SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Yan Yaratı ve Eğri Bakış... (Öykü Maratonu)

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14 15

zeynep_r 17.06.2008 11:06:10
benimde deliçocuğun sayfasında öykü benzeri bir denemem olmuştu.. belki  üzerine biraz daha yoğunlaşırsam devamını getirebilirim  ..onca güzel yazı arasında acemiliğim sırıtabilir ama cesaretlendim Smiley

17.06.2008 11:08:05
zeynep_r Smiley adsız zamanım Smiley

zeynep_r 17.06.2008 11:12:22
bu gülümsemeyi destek olarak algılıyorum Smiley güneşinkızı

17.06.2008 11:16:38
evet zeynep_r Smiley her daim............................................. .....

17.06.2008 11:22:11
Bende destekliyorum.Amaç kitap değil ki.Burdaki katılım.

17.06.2008 11:41:28
bana takım elbise alacaksanız ben de girerim yarışmaya.

lacivert olmalı.

17.06.2008 11:49:59
Ben alırsam beyazz alırım.

eldiven 17.06.2008 13:50:37
Khaos'un öyküsü ile birlikte öykü sayımız 11'e ulaştı. Bu yazıma çekimser bakan yazarlarımıza şunu söylemek istiyorum: "Öyküleriniz bizi onurlandıracak, cesaret verecektir. Size ise bir basamak olacaktır."  Örnek; zeynep_r. Öyküleri okuyup değerlendirince, kendi adına bir karar verdi. Güzel olan bu, sadece kendisini değil, bizleri de  bu çoşku anının içine atabilmesi...

25 Haziran öykü gönderimleri için son gün!
Khaos'un öyküsü ile birlikte öykülerimiz aşağıdadır.

Öyküler
Genel Öykü Ödülleri
Not: Öykü ödüllerine öykü kitapları vermek daha doğaldır. Lakin ben ilk bakışta ana kitap olarak önce felsefi ve düşünsel sonra tiyatral bir görüntü belirlemek istedim.
Takdir öykü ödüllerini kazanan yazarlarımızın...

17.06.2008 13:53:39
takım elbise var mı yok mu sen onu söyle.

eldiven 17.06.2008 13:58:20
Pazardan alırım takım elbise, "marka" olmaz... Smiley Şaka bu! Sadece kitap ödülümüz var...
Ama katılmanı isterim nohut!

17.06.2008 19:18:35
Kendi yazdığımızı yapılan eleştiriler doğrultusunda yeniden düzenleme şansımız yok mu? Değiştir seçeneği iptal edilmiş de neden?

17.06.2008 19:27:21
sınav kağıtları toplanmış. Smiley

17.06.2008 19:32:21
25 ine kadar diyorlar. Ayrıca yazım hataları var bir sürü itiraz ediyorum olmaz böyle. Smiley

emet 17.06.2008 23:13:38
YANSITMA

Yolların sonunda sinsi bir karanlıkta kaybolduğunu fark ettiğinde,  o rengarenk dünyadan artık çok uzakta ve  bir daha dönemeyeceğinin farkında değildi. Acılarından anlamlar çıkartarak kurtulmaya çalıştı. Oysa artık debelenmesi boşunaydı, ne kadar debelenirse debelensin dibe çökeçeği bir yerdi burası. Çünki burası evrenin son sınırına yakın, cezanlandırılmışların atıldığı eski yıkık bir kasabaydı.


Gecenin soğuğunu  hisetmeye başladığında, topladığı odunlardan ateş yakıp yere oturdu. Cebinden çıkartığı tütünü içinde bulunduğu durumu umursamaz bir şekilde, itina ve keyifle sardı.  Dumanı  içine çekerken, sabah olduğunda ilerde ışıkları görünen kasabaya gitmeyi düşünüyordu. Kasabanın ışıkları onu yeniden umutlandırmışken,  duman dudaklarından yere dökülüp, eteşin çevresinde halka oluşturdu. Dudaklarından çıkan dumanı izlerken ateşin yanına devrilip derin bir uykuya daldı. Geldiği yerin zamanıyla tam 3 yıl uyudu.

Gözlerini araladığında, güneşin daha doğmamış ve yaktığı ateşin sönmek üzre olduğunu fark etti. Geçirdiği acı ve yorucu günün ardından, kendini dinlenmiş ve iyi hisediyordu. Işıkları görünen kasabaya doğru toprak  yolu fark ettiğinde, gençliğinde neşeyle yürüdüğü patikaları anımsadı bir an.
Belli belirsiz sesler gecenin karanlığında yankılanırken, patika yoldan şehre doğru yürümeye başladı. Gerisine baktığında yaktığı ateşin sönmek üzere olduğunu farketti. Son alev söndüğünde onu yutacakmışcasına zifir bir karanlık oluştu geride. Olduğu yerde durdu hemen. Oysa artık alışmış olmalıydı geri dönüşü olmayan yollara ve sonra gülümsedi.  Kasaba tarafından birilerinin geldiğini fark etti. Evet anlamsızca çığlıklar atarak bir kadın kendisine doğru koşuyordu. Yerle bir bağlantısı ve bacakları olmayan yaratıklar kadının çevresini sarmış onunla beraber yol üzerinde ilerliyorlardı. Kadın, yanından geçerken anlamsızca ona baktığında, kadının gözlerindeki o anlamsızca ifade grigunun ürpermesine neden oldu. Girigonun arkasında bıraktığı karanlığa  teretdüt etmeden girip gözden kayboldu.

