|
||
| ne şimdi bu..? bazen yanan ateşe bakarsın gözlerin yanar sulanır ama yinede bakmaktan kendini alamazsın kırmızılar sarılar turuncular sanki harika bi dans gösterisindeymişcesine ordadılar.. o an ateşin her şeyi yakabileceğini unutursunuz.. başka ateşlerde var.. onlar ne? |
||
|
||
| Ateş denince benim aklıma hep ateşböcekleri gelir.Kimse ayrıntılarını görmez sadece parıltılarına bakar,onlar yanarak tükenirler ama bunu duyuramazlar. | ||
|
||
| 2 temmuz | ||
|
||
| Ateş yıkım demektir. Yani yanan bir şeyin kimyasal (bir daha geri dönüşü olmayan) bir değişikliğe uğraması demektir. Bu bakımdan en köktenci değişilik demektir ateş! Ateş yıkımdır ama yandığında yürekleri de yakar. Yıktığınızın yıkılanın ne olduğuna doğrudan bağlıdır bu. Yanan bir polis arabasının, yanan bir başkanlık sarayının ateşinin seyrine doyum olmaz. Yanan bir madımak otelinin ateşine bakmaya yürek dayanmaz. İnsanın hikayesidir işte ateşi tanrılardan çalar ama sonra ne yapacağını bilemez onu bunu yakar olmadı bazen kendini yakar! Bir de envayi çeşit ateş vardır. Say say bitmez...Özgürlük ateşi, nevroz ateşi, intikam ateşi (hiç sevmem), gençlik ateşi, aşk ateşi (bunu severim)vs... ![]() |
||
|
||
| Ateş en çok insanın gözlerine yakışır. Bir şeyleri ortadan kaldırma-değiştirme ve ya kurma tutkusuyla karanlığın-engelin üzerine atılan insanın gözündeki parlama bir tür doğa harikasıdır. |
||
|
||
| ateş sıcaklıktır ateş yardımcıdır ateş katildir ateş haindir ateş ölüm gibidir doruk noktasında kaybolur kaybolan ateşmidir yoksa haya mı ateşin önüne geçiyor insanın içinde sevgi ateşi diye bir şey varmıdır ateş nedir sadece görünen bir şey mi görünmeyen ateş olamaz mı yakmayan ateş olamaz mı ateş gözlere yakışmaz adamın gözklerini sulandırır ateş her zaman hareketlimidir katı hali varmıdır:o |
||
|
||
| Ateş dokunduğu her şeyin kimyasını kurcalar..Olmadığı ,kendi başına bıraksan olamayacağı bir şeye dönüştürür...Kül de olmanın bir biçimidir.. Ateş yok etmez ,evet... değiştirir. |
||
|
||
| ateş yıkıcı gücün yaratıcı sebebe dönüşmesinin en tipik misalidir. güneş ısrarla soğuğa ve stabiliteye karşı mücadelesi ile hayatı var eden değil midir? kendini tüktme pahasına .. |
||
|
||
| Ateşiyle hayat veren her şey kendini tüketme pahasına bunu yapar gibi gözükse de karadelikler onların ödülüdür.Yani kuralların yıkıldığı sınıra ulaşmak. | ||
|
||
| ateş topraktan güçlü ve büyüktür... yani şeytan haklı.. kendisi insandan üstün bir varlıktır... |
||
|
||
| kaplan! kaplan! gecenin ormanında işıl ışıl yanan parlak yalaza, hangi ölümsüz el ya da göz, hangi, kurabildi o korkunç simetrini? hangi uzak derinlerde, göklerde yandı senin ateşin gözlerinde? o hangi kanatla yükselebilir? hangi el ateşi kavrayabilir? ve hangi omuz ve hangi beceri kalbinin kaslarını bükebildi? ve kalbin çarpmaya başladığında, hangi dehşetli el? ayaklar ya da neydi çekiç? ya zincir neydi? beynin nasıl bir fırın içindeydi? neydi örs? ve hangi dehşetli kabza ölümcül korkularını alabilir avcuna? yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca, göğü sulayınca gözyaşlarıyla, güldü mü o, görünce eserini? kuzu'yu yaratan mı yarattı seni? kaplan! kaplan! gecenin ormanında işıl ışıl yanan parlak yalaza, hangi ölümsüz el ya da göz, hangi, kurabilir o korkunç simetrini? william blake! |
||
|
||
| prometeus'un yerinde olsaydım bi daha düşünürdüm insana ateşi taşırken | ||
|
||
| tüm yakıcı ve yıkıcılığıyla insanoğlunun taptığı şey... | ||
|
||
| yüksekliği de düşüklüğü de öldürür insan bedenini, atılanı kendisine maşayla tutmalı maşa olmadan otuz altı buçukta tam kıvamda |
||