|
||
| Hep konuşulur durur "devrimci sanat" diye. Bir sanatçı ne yaptığında sanatını devrimci yapmış olur? Örneğin bir şair nasıl şiirler yazmalı? Ya da bir tiyatro sanatçısı dramayı nasıl canlandırmalı insanların gözünde? Sanatın devrimci oluşu, sanatta anlatılan konudan ve anlatım üslubundan mı kaynaklanır, yoksa sanatın başka bir özelliğine de yansıması gerekir mi? Bu özelliği ne olmalıdır? Devrimci sanat oluyorsa irtica yanlısı sanatın da olması gerekmez mi? Sonuçta siyah varsa beyaz da vardır. İrtica yanlısı sanat nasıl olur? Veya yapılan bu davranışlar yumağı "sanat" olur mu? |
||
|
||
| Her sanatçının bir dünya görüşü vardır. Ve sanatçı sanatını yaparken bu dünya görüşü doğrultusunda hareket ediyorsa, yaptığı sanatı o düşüncelerin öğrenilmesi, yayılması kaygısını taşıyabilir. Eserlerinde bunu dikkate alıp, yaptığı sanata yansıtabilir. Üst başlığı sanat olsa da altında düşünsel anlayış farklı olur. Alttaki düşünsel anlayış o sanatçının duruşunu ifade eder. Bu ifade ediş, "devrimci sanat" da olabilir veya başka bir şey de olabilir. Ve olağandır. Sanat eserine sadece sanat değeri açısından bakarsanız, bu farklılıkların önemi olmaz. Ama sizinde bir dümya görüşünüz var ve bu gözle bakıyorsanız, büyük farklıklar görürsünüz, diye düşünüyorum... |
||
|
||
| Elbetteki sanatçı dünya görüşünü yansıtıyor sanat yaparken. Benim dikkat çekmek istediğim nokta, devrim yanlısı sanatçılar eserlerinde alkışlanırken milliyetçi kimseler eserlerinde milliyetçiliği gösterdiklerinde yobazlıkla falan suçlanırlar.. Sanatta verilen özgürlük tek taraflı demek ki.. Ya da özünde İslam dayatması yatıyordur..Kim bilir.. |
||
|
||
| Sanatçının doğasından üreyen, her eserinin ideolojik bir duruşu olduğu için ,bir plan içerisinde, doğaya veya çevreye katacak bir şeyleri vardır. Sanat eserleri bazen anlaşılmaz gelsede sanatçının zihnindeki dünyanın dışa vurumudur ve kendi doğasında bir şeylere taraftır. Ve bu sanatı sosyalist açıdan düşünecek olursak (bu ülkede devrimcilik sosyalizm ile hat safhada bağdaştırılmaktadır) Devrimci sanat kavramını, devrim için sanat tanımlamasında düşünmek gerekir. Sosyalist önderlerin dediği gibi devrimcinin görevi devrim yapmaktır. Ve devrimi sadece siyasal, politik anlamda düşünmek devrimin planlanan inşaatını eksik bırakmak olarak görülebilir. Marksist çevreler, genellikle sahiplenmiş oldukları misyon gereği sanatı küçük burjuva uğraşı olarak görsellerde kurulacak düzenin içeriğini sanat ve kültür ile iç içe geçmiş bir şekilde kurguladıkları için sosyalist ülkenin mozağinden vazgeçemezler, geçmemelidirler. Sanatı vermiş oldukları mücadelenin içerisine katarak, daha anlaşılabilir bir şekilde küçük burjuva kültüründen ayırt ederek, kitleleri birleştirecek, onların duygu ve düşüncelerini ayağa kaldırıp miskinlik ekonomisinden kurtararak, hayatın her alanında devrim sloganı ile bütünleştirmek gibi bir amaç içerisinde her yerde yaymak zorundadırlar.Yemek,içmek, sıçmak için gelmiş olduğumuz bu dünyada kapitalist üretim ilişkilerinin dışında da, tamamen insanın doğasına hitap eden bir üretimin olduğunu ve insan hayatının çalışıp, satın almak ve tüketmekle ibaret olmadığını göstermek için devrimci sanat diyebiliriz. Çünkü hala yıkılacak ve yapılacak çok fazla şey var. Yeşil sanata gelince; Allah nefsi yasaklamıştır.İçinde ben'lik olan her şey kişiyi ayartır ve yanlış yöne götürür. Belli başlı tasavvuf kültürüne dayanan sanatlar hariç tabiki, Hathat ve ebruli sanatı gibi. |
