|
||
| hobbes; state of nature; insanların doğal halinde bencil ve kendi isteklerinin peşinde olduklarını düşünür. ve bu durumda tüm insanlar istekleri ve akılları bakımından eşittir. insanların kişisel istekleri sürekli çatışacağından, yüksek otoritenin olmadığı durum, herhesin herkesle savaşı şeklinde tanımlanan bir durum oluşturur. çatışmaları durduracak bir yüksek otorite, güvenlik, ahlaki değerler, ve toplum sistemi bulunmaz. law of nature; bu sürekli savaş hali güvenliği ortadan kaldırır, insanların kendilerini her araçla korumaya hakkı vardır, ve akıllı her insanın bulacağı çıkar yol, barış yapmaktır.. İnsanlar, barış için aralarında kontrakt yaparlar = sosyal kontrakt. ve bu kontraktın sürerliğini garantileyecek bir üst otoriteye ihtiyaç duyarlar. hobbes a göre bu üst otorite devlettir. insanlar güvenlikleri için kendilerini yönetme haklarını ve özgürlüklerinin bir kısmını devlete devretmişlerdir. hobbes a göre ideal devlet, mutlak monarşidir. ve bunu tevrattaki deniz canavarı leviathan ile sembolize eder. leviathan ın herşeye gücü yeter, ve herşeyi yapmaya hakkı vardır.. locke; state of nature; locke a göre insanların otoritesiz hali, bir tür özgürlük halidir, ve savaş içermez. insanlar savaşa gerek duymadan, 'akıl'larını kullanarak aralarında anlaşmalar yaparak yaşayabilirler. yalnız, anlaşmalarının zayıf noktalarında bir üst otoriteye gereksinim duyarlar. ve; barış onu yapacaklar için faydalı olduğu için ( insanlar iyi olduğu için değil) barışı seçerler. kişisel anlaşmaların zayıflıklarını gidermek için politik kontraktlar yapılır. bunlar; toplum ve devlet arasındadır ve devletin işlevi ile yetki alanlarını belirler. locke a göre ideal devlet anayasal monarşidir, ve devleti her güce sahip mutlak otorite olarak değil, insanlara hizmet için orada bulunan bir aygıt olarak tanımlar. |
||
|
||
| hobbes ve locke a eleştiri; tanımladıkları state of nature; doğal hal ler, gerçekte olmuş, insanlığın geliştiği evreleri göstermez, bunlar teorik süreçlerdir, veya dönemlerinde devam eden ingiltere iç savaşını ve ingiliz toplumunu doğal hal olarak kabul etmişler, onlar için iyi olan geleceği saptamaya çalışmışlardır. ? size göre devlet meşruiyetini nereden alır |
||
|
||
Devletin meşruiyeti mülkün korunmasında yatar . Kişisel mülk üretimin sonucu olduğuna göre aslında insanların zayıflıklarından doğan bir anlaşamamazlık değil aksine insanın fazla akıllı olmak istemesinden dolayı ortaya çıkan bir anlaşmazlık söz konusudur . Bu da kişisel mülkiyeti diğerlerinden yani olmayandan korumak ve o mülkiyeti artırmak için diğerlerinin çalmasını önlemektir . İnsanlığın geliştiği evreler olup olmamalarına gelince ; buna karar verecek kimse olamaz gerçekte yani zaten hobbes ve locke ugandadaki devlet anlayışıyla ilgilenmeyeceklerine göre- ki gerçekte bilgi iktidarı bilgiyi genel-geçer kılar - bu durumda bilgi iktidarlığı da onların tekelindedir . İnsanların neden devlete ihtiyaç duyduğu konusu tek bir cevapla sınırlanabilir istenirse bu bilgi iktidarına atıfta bulunarak . Kişisel mülkün hayvanat bahçesi . Tüm bu çıkarımlar devletin temelde iyiye yönelik bir gelişim olduğunu savunurlar . Oysaki bu kavramlar iyi yada kötü olmaktan öte an için faydalıdır . Şu ya da bu şekilde ulus devlet anlayışları nası günümüz çıkarlarına uygun olarak silikleşmeye başladıysa tüm evreler bir sonraki yararlı modele devredecektir . Önemli olan devletin meşruiyeti değil bana göre esas olan meşruluğun devleti dir . |
||
|
||
faydalı olana gidip gitmediği de tartışılabilir aslında ![]() bi de çetin altan hep insanlık kötüye gitmez yazar, bana da hep garip gelir inanmak isterim
|
||
|
||
Ya sonradan farkettim de faydalı sözcüğünü paranteze almayı unutmuşum . Ayrıca bir açıklama getirmek gerek şöyle ki fayda belli bir zümrenin faydası olabilir olsa olsa o da parantez içinde dediğim gibi Evet Çetin Altan 21yy . la takık bir vaziyette hala umudunun olduğunu söyleyerek ironi yapar hep
|
||
|
||
| Devlet mesrulugunu arzulari araciliginda kazanir ve bunlarin adil olduguna halki inandirarak -zorla da olabilir-yasalligini ilan eder. | ||