|
||
| Neyin gereği yapılmadığı için düşer insan sahnede? Nasıl düşer..bazıları neden hiç düşmez.. İyi rol yapmak için makyajla yüzünün örtülemsi neden gerekir? İyi rol neden tiyatroda ayrıntılar örtülerek yani bağırılarak yapılır.. Hayatta kamera yok kiş sinemadaki gibi minimalist olunsun.Gerçekten kamera önündeki gibi midir hayat yoksa sahnedeki gibi mi? İyi rol yapan ikna edici yalan söyleyen midir.. belki ancak rol yaparak gerçeğe ulaşmak mümkündür... Hayat sinema mıdır-tiyatro mu? ya da.. |
||
|
||
| Tiyatro hayata bazen sinemadan daha yakin.Cunku hayatta rolumuzu cogu zaman abartir ve bagirarak kendimizi ifade ederiz.Tipki tiyatrodaki arkadakiler de duysun endisesi gibi sanki yeterince rolumuz etkili olmayacak gibisine hep hissetmek yerine abartili his gosterilerine kalkisiriz. TVde salya sumuk aglayan kadinlar gibi. |
||
|
||
İşte böyle...
|
||
|
||
tuttum!!
|
||
|
||
Bırakın düşsünler.Düşmek iyidir.
|
||
|
||
| düşmemek de iyidir.. :rolleyes: sıfatlara bel ağlayıp kuyuya inmeyin derim ben sadece yaşayın işte, bırakın gerekiyosa illa; sahne düşsün
|
||
|
||
| sahneye çıkmak düşmeyi de kalmayı da göze almaktır. eğer çıktığın sahneyi kendin seçersen düşmezsin. rol yaparsan sahne senin üstüne yıkılır. yaşamak lazım.. sahnede yaşamak.. |
||
|
||
| sahneyi reddedenlere nolur...kuliste kalmakta ısrar edenlere... çünkü sahne hep seyredilir...bir gün seyretmesinler isteyebilirsin. seyredilişin yalnızlığını kendi tekbaşınalığınla değiştirmek isteyebilirsin. ama sahnenin kulise ulaşan bütün kapıları kilitlidir. |
||
|
||
| Sahne mi: Bir bodrum ağı!! Örümcek donmuş mudur? Parçalamak istdiğiniz uzuvlarınız mı var? Gören görür, diğeri düşer! Ama düşmek makuldur, tarafın heyecanı sararsa, zorunlu bir istem oyunu başlar! Önce, cenk edilir başka bir cenabetle, sonra, sunulur isştahlı örümceğe! Sunulan donmuştur! Sahne korkudur insan için! Küçük insan için, büyük insan için; Üstün'ü veya Tanrı'sı için! |
||
|
||
| sahne sunmak içindir ya...neyi sunmak..çıkışta seyirci neyi alıp gider... düşmek belki aradaki anlaşmayı bozmaktır,alışverişi. seyrci de belki çıkamıyordur...alıkışıyla kendi arasındaki yaşamsal bağı gereği sıkışmıştır. |
||
|
||
| Örümcek! Açgözlü ulviyet! Tepesindeki alınırsa, yaptığı tüm hesaplarını küstahça yıkar! Başşız bir hareket buna derim ben, boşboğaz hareket! Bakınız, ağındaki kim! Dikkatli bakın, kim! Hadi, düşürün onu! Düşürün onu! Ağ donmuştur, sunulan donmuştur! Basitçe açıklanan bu! Sahnede düşmek sözkonusudur ama 'sözüm ona' geçersizdir! Sahne açlığı dile getirir! Açlık! Bu her 'ben'in o anki güç istemini belirtir! Mantıksal ikilemin ücra kentinde oturduğum her zaman belli oluyor... Mantık savaşımı vermek sözkonusu ama sözüm ona bu sözkonu için düşünmem yersiz! |
||
|
||
| mantık savaşı..sahne düzeni..girecekler ve çıkacakların sırası bellidir. herkes repliğini heyecanla okur. kazanacaklar ve kaybedecekelr eşittir... kuru alkışlarıyla izleyicinin olmadıkalrı kadar büyüyecekelrdir. sahne balonlarını salar göğe... ne tuhaf sevinçtir. oysa rüzgar aldırışısız eser, bağrındaki kör neşeye inat ve. |
||
|
||
| sahne bir adrelinin yaşanılası kılındığı, tek düze yaşamdan çıkmış, gövde gösterilen mahal veren hızlı ve pratik düşünme alanıdır... lakin olayı yaşamaya döktüğümüzde yani hayata sıfatlandırdığımızda bide bakmışız ki ne düşünebiliyoruz nede pratiğimiz yeterince gelişmiş... sinema, tiyatro hepsi aynı aslında... tek farkla biri seyircinin içinde diğeri cam arkasında.... |
||
|
||
| sahne düştüğünde etkisi olsun diye yükseğe kurulur..ve düşüşünü herkes izleyebilsin diye.. | ||
|
||
| sahneden seyircinin ortasına düşmek bir de...ne derttir ama...avuçları patlayana kadar alkışlamışlardır ve şimdi sıra geri ödemededir. seyredilmek yazgısıdır sahne. gözlere karşı koyamayan düşkün benlik belki. |
||