||
|
||
| Sanat içerik ve biçim yönünden incelenebilir. Sosyalist gerçekçilik işlediği konular bakımından, farklılık gösterse de, biçim olarak realizmdir. Yani biçim olarak bir yenilik içermez. Bu bakımdan bir devrim niteliği yoktur resim sanatında. Buna karşılık, gerçeküstücülük, sosyalist gerçekçilik tarafından yenilmeden önce, marksizmin ruhuna uyan bir yapıya ulaşmak için sanatta devrime yolaçmıştır. Biçim ve içerik olarak sanatta devrim yapmıştır. Sonra devrimciler tarafından Dali'ye terkedilmiştir bu akım. Devrimci sanat dendiğinde, bu çerçevede içeriğe ve biçime yönelik ne yapıldığı düşünülmelidir. Tiyatroda, devrimin ruhuna yakın olan akım, epik tityatrodur. Ama her epik oyunun devrimci olacağı düşünülmemelidir. Müzikte sözler devrime işaret edebilir. Ama, müziğin tekniğine yönelik devrim niteliğinde açılımlar gösterebilir sanatçı. |
||
|
||
| Konu devrimci sanattan,sosyalist sana dönmüş ve dar bir alana sokulmuş,Devrimci eylemde koşulları değiştirmek, kendinide değiştirmektir. Sanatı biçime indirgeyerek biçimsel yenilikler peşinde koşmak objektif olarak mevcut toplumsal statüyü savunmaktır.Devrimciler ve sosyalistler bunun fazlası olmak zorundalığındadır.S.S.C.B liğinde bu konuya en farklı bakış açısını ve yorumu Malevich sergilemiştir.“Suprematizm – nesnesiz dünya” http://www.anafilya.org/go.php?go=7d7a4c0280d81 |
||
|
||
| Günümüz ideolojileri arasında sosyalizmden başka devrim öneren ideoloji varsa, devrim ve sosyalizm bir birinden ayrı düşünülebilir. Devrimci bir eylem içeriği olmadan da koşullar değiştirilebilir, bu da kendini değiştirebilir. Devrim ve değişim arasında bu bakımdan zorunluluk yoktur. Sanat, sürekli devrim anlamına gelmez. Bu bakımdan biçime ilişikin yeniliklerin statükoyla ilişkisi olacağı çıkarımı çok gerçekçi olmaz. Sosyalist bir sanatçının biçimsel yeniliklere yönelmesi statükoyu koruma isteğinde olduğu sonucunu vermez. Günümüz sanatı büyük yenilikler içeren bir ivmede değil. Kişisel yenilikler, teknik yetkinlik günümüz sanatının öne çıkan karakterleri. Malevich geçen yüzyıl yaşamıştı. Aradan geçen yüzyıldan sonra ancak tarih çerçevesi içinde değerlendirilirse uygun olur. Devrimin, oligarşinin tunç yasasınının farkına varmasından sonra, bütün akımlar sosyalist gerçekçi olma konusunda sıkıştırıldılar Sovyetlerde, hepsi söndü. Devrimci bir sanat vardıysa da artık, sadece resmi ideolojinin sanatı kaldı geriye. Devrimci sanat dendiğinde, bunun ne anlama geldiği çok belirgin değildir. İçerik üzerine bir devrim mi, ya da biçim üzerine. Yoksa, devrimci olan sanatçının yaptıkları mı tanıma uyuyor diye düşünmek gerekir. |
||
|
||
| Picasso, öldüğü güne kadar, FKP'nin aktif bir üyesiydi. Sovyetler, bu komünist parti üyesi sanatçıyı gerekli olduğu zamanlarda takdir ettilerini söylese de, bir sergisini hiç bir zaman açmadılar ülkelerinde. Sanatçının tarzı, resmi söylemin sanat anlaşıyışına ters düşüyordu. |
||
|
||
| Fırida(yazılışını unuttum) diye bir film vardı, filmdeki erkek resam newyorkta bir şirketle duvarın birine işçi resimleri için anlaşıyordu. İlerleyen zamanlarda sipariş veren kişi gelip bitmemiş resmi incelediğinde, işçilerin içinde bir ok gibi fırlamış lenin resmi onu şok ediyordu. bunun üstüne resamın verdiği cevap çok hoştu: "Bütün işçiler bir süre sonra Lenin'e dönüşür" |
