkü haline geldi.

KEMALİZM'İN İÇİNİ DOLDURAMADILAR

Kemalizm'in içi doldurulabildi mi ya da içini kimler boşalttı?



devamı : http://85.235.85.62/news_detail.php?id=171085


Sayfa: [ 1 ]