Kasabaya girdiğinde eskiden yaşadığı kasaba olduğunu fark etti. Evi çok uzakta değildi. Adımları hızlandı. Evinin penceredesinden dışarıya yansıyan ışığı fark ettiğinde, tuhaf bir rahatlık hisetti. Birazdan karısını görecek, ona sarılacak ve gördüğü tüm kötü şeylerin hiç bir önemi kalmayacaktı. İçerden sesler geliyordu. Kapıya yaklaştı. karısının sesini hemen ayırt etti kanuşmlar içerisinde. Kapıyı yavaşca tekmeledi ama kapı açılmadı. İçerdekiler sohbetlerine devam ediyorlardı. Gırıgo sinirlenmişti, kapıyı tekmelemeye başladı ama kapıya yönelen hiç kimse yoktu. Sonra karısının konuştuğu kişininin sesini, kendi sesine benzetti.
Kapı kendiliğinden açıldı.
Sesler oturma odasından geliyordu.
Hızla odaya yöneldiğinde, oyuncak bebeğinin saçlarını tarayan kız çocuğunu gördü.
Yanına yaklaşarak yıpranmış elleri ile saçlarına dokundu.

--Grigo ben angel.. kucağındaki oyuncak bebeği işaret ederek " bu hanımda meri".
--Grigo ya merhaba desene meri!
--Önemli değil meri, seninle tanışmış olmak yeterli benim için.
--Grigo sınırın öte yakasından gelen, aklını karıştıran  sesleri duyabildiğini biliyorum. Ama öncelikle iblisle konuşmalısın. O benim bu kasbada kalmamı istiyor...
--Senden öncede onunla konuşmak için kasabaya gelenler olmuştu.O kadını hatırlıyorsun değilmi? İblis karanlıklar kasabasına gönderdi onu. Onu korumakla gönderdiği acımasız savaşçılarla beraber.
--Karanlıklar kasabası hakkında kimse birşey bişmiyor aslında, sadece söylentiler var.
--Orası bir zamanlar mutlu bir kasabaymış. Daha sonra sınırın öte tarafında yaşayan yaratıklar, kasabanın tüm renklerini çalmışlar.Kasabanın tüm çıkış kapılarını onların bekçileri kontrol ediyor artık. iblisin savaşçıları ise, orada yaşayanların nefes alabilmelerini sağlıyabiliyor sadece.

Angel in son cümlesinin ardından oluşan sessizlikte, merinin sesi yankılandı...

--Grigo iblisin hizmetçisi! Grigo iblisin hizmetçisi!

Angel kucağındaki oyuncak bebeğin gözlerine bakarak şefkatle yanaklarından öperken "artık uyumalısın meri" dedi. Angel meriyi yatağına yatırmak için odadan çıkarken meri çıldırmış gibi bağırıyordu"grigo iblisin hizmetçisi"

angel- grigo artık gitmelisin, iblisle görüşmelisin.

Grigo duvara fırlatılaıp parçalan bir şeylerin olduğunu fark ettiğinde merinin çığlıkları kesilmişti.

angel- Küstah olmamalıydın meri. Uyu bebeğim, anne seni çok seviyor.

Grigo barmene...

-"iblisin burada olduğunu söylediler, onunla konuşmam gerekiyor!"  dedi kararlı ve kendinden emin bir ifadeyle.
İç içe geçmiş anlamsız bir homurtuya dönüşmüş insanların konuşmaları birden kesilmişti. Barın kapıları içeri giren soğuk ve sert rüzgarla sonuna kadar açılmıştı. İnsanlar hızla dışarı çıktılar. Barın tam ortasınsa saç ve sakalları biribirine karışmış, omzuna tünemiş beyaz bir güvercinle yaşlı bir adam oturuyordu. Grigo adama doğru yöneldiğinde,
burnu keskin iğrenç bir kokuyla kasıldı. Koku yaşlı adamdan geliyordu. Yaşlı adamın hayatı boyunca hiç banyo yapmadığını düşündü ve masasına oturmak üzreyken,  beyaz güvercin ürkmüş bir vaziyette yaşlı adamın omzundan havalanarak, barın sütunlarından  birinin  kösesine kondu ..

-grigo iblisle konuşmamalısın!

Grigo kemerinde sarkan silahını çekti ve güvercine doğrultup!
"Ben ne yapmam gerektiğini hissedebiliyrum kahrolası" dedikten sonra, kuşun üzerine şarjörde olan tüm mermileri boşaltmış, ama hiç biri isabet etmemişti.

Yaşlı adamın sınırın ötesinden kaçarak, kasabaya yerleştiğine dair söylentiler  yaygındı kasabada. Onunla konuşmak için gelen yabancıların,  çıldırmış gibi karanlıklar kasabasına doğru koştuğuna şahit olmuşlardı.

-Grigo! sorularına cevaplar aradığını biliyorum! Böyle olmasını ben istemiştim!
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bu hikayemin birinci bölümü. Geri kalanları kafamda tasarladım ama ifade etmem gerekiyor işte. Hikayemin tamamı görülmeden temanın görülemeyeceğine eminim ama, birinci bölümü arkadaşların eletirisine açmam gerektiğini düşündüm.


17.06.2008 23:59:16
 Smiley
Tam diyodum,ölecek, isabet etmediğini okuyunca güldüm.hoşuma gitti.


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14 15