SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Yan Yaratı ve Eğri Bakış... (Öykü Maratonu)

Sayfa: 1 2 3 4 5 [ 6 ] 7 8 9 10 11 12 13 14 15

10.06.2008 21:32:44
eBRuLi duyumsayarak okumaktan ziyade içinde yürümek hareket etmek ve kelimelerin dosdoğru duruşlarını değil de dosdoğru duruşun içinde var olan kıvrımları görmeye çalıştım.

Giyotinden kastım bir ani bitiş hali, insan diyor ki daha devam etmeliydi bu tat, böylece dilimin üzerinden kayıp giderken tutamam ki!

eBRuLi 10.06.2008 21:38:21
''ARKASI YARIN'' diyelim o zaman Smiley

ulgnil 10.06.2008 21:42:19
Alıntı
Oğlu bilemedi kimin kellesiydi sürüklenen yerlerde ve ne suç işlemişti ki kesmişlerdi adamın kellesini
ve dedi ,haindir ki kesilmiştir kellesi
ne iyi ettiler ettiler ettiler
   


"ulgnil" başla sonu düğümle, çözüldüğün(M)de; dokundum ki tenime, ucu kemiğe dayanmış bir sürü diken..!


Öykü için teşekkürler.


asıl ben teşekkür ederim güneşinkızı güzel yorumun için  Smiley
kusura bakma bu arada mesajını yeni gördüm

10.06.2008 21:44:59
Teşekkür ziyadesiyle bana dönmesin sakın, öykünün içine gitsin ve oraya yerşesin lütfen... Smiley

depresif 10.06.2008 22:41:06
Ben de ekleyebilir miyim ? eldiven'i daha fazla bekletmeyeyim Tongue

eldiven 10.06.2008 23:36:01

Öykülerini beklediğim yazarlar listesi;

fikir, Ruler of the Ruins, asya, cosinus78, Khaos, pissen, depresif, moon, akrepv, deliçoçuk.

Bu bir hatırlatma.


Depresif ben beklemedeyim. Hazırsa ne duruyorsunuz?



Son (Ebruli'nin has öyküsü ekli) düzenleme ile birlikte öykülerin son hali aşağıdaki link üzerinden görülebilir.

Yan Yaratı ve Eğri Bakış

depresif 10.06.2008 23:40:16
Kaderin cilvesine dolanan milyonlarca insandan biriydi oda. Yalnız olmayışı avuntusuydu işte. 34’ündeydi. Başarısız bir evlilik geçmişti başından. Pişmanda değildi zaten. Severek evlenmişlerdi,aşıklardı belki de. “Çabuk tüketmişliğin kurbanı olduk biz,çözümsüz değildi ki.” Diye geçirdi içinden.

7 sene beraber yaşamışlardı. Tatillere gitmişler, akşam yemeklerine çıkmışlardı. Senelerce bir aşkı yaşatmayı başarmışlardı. Akşamları film izlemişler, sonrasında tatlı tatlı sevişmişlerdi. Arkadaşlarıyla güzel akşamlar yaşamışlardı. Şimdi hiç görüşmediği arkadaşlarıyla.Beraber para biriktirip, beraberce yemişlerdi. Çocuk sahibi olmaya karar verdiklerinde de sade bir nikahla evlenmişlerdi. Onlar başka çiftler gibi evliliğin aşkın büyüsünü yutmasına izin vermemişlerdi. Çocuk sahibi olmayı çok arzuluyorlardı. Evliliklerinin 2. senesinde çocukları hala olmayınca doktora gitmeye karar verdiler. İhtimalini bile akla getirmedikleri bir sonuçtu bu..

Kadın adamı terk etti. Çocuk doğurmak istiyordu,kendi çocuğunu!

Yalnızdı şimdi. Ne aşıktı,ne de aşık olunan adamdı. Varlığının farkına bile varılmayan evrende 34. yaşını tüketişini kutluyordu. Kendisi,sigarası ve şarabı.