||
|
||
| Frida olacak. Frida Kahlo. Kocası Diego Rİviera, Bir süre Troçki'yi evinde konuk eden meksikalı komünist sanatçı. Sanırım şirkette rockefeller olacaktı. Meksika duvar resmi geleneklerinin getirdiği birikimle, dünya sanatında çok önemli yer tutar. |
||
|
||
| sosyalist sanatın şekli pürüssüz kocaman mat renkli bir penistir. Zamanla sosyalist sanat eserleri bu şekle doğru hızla evrilirler ve hepsinin bütün farklılıkların sıyrılıp aynı şekle bürünmesiyle kominist sanat formuna ulaşırlar.Sosyalist sanatın mutlak iktidar ve statükonun sahibi olma merakı tanrısını bir penis şekliyle ifade etmesiyle sonuçlanmıştır. | ||
|
||
| Sosyalist sanat diye bir kategori yoktur. Sanatçı sosyalist olabilir. Sanırırım hakaret etmeye çalıştığınız sosyalist gerçekçi akım olacak. Oradan geçilen de, kominizim değil komünizm olmalıydı. Zaten öyle bir sanat biçimi de yok. libidonuz cinsel bölgede sıkışmış olmalı ki, konuya cinsel organ düzeyinde yaklaşabilmişsiniz. Sanat sizin bu trajik açmazınıza göndermeler yapan örnekler içeriyor. Sanırım mutlak iktidar derken diliniz sürçtü, faşizm diyecektiniz yanlışlık yaptınız. Sosyalist gerçekçiliği her ne kadar eleştiriyor olsam da, sanat toplumsal olana eğilir, sanatçı sosyalizmle ilgilenir, sosyalist olur, sosyalizmi savunur. Sosyalist ideoloji statükoyla değil özgürlükle ilgilenir. Yaşanan ve yenilgiyle sonuçlanan deneyim, ideolojinin sizin libidal sorununuza bağlantılanmanıza yetmez. cinsel organlara tanrısal tanımlamalar yapmak primitif sanatta sıkça görülür. Diğer bütün insana dair herşey gibi, bu da sanatın sıkça kullandığı bir konudur. Bu bakımdan hakaret denemeniz sanat bakımından gülünç bulunacak bir durum oluşturmuş. |
||
|
||
| Bir sanatçının ruhu neyse sanatı da odur. devrimcinin de irtica yanlısı adamında, her türlü görüşün sanatı olabilir bence.. Önemli olan ona "sanat" özelliği katabilecek fark ve özgünlüğü katabilmesi. |
||
|
||
| Sosyalist sanat değil sosyalizmde sanat veya sosyalizm için sanat olabilir.Sosyalistlerin sistemsel sanat açılımlarını kültürel açıdan düşünecek olursak eğer,kültürel yorumlamanın amacı metaların bizlerden gizlediği sorunlara işaret edip var olan sorunları irdelemektir.Kapitalist ekonomilerde sanat üretmekten çok tüketme kültürü ile yol alıp şekillenir ve tüketimin ideolojik bir eylem olduğunu kabul edersek, ürünün ve emeğin metalaştıktan sonraki pazar seçimi, bu seçime göre kurgulunan,uyarlanan estetik seçimi ve buna paralel olarak gelişen kültürel yargı sorunları edilgen tüketici fikrinin yanıltıcılığını fazlasıyla ortaya koymaktadır.Sosyalistler doğaları gereği bu tür açmazların farkındalığında olup sanatı ve emeği tüketim kültüründen arındırıp farklı bir misyona taşıma çabasında olmak zorundadırlar.Çünkü nihai hedeflerinde sınıflı toplum yapılarının bıraktığı unsurları alt üst edip sınıfsız toplum kültürünün propagandası ile yeni dünyanın temelini atma isteği bulunmaktadır.Bu yüzden sosyalistler açısından sanat önemlidir ve hep önemli kalacaktır.Devrimciler açısından (M-L'er hariç) ise böyle bir durum söz konusu değildir. | ||
|
||
| "Devrimciler açısından (M-L'er hariç) ise böyle bir durum söz konusu değildir." Sosyalistler için önemli olan sanat devrimciler için naden söz konusu olamıyor. Bu cümede bir anlam hatası mı var, açıklamayı gerektiren bir durum sanırım. |
||