SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Yan Yaratı ve Eğri Bakış... (Öykü Maratonu)

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 [ 8 ] 9 10 11 12 13 14 15

cosinus78 11.06.2008 23:03:00
arkadaşlar hepinize çok teşekkürler, güzel duygularınız ve düşüncelerniz için.


ben herkesin öyküsünü okudum, kimseye herhangi bir şey yazmadım, nedense edebi eleştiriden çok çekinirim. Sizin güzel yorumlarınız karşısında mahcup oldum.  gerçekten güzel bir proje oldu ve güzel eserler aktarıldı.

11.06.2008 23:18:57
ivedi(k)
Gece, güne karasını çalarken, vakit henüz erkendi.Maviyi, yeşile çalan gökyüzü, utancından kızıllaşıyordu.Şehrin adımları olur olmaz, her yerde koşuştururken, korna sesleri, betonarme yapılara çarpıp, gök gürültüsü gibi çöküyordu, evlerimize.Duasına çıkılan yağmurlar, yağmayı bekliyordu şehre sokulmamış evlerin üzerlerine.Ve gün tinsel bir seramoni ile  batarken şehrin kıyısında aşıklar için, İşçi recep vardiyasından çıkıyordu.
Vakit henüz daha çok erken!di;
vardiyasından çıkıp evine dönmeye hazırlanan Recep'in vakur bir şekilde proleter tabanları ile esnaf ziyareti yaptıktan sonra salaş bir meyhanede, iki tek atıp neşelenmesi için. Vardiyası  dakikalar önce bitmiş olmasına rağmen, kapının önüne gelen  ayakları beton gibi kaskatı kesilmişti.Günün tüm telaşını ve koşuşturmacasını neşter gibi kesip atan, fabrika zilinin çalması, Recep'i derin bir çaresizliğe boğmuştu.Bir ömrün muhasebesini yapmayan recep, bir ayın muhasebesini yaparken buldu kendini kapının önünde.Bir aylık muhasebe mi yoksa kapının önünde bulunmak mı, ürküttü, recebi bilinmez ama kurumuş ter kokusunu sigara dumanına karıştırarak hızlı adımlarla ilerlemeye başladı.Her akşam onu mahallesine götüren adımları bu akşam onu ters bir istikamete doğru yöneltti.Mahallesinden uzaklaşan recep,her adımda daha çok yaklaştı kaçtığı şeye yaklaşırken kendini vitrinlerin arasında dolaşan kalabalığın içerisinde buldu.Şehir öylesine hareketli ve hızlı akıyordu ki şehrin caddelerini panayır yerinden ayıran tek şey, orada  bir panayırın bulunmayışı  ve  bunun günlük bir koşuşturmaca olmasıydı. Herkes görmek istediklerini,görerek çarpmadan ama birbirine sürtünerek ilerliyordu.Yoksul sokakların sefaletini unutan ve bir an içinde olsa kafasını dağıtan recep  şehrin ışıklarına ve ışıltılı vitrinlerini seyre daldı. Göz kamaştırıcı, insanın içini açan eşyalara bakıp,bunu yoldan geçen insanların renkliliğiyle süsleyen Recep, etrafındaki aldırmazlığı görünce, fundalıklardan süzülen esintiler kadar olmasa da,günün çaresizliği karşısında bir serinlik hisseti.Şehrin büyüsüne kapılan Recep,günlük sorunlardan uzaklaşıp, insan içine çıkmanın vermiş olduğu rahatlıkla, bu şaşalı, hengameyi seyre dalıp, turlarken ,ertesi gün düzenlenecek miting için, şehre giren bir partinin konvoyunu ve konvoyun hemen önündeki otobüsün içerisindeki, şişman politikacıları gördü.
Gürültü ve coşkulu seslenişlerin yükseldiği konvoydan, cennetten direk müstakil tapulu toprak satışı vaatlerini işiten Recep, yoksul mahallesinin kara saçlı, kömür gözlü çocuklarını,umudun şarjörüne mermi koyan bildirilerini, düşünmeden önce, öğle yemeği sonrası, muhasebe ile yaptığı görüşmeyi hatırladı.Piyasada ki sıkıntılar yüzünden patronun bankaya işletsin diye verdiği ve alamadığı, repo paralarının şirkete henüz daha ulaşmamış olması ve avans için istemiş olduğu bir kısmın paranın, patronun şehir dışından gelen misafirler için bütçe olarak ayırdığını işittiği anı düşündü.Öğlen yediği tokat değil ama şimdi kalın enseli, gür sesli, coşkulu bu adamları görünce, bu tokat, onun puslu düş ile gerçek arasında yaratmış olduğu bir an'ı silme tokat dağıtmıştı.Zamanın eğretisi içinde gerçeklerin tahakkümüne maruz kalmıştı recep. Deden kalma bir söz, geçmişin derinliklerinden çıkıp "Eğreti eşeğe binen tez iner." diye seslenip,onu tekrar mahallesine yöneltti. Dönüş yolunda, biraz önce tüm albenisi ile onu etkileyen, şehrin ışıkları ve ışıltılı vitrinleri ona bir cam kadar yakın olup bir yıldız kadar uzak gelmeye başlamıştı.Şehir,tüm büyüsünü yitirmişti artık.Gün, geceye tutsak düşmüştü.Ve Recep'in yorgun bedeni varlığını öylesine hissettirmeye başlamıştı ki, ilk ses şişen ayaklarından geliyordu.Kendinden çok uzun bir zaman dilimi önce, vazgeçen Recep homurdanan vücuduna, bakıp gülümsedi ve bu sesi kendine daha tanıdık kabul edip, günün ilk samimi gülümseyişinin içerisinde derin ve kadim bir duygu hisseti.Evine dönmek için yöneldiği yolda, Puslu düş'ü ile vedalaşmak için arkasına bakıp keyiflenmeye çalıştığı sırada, elini, bir dal sigara almak için cebine uzatınca, Yoksul cebinden,karısı Fatma, kızı Ayşe ve oğlu hasan için çıkan faturaları görünce, düğüm ,düğüm olan boğazına inat, bir küfür salladı dünyaya içten içe. Yutkusunu, o gün bu gün, Recep'(ler) dışında kimsecikler unutmaz.

