Bu sayfayı katıldığım bir Anadolu Başlıkları Defilesinden esinlenerek açmak,büyülendiğim atmosferden sizleride faydalandırmak istedim..

İnsanoğlu çağlar boyunca başını, bedenini takılarla, tüylerle, renklerle süslemiş, çeşitli giyimlerle örtünmüş. Giyimin vazgeçilmez bir parçası olan başlık çeşitleri de çoğaldıkça çoğalmış. Kadın güzelleşme ve toplumda güçlü görünme içgüdüsüyle, eline geçen çeşitli malzemeleri değerlendirerek yaşama anlam, sevinç, renk ve kalite katmak istemiş hep... Anadolu'da kadın ve gelin başlıkları köklü bir kültür ağacının çiçekleri gibi yüzyıllardır genç kızların, kadınların başlarını süslüyor. Bu nedenle yüzlerce değişik başlık türü var. Anadolu geleneğinde doğumdan ölüme kadar giyilen başlıklar, yaşa ve sosyal duruma göre değişir: Buluğa eren genç kızı, sözlü, nişanlı, yeni gelin ve gelini; çocuklu kadının kaç kızı, kaç oğlu olduğunu; öksüzü, oğlu askere gideni, dul kadını, tekrar evlenmek isteyeni; hatta köylüyü, kentliyi; zengin ve yoksulu hep başlıklarından anlayabilirsiniz. Türkmenlerde, doğan kız bebeklere hediye olarak gümüş delikli para getirilir, biriken paralarla takke (terlik) dikilir.

Bu başlık, genç kız serpildikçe genişletilerek, gelin olana kadar giyilir. Evlenen her kıza, erkek ailesi bir başlık armağan eder. Bu geleneklerin Anadolu'nun bazı yörelerinde halen devam ettiğine 2002 yılında Edremit'in Kaz Dağı eteklerinde bir Türkmen düğününü izlerken şahit oldum: Erkek ailesi yedi milyar lira değerindeki, Osmanlı'dan kalan altın paralar (koşar) dikilerek hazırlanmış bir başlığı, gerdekten sonraki gün, kadınlar arasında yapılan bir törenle gelinin başına giydirdi. Bu, kadınlık, analık tacıdır; ömür boyu giyilir. Ancak aile bir gün zor durumda kalırsa, kadının başlık altınları bozdurulur. Bu olay toplum içinde onur kırıcı olduğundan en kısa zamanda altınlar alınıp başlığa dikilir. İnançlara göre kadın ve kadının başlığı kutsaldır; kadına ve başlığına kimse dokunamaz. Başlık ömür boyu evde, işte, düğünde, bayramda, hemen her gün giyilir. Başlıklar altın, gümüş paralardan, boncuklardan, çiçek oyalarından ve çeşitli madeni takılardan yapılır. İpek kreplerle, puşular, ibrişimler, yazmalar da başlığın oluşumunda yer alır.

Başlığın yapılışı yörelere, inançlara, geleneklere ve ekonomik güce göre değişebilir. Bir de düğün sırası giyilen 'gelin göçürme başlığı' var. Gelin bu başlığı yalnızca bir gün giyer; baba evinden koca evine at üzerinde giderken... Bu tören başlığı kutsal sayılan renkli krepler, duvaklar, kuş tüyleri, aynalar, madeni takılar, altın varaklı defne yaprakları, dallar ve çiçeklerle donatılır. Bu başlıklardan her biri 'Ana Tanrıça' misali kadına verilen önemi simgeler. 1984 yılında, Orta Anadolu'da Sivas yöresinin bir köyündeki düğüne katıldım. Gelin, koca evine gitmeye hazırlanmıştı. Başında yüksek, görkemli bir başlık taşıyordu. Tanrıça Kybele gibi ayakta dimdik duruyordu. Başlığın alt yapısı sepetten özel olarak örülmüş, üzeri renk renk kreplerle (alın çekisi) bant gibi sırayla bağlanıp uçları arkaya bırakılmıştı. Başlığın önüne kutsal sayılan bir gümüş takı kancalanmıştı. İnançlara göre, madenin koruyucu bir gücü var. Bu nedenle, gümüşten yapılmış çeşitli takılar başlık süslemesinin esas malzemesini oluşturuyor.

Yalnızca bir gün giyilen bu başlıkla koca evine giden gelin, yatak odasına alınır, ayakta durur, damat gelir, "evimize hoş geldin" diyerek başlığı üç kez öper, "ben seni başıma taç ettim" der, başlığı alır tavana asar. Gelin de eğilir yeri üç kez öper, "bundan sonra senin bastığın yer, benim vatanım der." Tavandaki başlık yörelere göre üç gün, yedi gün, bazen de kırk gün asılı kalır. Süre tamamlanınca, aile arası bir törenle başlık tavandan dualarla indirilip çözülür. Gökkuşağını temsil eden alın çekileri, tüylü tozak odanın duvarına veya sandığa konularak ömür boyu saklanır. Ölünce alın çekileri ve tüylü tozak sahibinin başına bağlanarak gömülür. İnançlara göre ruhun kuş olup göğe uçacağına inanılır. Doğu Anadolu genç kız başlığının 'şapkası' boncuklarla süslüdür, tepeliği madendir. Diğer küçük başlıklarda gümüş 'tepelik', altın para ve altın taklidi para kullanılır. Bu başlıklar ömür boyu kadınların, genç kızların, kız çocuklarının başlarını süsler.

Başlıklarla ilgili tüm inançlar ve kutsal sayılan süslemeler, bereketi, sağlıklı, şanslı, çoluklu çocuklu, uzun ömürlü bir yaşam isteğini dile getirir. Yer küremizdeki değişik kültürlerde de benzer inançlara rastlanır. Şaman giyimlerinde de çeşitli madenler kullanılır; Müslümanlar hacca gidince mutlaka gümüş yüzük takar. İnsanoğlu giyim kuşamıyla, takındığı süsler ve boncuklarla evrensel bir kültür yaratır; kıta, din, ırk, dil farkı tanımadan, Adem'le Havva'dan bu yana...
* Sabiha Tansuğ, etnolog, araştırmacı ve yazar.
|