|
||
| bu arada... Buluşma Yeri: Kadıköy Tepe Natilius- Carrefour'un önü (Kara Bayrakların yanı) Buluşma Saati: 10:00-10:30 gibi... |
||
|
||
| Konuyla ilgili Radikal İKİ ekinde çıkan bir yazıdan alıntı: ......... Huzur Bazı zihinlerde barış sözcüğü huzur sözcüğünün ikiz kardeşi, tıpkı İngilizcedeki gibi. En çok da vicdan huzuru anlamına geliyor. Barış sözcüğüne tepki duyanlara da rastlanıyor. Ya birer vurdumduymaz oluyorlar ya da sözcüklere fazlasıyla duyarlı kimseler: Kavramın teraneleşmesinden, söylene söylene anlamını yitirmesinden korkuyorlar. Hele bir iradeye dönüşsün ülkemiz ve dünya için, anlamını o zaman yitirsin yitirebileceği kadar. Ama buna daha çok var. Bir inşaatı başlatmak gerekiyor, biraz gayret. Gazeteciler, çeşitli görüşlerden politika yazarları, son haftalarda şu fikri epey dile getirdiler: “Silahlı müdahalenin de, sınırlarına ulaşıldı; artık yeni açılımlar gerekiyor.” 1 Haziran Pazar günü Kadıköy’de söylenecek olan söz, beyan edilecek irade de tam tamına bu. Artık yeter! Ölüm değil çözüm istiyoruz! Tuzla’ya da, dağlara da, doğuya da, batıya da! Ey karar vericiler, duyun sesimizi! Her durumda Kürt sorununda korkutucu kopuşları engelleyebilecek tek yol bu: Ülke gerçeklerine ve vicdanlarımıza kulak vermek. Yakın zamanlara kadar, Kürt sorununda ölüm değil çözüm diyenlerin kendilerini ortaklaşa ifade edebilecekleri bir yer yoktu ortalıkta. Belki de ortak bir çözüm iradesi oluşmamıştı. Şimdi var böyle bir yer. Yıllardır gösterilen çabalar sonucu, bugün bir uçtan bir uca, başka türlü kolay kolay biraraya gelmeyen çok geniş ve çok farklı kesimlerin barış iradesini biraraya getirebilen bir yer oluştu: Barış Meclisi. Miting tertip komitesi, dünya ve ülke barışı için mücadele etmiş ve etmekte olan herkesin de orada olacağını umut ediyor. Hakların ve özgürlüklerin bütün boyutlarını savunmak için bu olanağı değerlendirecek miyiz? Canı yanan doğu illerinin gösterdiği ilginin hiç değilse yarısı kadar ilgi gösterecek mi diğer herkes barış çağrısına? Gazete sayfalarından, salonlardan, kapı arkalarından, kafelerden, kahvelerden, evlerden ve işyerlerinden çıkıp gelebilecek misiniz? Şu ölüm getiren umutsuzluk toprağını silkelemeye? NECMİYE ALPAY http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=EklerDetay&ArticleID=879783&Date=28.05.2008&CategoryID=42 |
||
|
||
| Mesele lazların, kürtlerin, türklerin vs gerçekte olup olmaması değil. Irk olarak böyle bir ayrımı yapabilmek için biyolojik olarak araştırmaya gitmek zorundasınız kaldı ki bu anlamlı bir sonuç vermeyeceği gibi sonuç anlamlı olsa bile önemli olmayacaktır. İstanbul'da yaşayanların istanbullu olması gibi, nereden geldikleri bilgisinin önemi kendi tanımlamalarına göredir. Bir bölgede yaşayan halk kendini bir isimle tanımlıyorsa ve diğerlerinden herhangi bir şekilde farklılaşmışsa o halk gerçektir. Eğer onlar özelleştiklerini ve o bölgenin halkı olduklarını söylüyor ve kendi aralarında birlik olabiliyorlarsa, onların kökenlerini araştırmaya kalkışmak, homosapiens'in afrikadan çıktığı dışında size herhangi bir veri sunmaz. Neden lazlar, çerkezler değil de kürtler demek olası sosyolojik, biyolojik, psikolojik ve tarihsel farklılıkların varlığını kabul edememek olabilir ancak. Nedeni bilmesek bile farklılıkların varlığı kesindir bu nedenle bu soruyu absürd sorular kategorisinde incelemeliyiz belki. Nedeni de bilmek çok güç değil aslında biraz araştırmak gerekiyor. Bunun bir sebebi azınlık psikolojisinin ve aidiyet duygusunun doğurduğu milliyetçiliğin eğemen kültürün birliğiyle uyuşmamasıdır, mesela lazlarda milliyetçidir ama onlar eğemen kültüre dahil edilmişlerdir - diğer yan nedenleri de tarihsel ve sosyal gerçeklerde, sosyolojik etkenlerde bulabiliriz. Konunun özüyle bunun alakası olmadığı için devam etmiyorum ki buna benzer şeyleri 35-40 kere fln yazmışımdır forum köşelerine.. |
