Korku, bizi hayata bağlayan en önemli içgüdülerimizden biri. O olmazsa yaşamak çok zorlaşırdı. Güvende olmamız için sürekli olarak uyaran, tehlikeler karşısında alınması gerekli önlemleri gösteren, başkalarını da yaşatmaya çalışan güdümüz.
Öte yandan bu hayvansal güdümüzü yenmek için de bir yandan sürekli olarak uğraşırız. Korkularımızın yarattığı tanrı, din, gizil güçler, ilahi kavramları da yavaş yavaş yok etmeye çalışıyoruz. Hem kişisel hem de toplumsal olarak, bize dayatılan bu kavramları aklımızı kulanarak ve bilmeye çalışarak aşmak zorundayız.
Ancak ne kadar çaba gösterirsek gösterelim, yaşamamızı sağlayan korkulardan kurtulabileceğimizi sanmıyorum. Zaten bunlar artık davranış biçimi olmaktan çıkıp refleks haline gelmiştir. Örneğin bir insanın yüzüne doğru gelen bir cisme karşı ellerini yüzüne kapatması gibi.
|