Puslu bir Eylül akşamı esintisi. Pencereden giren rüzgar onu 2 sene öncesinin Eylül’üne götürdü. Eylül’de evlenmişlerdi.Şimdi nerdeydi, kiminleydi.. Yalnızdı ya, geçmişi mühim miydi ? Bir küfür salladı Tanrı’ya. Dindar bir adam olmadı hiçbir zaman. Ne varlığına inandı Tanrı’nın ne de yokluğuna. Hiç aklına getiresi bir durum yaşamamıştı zaten. Derinine yalnızdı bugun. Bundandır ki Tanrı’yı anası gelmişti.

Bir tek annesi arayıp kutlamıştı. “ Selin” dedi yutkunarak. “ İkizi oldu”.

Küçük bir acı, sahip olamayışına başkasının sahip oluşu.. melankolinin köküne inecekti bu gece. Doğmuştu işte bugün. 34 sene! Çokta yaşlı sayılmazdı. “Yeni bir hayat kurabilirim” dedi. Şarabını bitirdi,sigarasını söndürdü,ceketini aldı ve çıktı. İşlerinin iyi gittiği zamanlarda aldığı arabasına bindi. Kontak tekledi,benzin yoktu. Hatırladı. En son evden çıktığında çekici getirmişti arabayı buraya. Benzini de yoktu,alacak parası da. Bir küfür daha salladı. Sigara yaktı,yürümeye başladı. Yağmur yağıyordu hafiften. Damlalar her yüzüne vuruşunda iliğine kadar titriyordu. Sevmezdi yağmurda ıslanmayı. Çeyrek saat sonra üniversiteden arkadaşı Kerim’in kapısındaydı. Salonunun ışığı yanıyordu,uyumamıştı. Kapıyı tıklattı,üçüncü vuruşunda Kerim açtı. Şaşırdı,ne işi vardı ki bu saatte ? içeri buyur etti. Bir huzur çarpıyordu insanın yüzüne bu eve girince.

Kerim’in hep düzenli bir hayatı olmuştu. Hoş bir karısı, ikide “çocuğu” vardı. Bu yıl dershanesinin üçüncü şubesini Beyoğlu’nda açmıştı. Durumu iyiydi,zeki adamdı.Şanslıydı.

-Rahatsız ettim bu saatte,ama sabahı bekleyemedim.

-Sorun değil,hayırdır ?

-Dershanende öğretmen açığı olduğunu söylemiştin.

-Evet ?

Yutkundu. Böylesi anların cümleleri ona göre değildi. Kendini minnet eder gibi hissetti. Tiksindi kendinden. Buraya hiç gelmemiş olmayı diledi. Geçti,buradaydı ve karsında duran adam neden burada olduğunu bilmek istiyordu.

 -Ben yapabilirim.

Kerim şaşırdı,çünkü daha önce teklif ettiğinde kesin kararını bildirmişti. İkna etmeye çalıştıysa da boşaydı,kararlıydı. Şimdi ne olmuştu da kararını değiştirmişti ? Sormadı,vazgeçeceğinden korktu.

-Çok sevindim, hemen başlamalısın. Sezonu yeni açıyoruz. Hatta yarın sabah gel konuşalım tekrar.

Bir kahve, havadan sudan muhabbet,sonrası görüşmeyi dileyen sözcüklerle ayrılış. Yine aynı yoldan yürüdü. Yağmur dinmişti. Yeni bir hayata başlıyordu işte. Ama ne hevesli ne de huzurluydu. Zoraki bir boyun eğişti içinde hissettiği. Yürüdü, yağmurda ıslanmadan.

Bir bardak şarap daha doldurdu kendine. Gün bitiyordu,biraz daha kutlama yapmalıydı. Yarın erken kalkacaktı. 3 yıldır öğrencilerinden ayrıydı. Selin gittiğinden beri her şeyden ayrıydı. Birkaç tercüme, bir iki özel öğrenci, yaşamasına yetiyordu. Ama ona yetmiyordu. Yarın yeni bir sabahtı işte. Yeni bir hayattı. Yine para kazanacaktı,annesini görmeye gidecekti. Belki tekrar arkadaşlarını arardı. Belki tekrar aşık bile olabilirdi,kim bilir.. Gülümsedi. Şarabını bitirdi. Balkona çıktı,hava serindi. Ama yağmur yağmıyordu. İç çekti,içeri girdi. Kitaplığın cekmecelerini kurcaladı.    Bulamadı,nereye koymuştu ?  Yatak odasına gitti, Selin’le sevişmelerinin olduğu yatağa baktı. Yorgundu, uykusu geldiğini fark etti. Çekmeceyi açtı,ordaydı. Balkona döndü. Bir sigara yaktı. Hiçbir şey düşünmeden içti sigarasını. Havaya baktı,yağmur geliyordu. 34 senedir bu dünyadaydı. Yarın belki de yeni bir 34 seneye başlayacaktı. İç çekti tekrar. Annesini düşündü. Gülümsedi.