||
|
||
tam diaspora ağzıyla konuşuyorsun devrim adı altında kürtçülük kısacası bölücülük yapan şahsiyet hiç hoşgelmedin kimsenin avukatlığını yapmaya soyunmayacağım ama merak ettim kaç diaspora mensubu kişiyle birebir tartıştında yada kaç lobi üyesinin yazınını okudun da onları bu kadar net seçebiliyorsun ? diaspora ağzını bilmem ben pek ama ezber ağızlıları çok iyi bilirim. diaspora: Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. ama biz yahudi soykırımı imajından faydalanmaya çalışan ermeniler için kullanırız genede.birebir konuşmadığın halde hakkında fikir sahibi olduğun ya da şöyle daha uygun: bilip bilmeden çok fazla fikir kustuğun konular varken bu nasıl bir saçma sorudur anlamadım birebir konuşmaya gerek var mı yoksa diasporanın çizgisi zaten belli midir? bellidir ki biz de net seçebiliyoruz azınlık oluşturmaya çalışıp oluşturduğu azınlığı kışkırtan ve 'Ne Mutlu, Türküm diyene' sözündeki virgülü görmeyerek sözü Ne Mutlu Türküm şeklinde algılayan beyinler genelde diaspora ağzı olur o söz Türk'üm demenin mutluluğunu belirtir ne mutlu Türk'üm demenin değil. ben de yayık ağızlıları çok iyi bilirim ağzını yayar ki cahil olduğu anlaşılmasın. |
||
|
||
![]() 1 Haziran’da Kadıköy’de Barışın Sesini Yükselteceğiz 1 HaziranBuraya sizleri barışın sesini bir kez daha duymanız için çağırdık. Savaşın insanı tüketen, çürüten, bitiren cehennem karanlığı içinde barışın sesini. Kürt sorununa demokratik, barışçıl çözüm isteyen bu ses 1 Haziran'da İstanbul'da Kadıköy Meydanı'ndan yükselecek. Türkiye Barış Meclisi, barışın sesini güçlendirmek, Kürt sorununun adil ve barışçıl çözümü için kulaklarını tıkayan siyasi aktörlere Türkiye'nin sesini duyurabilmek ve sorumluluklarını hatırlatmak için İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda bir miting düzenliyor. Mitingimiz Türkiye'de pek fazla örneği olmayan bir şekilde tek slogan altında yapılacak. Mitinge destek veren ve katılan tüm siyasi partiler, emek örgütleri, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları tek bir sloganı haykıracak: Yeter, Kürt Sorununa Demokratik Çözüm İstiyoruz. Kürt sorununun barışçı yöntemlerle çözülmesi için adımlar atılacağı sözü verildi. Ancak siyasal iktidarın seçim sürecindeki bu sözüne rağmen yaşadığımız şey yine şiddet, yine ölüm ve tırmandırılan milliyetçilik... Bu şiddet, kaygı, belirsizlik sarmalı ve bunu kuşatan militarist söylem ile birarada yaşama isteği sistematik olarak aşındırılıyor. Savaş ve çatışma herkesi dilsizleştirip sözü hükümsüz kılıyor. Biz Türkiye'nin dört bir yanında örgütlenen Barış Meclisi üyeleri ve barışa yandaş olanlar barış ve demokrasi konusunda siyasi kararlılık bekliyoruz... Bu beklentimizin Türkiye'nin önde gelen emek örgütleri, sendikalar, meslek odaları, dernekler ve siyasi partiler tarafından da destek görüyor olması bize umut veriyor. Şiddetle çözülemediği, bunca acı pahasına görülen sorunları barışçı yollarla çözmek mümkündür ve çözüm, bizim de sorumluluğumuzdadır. Bin yıldır bu topraklar üzerinde birlikte yaşayan bizler, çocuklarımıza kalıcı