eBRuLi 11.06.2008 23:27:55
Otorite değilim fakat , mükemmel betimlemeler okuduklarım pissen .
Recep'le vardiyadan birlikte çıkarttın beni ve onunla dünyaya bir küfürde bana savurttun .
Yüreğine sağlık.

ulgnil 11.06.2008 23:42:59
ebruli ye katılıyorum
ele alınan konu ve onun işlenişi oldukçe etkileyici.herşey yerli yerinde
mesaj yüreğiyle okuyanları vuracak nitelikte

elinize sağlık pissen.
bu öykü bana cem karaca nın "kahya yahya" şarkısın anımsattı
çok sverek dinlerdim.

ayrıca biz bize vediğiniz rahatsızlıktan da çok hoşnuduz.
iyi ki bizi rahatsız etmeye gelmişsiniz. Smiley

12.06.2008 00:01:32
Smiley Yorumlarınız için teşekkür ederim.Eldiven'in davetine icabet'ten başka bir şey değil,anlık çıkan bir şey, pek fazla düşünüp kurmadım bir kaç kez okudum ve bir sürü düzeltme yapılması gerektiğini gördüm öykü olabilmesi niçin. Bu arada bu bölüme bakıyordum ama pek okumuyordum adımı üst üste bir kaç kez görünce yazma ihtiyacı hissettim, şimdi sizin yazılarını inceliyordum ve ebruli izin verirsen senin öyküne devam edebilirdim sanırım Smiley keşke ilk önce okusaydım tek tek öyküleri Sad

ulgnil, sanada kabullenişin için teşekkür ederim, dilediğiniz rahatsızlık olsun Smiley

eldiven 12.06.2008 01:03:08
pissen, yalancı kıyılar ve yalancı güvenlilikler öğretilmiş, verileni saçıp savuran normu saltanatı ile tüm insanların, güzel insan balıklarını yemleyen homurtudan uzak durması, insan uçurumuna serpme atma zamanının geldiğini gösteriyor...

Bu öykü gerçekten bir temel üstünde, sert ve rahatsız edici...


Hatırlatma:

pissen'in Öyküsü ile birlikte son hali burada.
Öyküler

RDX, Khaos, gobilibozo, moon, akrepv, deliçoçuk, sirelis, -459,4, kimliksiz, blackcat ve son tango, eczacı...
Öykülerini bekliyorum... Smiley

Not: fikir yarışmaya katılamayacağını iletti, umarım başka bir ay, bir esinle karşımıza çıkar ve bizi şaşırtır... Teşekkkür ediyorum.

