SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Yan Yaratı ve Eğri Bakış... (Öykü Maratonu)

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [ 7 ] 8 9 10 11 12 13 14 15

eBRuLi 11.06.2008 10:41:15
Küçük bir acı ; sahip olamayışına başkasının sahip oluşu ...

Depresif ;

Öncelikle öykün beni mest etti . Fakat bu cümle , bu cümle ....Öyküdeki acı bu kadar küçük olamazdı sanki..

Naçizane görüşümle ellerine sağlık diyorum .

cosinus78 11.06.2008 17:44:49
TOKAT
   Caminin hoparlöründen imam, tüm köyün erkeklerinin okulun önüne toplanması gerektiğini bağırdığında; hemen ayağa kalktım. Daha bir adım atmamıştım ki; torunum Necat nefesi kesilmiş halde bana doğru koşarak;
—dede! Köye müfreze geldi. dedi.
Daha o anda dizlerim gevşedi. Ayak tabanlarım kaşınmaya başladı. Gömleğimin en üst düğmesini de ilikleyip yola koyuldum. Şimdi bana dinim imanın üzerine yemin etmemi isteseler ne yapacağımı. En kötüsü de buydu ya. Seksen yaşındayım. Kendimi bildim bileli. Namazımı kılar, orucumu tutarım. Onca yol gittik hacca gitmek için. Şimdi hepsini de atmak olmaz ki. İçimde dua ederek yoluma devam ettim.
   Mavzerin yeri sağlamdı. Hani şu din iman yemini olmazsa hiç bulamayacaklar. Eh ne yapalım. Bir defasında imam; zor altında yapılan yeminler, geçersiz sayılı demişti. Dedi demesine de; onca kişinin önünde dini imanı at, olacak iş değil ki.
   Şu müfreze gitsin yerinden çıkarıp satacağım şu nazlıyı. Orada öylece duruyor. Ne işe yarıyor ki? Allah lazım etmesin. Satacağım işte. Nedir bu korku yahu? Canımız mı kıymetli? Mavzer mi?
   Hükümete de haksızlık yapıyoruz. İşleri güçlerini bırakıp bizimle uğraşıyorlar. Nah rütbeleri böyle böyle komutanlar gelip de bizim gibi adamların peşine saatlerce takılıyorlar. Onları da yormayalım artık.   Bu cengâverler gâvura karşı az mı Cenk yaptılar. Her biri bir pehlivan gibi maşallah.  Savaştılar ya. Hem de hiç durmadan. Bunlar değilse de babaları yaptı,  ne fark eder.
   Ama işte şunu bir atlatalım. Hani vermesine veririm. Çıkarıp onlara da veririm. Komutanım! Buyurun hediyem olsun. Derim. O zaman da tüm köylü korktum diye üstüme gelirler. Anlamazlar ki halden bu köylü canım. Hükümetin askeri gelmiş, bir mavzer istemiş benden. Ne var yani çıkarıp vermişim. Çok mu? Hiç de değil.     
   Evleri geçip de okul önüme çıktığında şaşırdım; ben en sona kalmışım meğer. Her kes orada. Sıraya girmişler. Ne çabuk geldiler yahu. Oysa ben duyar duymaz yola çıktım. Dizlerimde iş kalmadı artık. Kızarlar mı bana geç kaldım diye? Acele etmeli hükümetin askeri, paşaları, bekletmek olmaz. Gel dedi mi geleceksin. Dizlerimi mi bekleyecek. Olmaz, zamanında orda olmalıydım. Baksana Nayif bile varmış sıraya girmiş. O da yaşıtım ya, acele davranmış belli.
   Şu çakı gibi Er’de bana doğru geliyor. Ne diyeceğimi de unuttum.
—Selam ün aleyküm komutanım!
—aleyküm selam Hacı. Geç bakalım sıraya.
Şu karşıda kollarını arkasında bağlayan komutanları olmalı. Baksana omzunda bir sürü demiri var. Şu elbiseler, demirler ne de yakışıyor hükümetin askerine. Daha bekleyecek miyiz acaba? Muhtardan başlasalar ya sorgulamaya.  Bizde onun verdiği cevabın aynısını verirdik artık. Komutan da çok sinirli birine benziyor. Bu sefer sıkı istihbarat var.
   Hacı Ramazan’dan başladılar sorguya. Onun da mavzeri yok ki? Ne yapacak şimdi. Vallaha işi yaman. Komutan:
—Ramazan Güntekin! Mavzerin var mı?
—Yok kumandanım.    
—Dinin, imanın, tavaf ettiğin hac üstüne yemin eder misin?
—Dinim, imanım, namusum, tavaf ettiğim hac üstüne yemin ederim ki mavzerim yoktur kumandanım.
—Yatırın hacıyı. Dedi komutan. İki asker ayaklarını soyup mavzerlerinin kemerleriyle yukarı kaldırdılar.  Diğer asker de mavzerin sapıyla ayak tabanlarına vurmaya başladı. Doğrusu bizim Ramazan iyi bağırıyordu. Böyle bir süre vurduktan sonra komutan;
—Durun! Bak sen namazında niyazında bir adamsın. Yalan yakışıyor mu sana? Hadi söyle yerini. Bunun üstüne Ramazanın uzun çenesini saran sakalı titreyerek, gözlerinden yaşlar boşandı
—Komutanım! Dini hak için. Olsaydı hemen çıkarıp verirdim. Ama yok.
—Hacının ayakları abdest suyundan bembeyaz olmuş. Daha fazla dayanamaz. Devam edin. Dedi komutan. Bunun üstüne askerler kaldıkları yerden devam ettiler. Bir süre daha böylece sürdükten sonra, bizim Ramazanın aklına bir şey gelmişçesine bağırdı:
—Komutanım! Mavzerim var. Var ama şimdi burada değil. Müsaade ederseniz yarın kendi ellerimle karakola getiririm. Komutanın yüzüne çok yakışan gülümsemesi geldi.
—Kaldırın Hacıyı. Peki, yarın getir hacı. Unutma, başka gün değil. Dedi komutan.  Anlaşılan Ramazan yarına kadar bir yerden bir mavzer alıp verecekti komutana.
   Sonra da bana döndü. O bana gelmeden ben yaklaştım ona.
—Şerif Akyüz emredin komutanım dedim. Gülümsemesi hala yüzündeydi.
—Hacı senin mavzerin nerde?
—Benim mavzerim yok komutanım. Dedim. Ben de gülümseyerek. Bunun üstüne bana sert bir tokat yapıştırdı. Doğrusu hükümetin tokadının bu kadar sert, bu kadar acıtacağını bilmiyordum. Maşallah tam bir tokattı yani. Hemen hazrol’e geçip;
—Kuyudadır komutanım. Dedim.  komutan ve askerler de dâhil olmak üzere bütün köylüler güldüler.
—Geç Hacı, şöyle gölgeye geç. Dedi komutan. bende sırtımı okulun duvarına verip oturdum.
   Bizim gibi birkaç ihtiyar daha itiraf ettiler silahlarının yerlerini. Ama gençler dayandılar. Gençlerden çok azı verdi silahlarını. Hergeleler! Dayanıklıdırlar, yesinler o kadar da dayağı. Şimdi uzun süre ağızlarından çıkarmayacaklar bizi. Hükümetin maşallah bu tokadını yemek de herkese nasip olmaz.