bir barış bırakmak istiyoruz. Öncelikle, devlet kurumlarından, çatışmaları ve ölümü değil, yaşamı siyasetin merkezine alan bir açılım talep ediyoruz. Kürt sorunu şiddet ve asayiş sorunu değildir. Kültürel ekonomik, sosyal, psikolojik, insani ve siyasal boyutları olan bir sorundur. Tüm kültürlerin olduğu gibi, Kürt kimliği, dili ve kültürünün, kamu yaşamının bütün alanlarına dahil olmasının önündeki yasal engeller kaldırılmalı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü eksiksiz sağlanmalıdır. Derin yoksulluk ve yoksunlukla gelen umutsuzluk kıskacının kırılması, bölgeler arası ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin aşılmasına yönelik politikalar hayata geçirilmelidir. Kürt kimliğine sahip olan insanların siyasal alanda bu kimlikle var olabilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Özgürlük ve güven içinde yaşamak isteyen herkesi; şiddeti yaratan nedenler üzerine düşünmeye, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla samimi bir şekilde yüzleşmeye davet ediyoruz. Ortak bir geleceğe umutla sarılabilmek için, yazgılarımızın birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu görmek zorundayız. Aynı acıları aynı kaygıları paylaşıyoruz. Birbirimizin gözlerinin içine utanmadan bakmak istiyoruz. Birbirimize sarıldığımızda korkmak istemiyoruz, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Umudu Barış olan herkesi 1 Haziran'da Kadıköy Meydanı'nda bekliyoruz. Barış için, Kürt sorununda demokratik, barışçıl çözüm istediğini bir kez daha duyurmak için! Umudumuz barıştır. Tertip Komitesi adına Murat Çelikkan ******************************************************************** 1 HAZİRAN'DA KADIKÖY'DE BULUŞUYORUZ BARIŞIN SESİNİ YÜKSELTMEK İÇİN! BİRARADA YAŞAMI SAVUNMAK İÇİN! KÜRT SORUNUNDA DEMOKRATİK ÇÖZÜM İÇİN! Türkiye Barış Meclisi, barışın sesini güçlendirmek, Kürt sorununun adil ve barışçıl çözümü için kulaklarını tıkayan siyasi aktörlere Türkiye‘nin sesini duyurabilmek ve sorumluluklarını hatırlatmak için 1 Haziran 2008 "Yeter, Kürt sorununa demokratik çözüm istiyoruz" başlığı ile bir miting düzenliyor. Kürt sorununun geldiği aşamada yeni acılar yaşamamak, Kürt sorununun içinde barındırdığı gerilimler nedeniyle içte toplumsal çatışmaya, dışta bölgesel bir savaşa dönüşmemesi için Doğu‘dan Batı‘dan Kuzey‘den Güney‘den her yerden, yerelliklerimizle, farklılıklarımızla bir araya gelip, barış için sesimizi yükselteceğiz. Kürt sorunun çözümü bu topraklardadır, bu topraklarda yeşertilecek barış ve kardeşlik umudunu büyütmektedir. Yüz yıllarca bir arada yaşamış, komşuluk etmiş halkların birbirine düşman edilmesine, etle tırnağın ayrılmasına izin vermeyeceğiz. Kürt sorununun demokratik çözümü için, savaşa ve acılara artık yeter diyen herkesi, 1 Haziran'da Kadıköy'e çağırıyoruz. Alper TAŞ ÖDP Genel Başkan Yardımcısı http://www.odp.org.tr www.turkiyebarismeclisi.org |
||
|
||
| kadıköy duvarları yine anti-faşist, anarşist yazılamalarla dolduruldu miting görüntüleri ve dağıtılan bildiri için http://istanbul.indymedia.org/news/2008/06/240060.php ![]() türkçe ve kürtçe hazırlanıp dağıtılan bildiri: Acı ve öfke vardır mezopotamya da Halkın üzerine sürdüğü tanklarıyla, bomba yağdırdığı uçaklarıyla SAVAŞlardan kasalarını dolduran şirketleriyle Mareşaller Generaller yani ORDU vardır Mezepotamya'da. Politikacıların siyasal arenalarda yanyana poz verip el sıkışmasıdır,BARIŞ biz biliriz devletin Savaşını da Barışını da. Tuzla