SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Anlat, ne diyorsun? (Bilinç Akışı)

Sayfa: 1 [ 2 ] 3 4 5 6 7 8

eldiven 02.06.2008 01:01:02
Deli gibi küçüklüklerine onların, büyük mezar yoluna oturdu. Leşler ve akbabalar, iyi ve kötünün yaratıcıları da ordaydı. Kazaya uğramışlardı, büyük bir geçmişe dair sözler sarfediliyordu ve gaye değil, bir köprü olacakmış bu yeni kaza...
Benimle birlikte vadiye kim taşıyacak bu sevinci... Yarı yazılmış bu levhayı onlar paylaşacaklar mı? Bu yola götüren seher, onların verdikleri sözü kendine kullanmalarına dair göz yumuşu altın küreklerle kazıyacak mı?

Bu yeni tertiplenen bir savaş mı?
Onlara en seçkin armağanı vereceğim. Herşey bir köprü diyeceğim bir gaye değil zaten....

fikir 02.06.2008 01:24:40
Kelimeler ve kavramlar, hiç bu kadar acı çekmemişlerdi. Bu acıdan ne vadi çıkar, ne de köprü olur.

Sadece kara bir merheme ihtiyaçları var.

MrsBrown 03.06.2008 10:18:51
"kelimelere verilen acı veya edebiyat" başlığıyla bu başlığı ard arda okuyunca, birbirlerinin örnekleri gibi görünüyor. Ama gene de anlamıyorum hiç bir şey.

03.06.2008 10:58:35
Sivri gagalarıyla kendilerini didikleyenler, boğulduklarında bu kanda onların nefes alan ve esneyen coşkularını dışarıdan -diğerleri- hissedemezler.

Kocaman açan ağzını, dilinin büyüklüğünün farkında olmadan gerer kollarını.İstenç hiç kurumaz oysa, istemeye dair bir tutuşma anı, kovalayan ve durultan gökkuşağından tek renk tayfını.

fikir 03.06.2008 11:07:11
Sivri gagalarıyla kendilerini didikleyenler, boğulduklarında bu kanda onların nefes alan ve esneyen coşkularını dışarıdan -diğerleri- hissedemezler.

Kocaman açan ağzını, dilinin büyüklüğünün farkında olmadan gerer kollarını.İstenç hiç kurumaz oysa, istemeye dair bir tutuşma anı, kovalayan ve durultan gökkuşağından tek renk tayfını.

keşke cevap vermek zorunda kalmasaydım, güneşinkızı...

coşku içeriye sıkışmışsa, kabuğa yazık değil mi?
"diğerleri"ne coşku hissettirilmiyorsa, sunmak niye?
kalsın mahkumluğuyla, yalnızlığın tadını çıkarsın,
saf gözlerin mana bulamadığına, yüklesin manasızlık.

ulgnil 03.06.2008 11:48:13

keşke cevap vermek zorunda kalmasaydım, güneşinkızı...

coşku içeriye sıkışmışsa, kabuğa yazık değil mi? Smiley
"diğerleri"ne coşku hissettirilmiyorsa, sunmak niye?
kalsın mahkumluğuyla, yalnızlığın tadını çıkarsın,
saf gözlerin mana bulamadığına, yüklesin manasızlık.

fikir muhteşem yazdığın Smiley

03.06.2008 12:23:21

keşke cevap vermek zorunda kalmasaydım, güneşinkızı...

coşku içeriye sıkışmışsa, kabuğa yazık değil mi?
"diğerleri"ne coşku hissettirilmiyorsa, sunmak niye?
kalsın mahkumluğuyla, yalnızlığın tadını çıkarsın,
saf gözlerin mana bulamadığına, yüklesin manasızlık.

Cevabının kanı çekilmiş fikir..!

Oysa boğulman gerekiyor önce, nefes kesildiği an, akan içe en kesif sessizlik, masumdur oldukça.

Sıkışan, sıkıştırmak istemez ki!O bir defter değil kitap, mizaç gibi!

Tadını çıkarmak dışarı bir nesne, oysa içerde erimişken her zerre bu istenç olsun ki niye(?)!

Saf gözlerim yoktur benim, bütün görüngülerin eşitlendiği an, -ancak- değer bulacak bir saflıktır istediğim.................

fikir 03.06.2008 12:47:07

Cevabının kanı çekilmiş fikir..!

Oysa boğulman gerekiyor önce, nefes kesildiği an, akan içe en kesif sessizlik, masumdur oldukça.

Sıkışan, sıkıştırmak istemez ki!O bir defter değil kitap, mizaç gibi!

Tadını çıkarmak dışarı bir nesne, oysa içerde erimişken her zerre bu istenç olsun ki niye(?)!

Saf gözlerim yoktur benim, bütün görüngülerin eşitlendiği an, -ancak- değer bulacak bir saflıktır istediğim.................


cevap bir kez verilmeliydi bana göre,
vermiştim, "kansız" sana göre...

beni tanırsın ve devamında ne düşündüğümü en azından tahmin edersin...

teşekkür ederim, faydalandım... Smiley

eldiven 03.06.2008 15:08:01
Kocaman açan ağzını, dilinin büyüklüğünün farkında olmadan gerer kollarını.İstenç hiç kurumaz oysa, istemeye dair bir tutuşma anı, kovalayan ve durultan gökkuşağından tek renk tayfını.

Diri, istem kuşağında bir ask gölü, gerebilir istemi , tutuşturabilir bir dölü. Huşu içinde sağlak biri bir bölüm yazar ve orda tek şey kendini görebilir - dip ölüm...

fikir 03.06.2008 15:59:22

Diri, istem kuşağında bir ask gölü, gerebilir istemi , tutuşturabilir bir dölü. Huşu içinde sağlak biri bir bölüm yazar ve orda tek şey kendini görebilir - dip ölüm...