12.06.2008 01:32:54
...her adımda daha çok yaklaştı, kaçtığı şeye ...
tebrikler.tüm yazarlerin eline ve yüreğine sağlık.

eldiven 12.06.2008 10:59:26
Öykü ödülleri kitaplarını kendimce seçtim....
Ama yazar kendi kitabını kendi seçebilir haldedir... Ben yine de ilk anlamda bir perspektif olsun diye sunuyorum...
Öykü Ödülleri

Hatırlatma:
Öyküler burada...

geçici 12.06.2008 11:36:59
Sayın eldiven ödüller iştah kabartıcı görünüyor evet ama, olmazya ben mansiyon filan olursa kendime Melek Paşalı kitabı istiyorum yani sadece sonra sıkıntı olmasın kimseye, bide sponsoru kim bu maratonun kimseyi zorda bırakmayalım değil mi?  Smiley

eldiven 12.06.2008 11:46:15
Sponsoru yok, mansiyon da yok. Sadece, birinci ve ikinci gelen öykü var... Smiley
İleride umarım, onlarda olur...

Birincilik ve ikinciliğiniz gerçekleşirse geçici, size Melek PAŞALI - Camtutan gelsin, o zaman....




Kitaplar ya seçtiğim şekilde olacaktır ya da kendiniz zaten seçeceksiniz, şimdi önemli olan öykülerin çoğalması ve öykü üzerine  yoğunlaşmamamız gereğidir...

En iyisi şimdiden, kitap konusunu açmamak... Smiley

geçici 12.06.2008 11:48:03
Bak şimdi...
Ödül almış kadar mutlu oldum bu bana yeter teşekkür ederim.

depresif 13.06.2008 21:22:32
pissen'in forumdaki iletileri birçok kişiyi irrite etse de ben yazılarını keyifle okuyorum. Belki de henüz bana bir ithamda bulunmadığı içindir Smiley

Bir insan psikolojisi ancak bu kadar sıkmayan ve güzel cümlelerle anlatılabılır.. Çok hoştu, kalemınıze sağlık Smiley


Kitap seçimleri güzel gorunuyor eldiven..

eldiven 13.06.2008 23:51:24
Öykümü hazırlıyorum ben, yarın akşam koymayı düşünüyorum, çok farklı bir kurgu ve anlatım ile tüm öyküleri dövecek bir öykü olmalı...
Hem böylece kitapları ben kazanmış olurum, kendine karşı mükafat sahibi, herkese mükafatta bulunur... Smiley

Ayrıca RDX yollayacaktı öykü...

Bir de öykü katılımı sağlamak isteyen kişilerin, çağrıda bulunup isimlerini yazmak istemiyorum, bazı üyelerin bu durumdan rahatsız olduklarını gözlemledim. Onları rahatsız etmez isek de, bize geri dönüş sağlamayacakları kesin... Çözüm yok görünüyor ya da bu durumu ilk olmasına bağlayalım şimdilik...

25 Haziran öykü gönderimleri için son gün! 1 Temmuz'a kadar ise öykü değerlendirmeleri, kritikleri ve sonuçlar var... Smiley

Sanki uluslararası bir organizasyon yapıyor ve bunu duyuruyorum. Komik ben! Smiley


Öyküler
Öykü Ödülleri

emet 14.06.2008 00:27:51
Ayrıca RDX yollayacaktı öykü...
25 Haziran öykü gönderimleri için son gün!

Öyküler
Öykü Ödülleri


Geçen gün iki saat zaman ayırabildim ve sadece on satır yazabildim. Gün içerisindede düşünüyorum sürekli.   Ben en sonuncu olacak  ve öykü olmaktan uzak birşey, hatta ne olacağını dahi tahmin edemiyor ve bilmezken, emeğinize karşılık verebilmiş olmanın mutluluğunu yaşayacağım sadece. Smiley Öykü diye göndereceğim bir yazı gelecek yani. Smiley

depresif 14.06.2008 22:36:31
25 Haziran öykü gönderimleri için son gün! 1 Temmuz'a kadar ise öykü değerlendirmeleri, kritikleri ve sonuçlar var... Smiley


O süreçte ben tatil yapıyor olacağım, biraz öne alsakta ben tatilde okusam o kitapları Tongue


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 [ 8 ] 9 10 11 12 13 14 15