SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Tarih

Konu: Ona bakarsanız Osmanlıda laikti.

Sayfa: [ 1 ]

gostragon 31.05.2008 10:22:21
Çünkü Din Seyhüşislamlardan sorulurdu. Devlet işleri ise Padisah ve Vezirden

BarISCI 31.05.2008 10:48:11
Padişah'ın halife ünvanını kullandığı(Yavuzdan sonra),
hukuk kurallarının şeri (dini) ve örfi olmak üzere ikiye ayrıldığı,
halk tabakasında, müslüman ve gayri müslim olarak iki sınıfın olduğu,
devlet işlerindeki kararlara son olarak şeyhülislamın (dine uygunluk açısından) fetva vermesinin gerektiği bir ülkede nasıl LAİK bir devlet anlayışından söz edebildiniz merek ediyorum dostum Smiley

gostragon 31.05.2008 11:01:59
Osmanlı Halifeliği (1517-1924) Gerileme döneminde Padişahlar aynı zamanda halifeydi.

BarISCI 31.05.2008 11:05:17
evet gostragon ben de aynı şeyi söyledim.. 1517 diyorsun işte.. Yavuz'un Mısır seferinden sonra başlıyor.. Mısırdan halifeliği, kutsal emanetleri vs hepsini alıp geliyor..
1924 Halifeliğin kaldırılmasına kadar da devam ediyor..
bunu tekrarlaman niçin??

gostragon 31.05.2008 12:04:47
Çünkü Din ve devleti beraber yürütemediler. Yani başaramıdılar. Osm. Yıkılmasının en büyük sebepide halifeliği almsı. Laiklik din düşmanlığı değildir. onu yapan bizleriz
Laiklik
Laikliğin doğduğu Fransa'dan başlayalım: Millet üzerinde büyük bir baskı unsuru olan, vatandaştan kafasına göre vergi alan, kralları arzu ettiği gibi tahttan indirip/tahta bindiren Hristiyan kilisesine tepki olarak doğmuş bu laiklik fikri. Fransızca anlamı "Dini kamusal alandan kovmak" demektir. Bu yüzden Fransız laikliği çok serttir. Haç, türban, başörtüsü gibi sembollere kamusal alanda izin vermezler. Başörtüsü dini bir zorunlulukken diğerleri aksesuardır. Ama Fransızlar başörtüsünü de bir aksesuar olarak görmeyi tercih edip yasaklarlar. Bütün korkuları 200 sene önce mezara gömdükleri dini otoritenin tekrar hortlamasıdır. Bu nedenle dine düşmanca davranırlar. Laiklik hiç de burdakilerin zannettiği gibi "din özgürlüğü" ya da "devletin dinlere eşit mesafede durması" falan demek değildir yani. (= extreem laïcisme)
Amerika'da laiklik ise bundan çok farklıdır. Fransa gibi kötü bir deneyime sahip olmayan Amerika, laikliği "din özgürlüğü ve devletin dinlere eşit mesafede durması" bağlamında tanımlamıştır. Bu yüzden Amerika'da kamusal alanda dine karışılmaz. İnançlar (hatta farklı içtihadlar) devlet tarafından korunur. (= gematigd laïcisme)

Türkiye'nin laiklik anlayışı -malumu ilan etmeye gerek yok- Fransa modeline benzer.

Osmanlı'nın Fransa'ya okusun adam olsunlar diye gönderdiği Jön Türkler, patates, fötr şapka, laiklik gibi şeylere hayran olmuş, "niye bunlar bizim memlekette yok?" diye komplekslere girmişlerdir. Bugün "Türkiye laiktir laik kalacak" diye ortalığı yıkanların laiklikten sadece "başörtü yasağını" anlamaları, laiklik anlayışlarının Fransa'dan ithal olmasından, kendilerinin de Jön Türkler'in torunları olmasından kaynaklanır.

Bu anlayış sürdüğü müddetçe laiklik Türkiye'nin en önemli problemlerinden biri olmaya devam edecektir.

Osmanlı laik miydi?

Her ne kadar adını koymasa da Osmanlı laikti. Adını koymayı gerektirecek bir problemi yoktu zaten. Müslümanlık azınlıklar üzerinde bir baskı unsuru değildi. Farklı dinlerden insanlara ayrımcılık uygulanmıyordu. Hatta gayrimüslümler az bir vergiyle askerlikten bile yırtabiliyorlardı. II. Mahmud "reyamdan müslümanları camide, hristiyanları kilisede, yahudileri de kendi mabetlerinde görmek isterim" demişti. Bu ifadesiyle üç büyük dini aynı cümlede, aynı konuma koymuş, devlet işlerine karıştırmamıştı.

Laiklik gibi bir problemi olmayan Osmanlı'nın Fransa'dan patetesle birlikte laikliği de getirmesi ilginç bir durumdur

BarISCI 31.05.2008 12:10:50
dostum laikliğin anlamıyla alakalı değil buradaki sorun..
Osmanlıda din ve devlet işleri beraber yürütülmüştür..
bu yüzden laik değildir..

bak yukarıda açıkladım..
devletin başındaki kişi aynı zamanda halifedir..
yani dinin başıyla devletin başı aynıdır..
şeyhülislamın fetvası olmadan, yani dine uygun olmadan hiçbir karar alınmaz..
davalar, hukuk kuralları hem dini hem örfidir..
yani yargıda da din kuralları işler..

bunun dışında devlet işleri müslümanlar ve gayrimüsilimler için ayrı ayrı işlenirdi..
müslümandan alınan vergi farklıydı, gayrimüslimden alınan farklıydı..
yani bir İslam devletiydi Osmanlı..

alıntıladığın yazıyı yazan kişi olaya tek taraflı bakmış.. basitçe bi yerinden yakalayıp sunmak istemiş ama bu kadar net bir konuda tartışma olmaz..

-459.4 31.05.2008 12:13:05
Bu mantıkla TC de laik
din işlerini diyanet başkanlığı...
Devlet işlerini hükümetler yönetiyor..

Din işleri ne ola ki Tongue

gostragon 31.05.2008 12:19:06
Laiklik yukarda açıkladığım gibi Millet üzerinde büyük bir baskı unsuru olan, vatandaştan kafasına göre vergi alan, kralları arzu ettiği gibi tahttan indirip/tahta bindiren Hristiyan kilisesine tepki olarak doğmuş. İslam hiç bir zaman bunu yapmamıştır. Ayrıca
II. Mahmud "reyamdan müslümanları camide, hristiyanları kilisede, yahudileri de kendi mabetlerinde görmek isterim" demişti. Bu ifadesiyle üç büyük dini aynı cümlede, aynı konuma koymuş, devlet işlerine karıştırmamıştı.

Laiklik gibi bir problemi olmayan Osmanlı'nın Fransa'dan patetesle birlikte laikliği de getirmesi ilginç bir durumdur. -459 kimse laikliğin açıklamasını bilmiyor. Laiklik Kamusal alana Kapalı sokmak değil. Din ve devlet işlerinin ayrılmasıdır. Türkiyede ise Fransa gibi Laiklik din düşmanlığıdır. Birde gayri müslimlerden fazla vergi alındıysa nolmuş. Osmanlı sömürseydi. Faşişt derdiniz.

Sino AtriaL 31.05.2008 12:35:50
Bu mantıkla TC de laik
din işlerini diyanet başkanlığı...
Devlet işlerini hükümetler yönetiyor..

Din işleri ne ola ki Tongue



 buck2   


Sayfa: [ 1 ]