   


 

eldiven 11.06.2008 17:58:03
Bu ne güzel bir öykü cosinus78. Smiley Gülümsetti beni. Teşekkür ediyorum.

Ne güzel, herkes görüp geçirdiği şekilde kurguluyor, bir kurgu asla yaratııcısından bağımsız düşünülemiyor...

depresif 11.06.2008 19:35:56
Küçük bir acı ; sahip olamayışına başkasının sahip oluşu ...

Depresif ;

Öncelikle öykün beni mest etti . Fakat bu cümle , bu cümle ....Öyküdeki acı bu kadar küçük olamazdı sanki..

Naçizane görüşümle ellerine sağlık diyorum .

Teşekkür ederim ebruli yorumun için Smiley

Belirteyim, kahramanımız öylesine derin bir acı çekiyor ki aslında, acılarının başlangıcı olan cocuk sahibi olamayışı bile küçük bir acı olarak kalıyor..

Fazlasıyla ince bir nokta kabul ediyorum ama, eh profesyonel olunca dikkat ederiz Tongue

negra sana da teşekkür ederim Smiley okuyan herkese de tabi..

Seni de tebrik ederim cosinus78 Smiley

emet 11.06.2008 20:34:36
yok beya,mutlu biter mi öyküler,onlar masal masal.. eline sağlık depresif öykünün sonunu okuyunca geri kalanlarını hemen unutuverdim,öykü böyle biter bence Wink
Ama banane ben de kahramanımı öldürdüm.  küs

kim küstürdü len geçici'yi  knuppel2 Tongue

11.06.2008 20:42:53
Alıntı
Gömleğimin en üst düğmesini de ilikleyip yola koyuldum.


"cosinus" bu ayrıntı o kadar önemli ki!


