SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Serbest Bölge

Konu: Freegans

Sayfa: [ 1 ]

sosyalbella 31.05.2008 12:05:46
Batı dünyasında hakimiyetini bütün gücüyle sürdüren, ahtapot gibi geniş kitlelerden her bireyin içindeki duygularına kadar saran “tüketim kültürü,” bir yandan da birbirinden ilginç muhalif akımları ortaya çıkarıyor.
Tüketim karşıtı eylem ve akımlar arasında kendisinden yeni yeni söz ettiren akımlardan birisinin ismi “Freeganizm.”
Çıktığı yer ise, yine tüketim bağımlılığının ve tüketim esaslı hayatın en üst düzeyde seyrettiği ABD. Son gelişmelere bakılırsa, İngiltere’de de epey bir taraftar bulmuş. Diğer Batı ülkelerine de sıçrama ihtimali çok yüksek. Zira bu ülkeler, çok belirgin ortak özelliklere sahip.
Freeganizm “free” (özgür) ve “vegan” (hiçbir et ürününü yemeyen, vejetaryen) kelimelerinden türetilmiş. Her ne kadar isminde vejateryenlik yer alsa da, hareketin geldiği noktada bu özellik geri planda kalmış. Belli bir ürün yerine, her şeyi boykot etme ve mümkün olduğunca bir şey satın almayarak kapitalist döngüyü kırma gibi bir ana hedefleri var. Süpermarket çöplerine atılan yiyecekleri topluyorlar. Atılan eşyaları kullanıyorlar.
Onlar için zengin muhitlerin çöp konteynerleri, süpermarketlerin rafları gibi. İsteyen gelip istediğini alıp gidiyor.
İlk bakışta, hepimiz için biraz ilginç, belki biraz da masum bir hareket gibi görünüyor freeganizm. Aslında haklılık payları var gibi. Örneğin Amerikalı freeganlaran John Philips çöpün yiyecek için bir hazine olduğunu söyledikten sonra şöyle devam ediyor: “Çöpten yemek sağlıksız diyorlar. İnsanlar öylesine tüketim çılgını olmuş ki paketi açılmamış olanları bile çöpe atıyor.”
Bu ifadelerden hareketle freeganistlerin ekmeklerini “çöpten” çıkardıklarını düşünüp, onlar hakkında takdir hisleriniz galeyana gelmiş olabilir. Ancak dikkat edilmesi gerekli bazı önemli noktalar var. Uygulama ve öne sürülen görüşlerden hareketle freeganizm sosyal olduğu kadar politik bir hareket. Amerikalı John Philips’in çöp kutuları hakkındaki şu sözü dikkat çekici: “Onlar kapitalizmin çöp kutuları olabilir, ama sosyalistlerin buzdolapları.”
Bu ifade aslında, tarihî süreç içinde Sosyalizmin Kapitalizme bir tepki olarak ortaya çıktığına dair tarihî bir gerçeğini de gösteriyor.
Freeganizme tersten baktığımızda, sanki kendimizi mayınlı bir tarlada buluveriyoruz. www.freegan.info isimli sitede yer verilen bazı bilgiler ister istemez zihinlerdeki soru işaretlerini artırıyor. Her şeyden önce, “çöpten beslenme” için, “çöp” olarak anılan atıkların, üstelik “kaliteli atıkların” olması gerekiyor. Bu ise, yaşadıkları toplumda kaliteli ve kullanılabilir ürünlerin dahi sürekli atılmasını gerektiriyor.
Akımın takipçileri bir ücret ve maaşla çalışmayı “kendilerini kalıplara soktuğu, ay sonunu getirmek için çok da bir şey ifade etmediği” için reddediyorlar. “Temel ihtiyaçlar giderildiği takdirde ele geçen maaşın hiçbir anlamı yok” diyorlar. Buradan hareketle kendilerini “Gönüllü işsiz” olarak da niteliyorlar.
Diğer yandan, “çöpten beslenme” hareketinin mimarları, bu tepki hareketinin nihaî hedefini net olarak ortaya koymuyorlar. Diğer bir ifadeyle, kapitalizm ve tüketim anlayışının sürekli var olacağı gibi bir düşünce ortaya çıkıyor.
Olayın bir de kendi öz kültürümüzle bağdaşmayan yönleri var. Gerek dinimiz, gerek sahip olduğumuz moral değerlere göre, sonuçtan sebebe değil, sebepten sonuca doğru bir çizgi takip edilmesi gerekiyor. Örneğin, gerek birey, gerekse toplum düzeyinde israfın önüne daha ilk adımda geçiliyor. “Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz” emri, hayatın hemen her alanında pratiğe geçiriliyor. İktisatlı olmanın önemi, toplum içi yardımlaşma ve dayanışma hemen her fırsatta dile getiriliyor.
Yerde gördüğü bir parça ekmeği öpüp alnına koyan bir milletin evlatlarıyız. Tüm dünya insanlığına “Bizde çöpten beslenme olmaz!” diyebilmeliyiz.
Tabii hareket ve yaşantımızla.
http://www.sadeyasam.org/icerik.cfm?icerikId=185686353&gunc=20060821


Sayfa: [ 1 ]