Sıktı,tek kurşun..

Bitti..

Yağmur başladı..

Sevmezdi yağmurda ıslanmayı..

Ruler of the Ruins 10.06.2008 23:48:59
Konuya yeni dikkat ettim, teşekkür ederim eldiven.. Bir süredir yazdıklarımın beklentimin çok altında olduğunu gördüğüm için yazı eklemiyorum foruma. Sanırım bu bir süre daha böyle gidecek zihnen yazmaya hazır değilim, hem nedenli sonuçlu kurgulu yazılar yazma konusunda da pek deneyimsizim, hem sonra iş güç pek rahat bırakmıyor. Yazılanları okudum bazıları gerçekten başarılıydı, paylaştıklarınız için sağolun...

eldiven 11.06.2008 00:10:35
Depresif'in Öyküsü ile birlikte son hali burada.

Yan Yaratı ve Eğri Bakış

Depresif,  hüzün perhizi yapmışssın, öyküne tek kelime şimdilik: " Vurucu!" Teşekkür ediyoruz.



Ruler of the Ruins katılım sağlamanız süpürülmüş buz üstünde dans etmek gibi olurdu sizin için... Teşekkür ediyorum, yazmama gerekçesini olgunlukla bizimle paylaştığınız için..



Ebruli'nin öyküsüne yorum yapacaktım ama "gayesine yaklaşan raks eder, diyebildiğim için," susuyorum...

Evet herkesten ilk eleştirileri ve değerlendirmeleri bekliyorum, öyküleri böyle ortada bırakmayalım... Onlara sıvı gerek!

11.06.2008 00:22:08
öyküler mutlu bitsin.

depresif 11.06.2008 00:23:45
Malesef benim öykülerim okuyanı mutlu etmez Smiley E malum, depresif ben Tongue

negra 11.06.2008 00:25:08
yok beya,mutlu biter mi öyküler,onlar masal masal.. eline sağlık depresif öykünün sonunu okuyunca geri kalanlarını hemen unutuverdim,öykü böyle biter bence Wink

eldiven 11.06.2008 00:31:43
öyküler mutlu bitsin.

Ne kadar temiz bir istek? Denizden de fırtınalı büyük bir özlem bu!
Mutlu bitsin evet, lütfen!
Öykülerini beklediğim yazarlar listesi;
fikir, asya, cosinus78, Khaos, pissen, moon, akrepv, deliçoçuk.
Bu bir hatırlatma.

Bunlar hatırladığım kadarı ile, öyküsünü eklemek isteyen, katılım isteyen yazarlarımız lütfen kendilerini belirtsinler....

asya 11.06.2008 02:01:02
Teşekkürler eldiven, adımı öykü yazma kapasitesinde olanların arasında andığınız için. Ancak arkadaşlarımın yazdıklarını okumasaydım bile kendimde böyle bir yeti görmezdim. Hele ki her biri ötekinden güzel metinleri gördükten sonra bana ancak onları okumak ve kutlamak düşer.

Lütfen beni listeden çıkarın ve bu eksiklik psikolojisinden arındırın. Smiley

geçici 11.06.2008 10:07:32
yok beya,mutlu biter mi öyküler,onlar masal masal.. eline sağlık depresif öykünün sonunu okuyunca geri kalanlarını hemen unutuverdim,öykü böyle biter bence Wink
Ama banane ben de kahramanımı öldürdüm.  küs


Sayfa: 1 2 3 4 5 [ 6 ] 7 8 9 10 11 12 13 14 15