***


Öykü için teşekkürler Smiley



eldiven 11.06.2008 21:59:02
cosinus78'in Öyküsü ile birlikte son hali burada.

Yan Yaratı ve Eğri Bakış

fikir, RDX, Khaos, pissen, gobilibozo, moon, akrepv, deliçoçuk, sirelis, -459,4, kimliksiz, blackcat ve son tango, eczacı...

Öykülerini bekliyorum... Smiley

Ki istatistikler gösteriyor ki, bayanların edebiyata olan duyarlılığı ve öykü katılımı daha fazla... Smiley

11.06.2008 22:03:12
eldiven liste kısalmak yerine sanki giderek uzuyor gibime geldi Smiley

eldiven 11.06.2008 22:09:04
Cosinus'un öyküsünü okuyunca tekrar bir gülümseme yerleşti yüzümde, iilginç olan şu ki o gülümseme bir türlü sönmek bilmiyor... Ne güzel yazmışsınız, ruhunuz dert görmesin...
Evet, mylia, listemiz biraz uzadı. Yazarları, adları ile çağrıda bulunmadıkça bizi dışladıklarını farkettim. Bu yüzden daha 25 Haziran'a kadar olan süre içerisinde yazarlarımızın bizi görmesini ve öykülerimizin çoğalmasını bekliyorum..

Ve asıl önemli hasılatı görüyor musunuz, ne cevherler çıkıyor işte böyle, Neler yakalıyor ve öğütüyorsunuz... Herşey çok harika, çok dolu gidiyor. Hepinize teşekkür ediyorum..

11.06.2008 22:12:01
Çok başarılı bir çalışma oldu. Çok başarılı ve renkli öyküler çıktı bu anlamıyla yöneldirmeniz ve emeğiniz adına gönülden kutluyorum sizi benim liste ile ilgili söylediğim tamamen işin espirisiydi göz ardı edilemeyecek bir emek söz konusu zira..

eldiven 11.06.2008 22:16:01
Teşekkürler eldiven, adımı öykü yazma kapasitesinde olanların arasında andığınız için. Ancak arkadaşlarımın yazdıklarını okumasaydım bile kendimde böyle bir yeti görmezdim. Hele ki her biri ötekinden güzel metinleri gördükten sonra bana ancak onları okumak ve kutlamak düşer.

Lütfen beni listeden çıkarın ve bu eksiklik psikolojisinden arındırın. Smiley

Bir de asya'yı unuttum, geçerli bir neden sunmuş kendisi bize. Ama bunun bir neden olmadığını ve bu ayki katılımını gözardı edip, diğer aya bir öykü ile bizi şenlendirmesini bekliyorum.

Katılmama kararınız iyi bir buluş olmamakla beraber, isteminizin parıltısını yadsımak zoraki bir edim olacaktır. Teşekkür ediyoruz.


Hatırlatma:

cosinus78'in Öyküsü ile birlikte son hali burada.
Yan Yaratı ve Eğri Bakış

fikir, RDX, Khaos, pissen, gobilibozo, moon, akrepv, deliçoçuk, sirelis, -459,4, kimliksiz, blackcat ve son tango, eczacı...
Öykülerini bekliyorum... Smiley

emet 11.06.2008 22:20:44
eldiven hiç yapmadığım, ve ilk defa becereceğime inanmadığım bir şeyi yapacağım, hikaye yazmaya çalışacağım. çünki bu konuda verdiğiniz  emek beni mecbur bıraktı. artık kusura bakmayın efenim sizi istediniz. Smiley

11.06.2008 22:32:00
Yaz bakalım "RDX" sen önce, sanki biz önceden çok mu öykü yazdıydık, aşk ol emi Smiley

Zaten ben kendi yazdığımı öyküden bile saymıyorum, farzet ki sayı saymayı yeni öğreniyoruz Smiley
Bu arada, "depresif"e öyküsü için teşekkür etmeyi unutmuşum, ---son değil sanki bu son--- başlangıç gibi...

Bir silah sesiyle patlayan, yanardağ gibi!

Kendi kararıyla verdiği sonda, kendini yeniden yaratan!



***

Öykü için teşekkürler "depresif" Smiley

ulgnil 11.06.2008 22:43:52
evet ben de önce ebruli nin öyküsüyle şöyle bir durdum
depresifin bitirişiyle vuruldum
ama cosinüs,ilahi nasıl da hoş cümleler nasıl tatlı bir ifade tarzı
nasıl akıp giden bir kurgu
aynı yerde mavzer saklattın bana vallahi ya
 Smiley

11.06.2008 22:47:44
Smiley


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [ 7 ] 8 9 10 11 12 13 14 15