Son yazana atfedilmiş varsayarak cevap versem ne yazardım;

Gerçek bir bilinç akışı...

1. Gözlerimden ateş saçıyor,
kimin ne yazdığının bile farkında değilim,
“eldiven”, giymiş izlerini saklayan kara eldivenlerini,
silah çekmiş bana,
çıkarım karşısına,
türünün son örneği bir düellocu erbabı gibi,
başlarım aşık atmaya.

2. Alnıma çevrilmiş paslı namluyu tersine çevirir,
tıpkı Ustam Nazım’ın dediği gibi;
“Kıvır kuyruk kalemini kalbine sok, bir akrep gibi intihar et... “

3. Bir oyun vardır halk arasında iyi bilinen;
iki oyuncu vardır,
fakat birisi aslında avdır.
Oyun zanneder oynadığını
bilmez biraz sonra başına gelecek felaketi.
Ama önce biraz halkı da eğlendirmek lazım.

4. Hiç üstüme alınmam,
adres olarak başlığı gösteririm;
“Anlat ne diyorsun?”
anlatamıyor,
anlatamaz ki...

Bunların hiç birini yapmayacağım;
sönmüş kül kor olmaz.
Hırkamı alıp çıkacağım
bu başlıktan,
gölgem dahi olmayacak,
hayalet sayılmasın diye...
ve
kalanlara selam olsun...


03.06.2008 16:39:29
Diri, istem kuşağında bir ask gölü, gerebilir istemi , tutuşturabilir bir dölü. Huşu içinde sağlak biri bir bölüm yazar ve orda tek şey kendini görebilir - dip ölüm...

Kovuğunda kör bir nokta, dikil!

İrkilme..!

Attığın adım kendine kayar, yüklenirsin sağ baştan sol başa, ileri geri...

Çevir halkayı, kırma dümeni!

"Dip ölüm", dipsizliğe yelken açana "en kesif" ödül, sızlanmadan in!

eldiven 03.06.2008 22:43:07
Sana bir altın verdim, onu toprağa ektin. Ve bütün geçmişlerine ve geçmişlerinin çürüyen, çöküp giden görkemine güldün.

Özgürlüğün dikeniyle mutlu mutlu oynadım, çeviktim, köstebekler ve hantal cüceler vardı. Onları elle toplayıp parantez işareti yaptım... O kadar küçük ki, kendilerindeki kötülük de bu kadar küçük, diye düşündüm. Güneş sarhoşu sevinçler arasında bir başıboş havaiydim. Hantal cüceyi köhne kürsüye oturttum ve kendisinden, eğer utanmazsa, ona bir vaadim olacağını söyledim. "Elini kuşağına götür ve şu kara korkuluk gibi duran köstebeğin hayat ağacına tüne ve bütün kibrini altüst et!"

Bana, "sen hiç , birisinin alınyazısını fethettin mi?"  diye sordu.

Sertliğimin parantezi, bütünüyle sendeledi. Devam etti:

"Ben gelecek sunmuyorum, özgürüm ben... Kürsüde ne işim var?"

03.06.2008 23:25:55
Sivri gagalarıyla kendilerini didikleyenler, boğulduklarında bu kanda onların nefes alan ve esneyen coşkularını dışarıdan -diğerleri- hissedemezler.

hissetmedikleri için. ya meraktan. ya da boşluklarını seninle doldurmak istediklerinden habire sen kendinle uğraşırken, onlarda seninle senin kaldığın yerden devam ederler. ama sana yaptıklarını farketmezler. çünkü işe yaradıklarını düşünürler.
Gider atasına, özgürlüğüne ikisi fırlayıp, oraya -  zengin mahalli ezberi saklanacak kişileri için damar kırallığı'n, sonsuz film rulosunda iğrenme nöbeti tutmuşlar, peki, ne çıkar bugünün uzun bir akşamı olmasından ve mutluluktan başı dönmüş ezberlerinin, beyhude.... korkudan güneşe uzanmış bir geceyarısı çulsuzu,  orada-yapması gerekeni bildiğini sanıyor- saçtın... bildiğimiz en tuhaf yaşam bu... az önce yaptığı deliliğe güldü onu delice sevmiyor musun? yalan zamanı! yaşama zamanı, herşeyi açtın! zihinini merhametinde bıraktığndan kalmıyorsun orada, odadan dışarı çıktığından itibaren ayart kendini. Hayır, hayır! Üç Kere Hayır!
Bir hiphap dinliyorum sandım kendimi.

04.06.2008 12:42:01
cevap bir kez verilmeliydi bana göre,
vermiştim, "kansız" sana göre...

beni tanırsın ve devamında ne düşündüğümü en azından tahmin edersin...

teşekkür ederim, faydalandım... Smiley

"Kansız olmak" ayrı, "kanı çekilmek" apayrı..."fikir"...

Bir kez daha düşün istersen(?) ve yazışalım devamında.


eldiven 14.06.2008 03:11:36
Karnımı sol boşluğundan yarıyorlar, yüzüme ayna tutuyor birisi. Karnıma geçirdikleri dev keskiyi bana gösterdikten önce idi, dilimi mideme dokunmam. Dilimle mideme ulaşmak, karın boşluğuna yol bulup keskiyi durdurmak istiyorum. Acı, acı, acı... Dünya küçük bir testere ile doğranmış kanlı et yığını... Yüzümü görüyorum aynada. İrkilip duran bedenime bakan bu gözler kafatasına batmalı... Ağzım  kanal hücumu içinde... Sadece a! Tek ünlem!

"Lütfen, gözlerimin ferini söndürün!"


Sayfa: 1 [ 2 ] 3 4 5 6 7 8