Tersanelerin de savaş değil BARIŞ var 96 ölüsü 1000'lerce yaralısıyla. halkın içine öfke tohumu ekenler. LİNÇ'lerden nasiplenenler şunu bilmelidirler ki; rüzgar ekenler, fırtına biçerler Buraları tüketip oralara inen, Fehtullah Gülen. iki okul, dört yurtla Ortak olmak istiyor galiba. Mezepotamyanın TALANına. Özal döneminin ultra-liberal "Önce aç bırak, sonra kuru ekmeğe köle et" projesi G.A.P yeniden üretiliyor.! Düzen aynı kasalarını doldurmak için bekleyenler ve iktidarlarını pekiştirmek isteyenlar. Eski hinliği tekrar ettiler. Kandırırız zannetiler. Ama aç kalsada canlar, medet ummayacaklarının cevabı Amed'de Tayyip Erdoğan'a verdiler. kölelerin kendilerini yönettiklerini zannetmelerine yarayan aygıt DEMOKRASİ! "Yeter Artık!" diyerek alanları doldurduğumuz bugün, sistem içi çözüm önerileriyle devletin diline tabi olma günü değil; Kulaktan kulağa yayılan fısıltıları çığlıklaştırma günüdür: Sorun; Efendilerdir Sorun; Şirketlerdir Sorun; Ulusculuktur Sorun; Devletlerdir Sorun Kürt halkında Değil! Bu topraklarda KÜRT SORUNU yoktur. Sorun Türkleştirme sorunudur. Sorun Efendilerin İktidarlarını sonsuzlaştırma sorunudur. Ezilenlerin isyanıyla çözülecektir! bildirinin kürtçesi: Jan u hers heye li Mezopotamya ye. Bi tank u topen xwe, bi balafiran, mareşal u general hene li Mezopotamyaye, ango arteş a faşist. Em şer e dewlete ji dizanin aşitiya wi ji. Di barengen Tuzla ye de şer tune, aşiti heye le bele 96 karker mirin u bi hezaran ji birindar bun u enil man. Fetulla Gülen ku talana wan deran qedand u bi du dibistan u çar dersxanan dest awet Mezopotamya ye u dixwaze bibe beşdar e talan e. GAP ku peşnuma ya ultra-liberal a Özal; "birçi bihele u ji xwe re bike bende" carek din derxistin hole u didominin. Pergal a efendiayan wek her waxt e ye. Yen ku dixwazin xeznok e xwe tiji bikin u yen dixwezin desthilati ya xwe berdewan bikin feneki ya hertim dikin.Ew guman dikin ku ew e gel bixapinin. Le Erdoğan li Amed e bersiv a xwe girt: Em e birçi ji biminin em, hawar ji we naxwazin. İro ku em meydana bi deng en "EDİ BES E" tijidikin, ew roje ku wan dengan bikin qerin. Pirsgirek; Pirsgirek a desthilatdaran e Pirsgirek a şirketan e Pirsgirek a neteweparezi ye ye Pirsgirek a dewletan e Gel e kurd nine pirsgirek. Li wan axan pirsgirek a Kurd tune ye. Pisgirek a asimilasyon e heye. Pirsgirek, daxaz a domandina desthilatdariya efendiyan e. Ne bi gap e u ne ji bi demokrasi ya derewin... bi SERHİLDAN ew e be çareserkirin. |
||
|
||
| bir şey yanlış yapılmış birileri başkalaırnın hatalrını noksanalırnı sayrken neden kendi noksanlıkalırnı hatalrını daha evvelki kötü uygulmalrını syamz hepinizi ayırmadan sağ sosyalsit kemalist anarşsit faşist liberal islamcı,cumhuriyetci batıcı doğucu hepinizi hepimizi beni bile dürüst olmamkla itham ediyorum yalncıyız üç kağıtçıyız kimsyei ayırmıyorum herzmanki gibi böyle gayri dürüst olundukça ilelbet vböyle devam edecektir aynaya bakamıyoruz başkasının hatsını gör kendi hatanıda gör skaın deme benim beyim var ki sevet hatmız bu biz kendi,mzii hatsaız görüyrozu hatlardan münezzeh görüyoruz |
||
|
||
| BU ÜLKEDE KÜRT SORUNU YOKTUR. BU ÜLKEDE TÜRK SORUNU VAR. BU ÜLKEDE TEKLİK SORUNU VAR. BU ÜLKEDE ADI GEÇEN ANAYASADA TÜRKLÜK İBARESİ SORUNU VARDIR, BU ÜLKEDE RANTÇILARIN, SAVAŞ TÜCCARLARININ, SLAH TÜCCARLARININ SORUNU VARDIR. BU ÜLKEDE KESESİNİ DOLDURMADAN HİÇBİR İNSANİ İŞ VE SÖYLEMDE BULUNMAYANLARIN SORUNU VARDIR, BU ÜLKEDE BÜYÜKANIT VE BENZERİNİN EŞLERİ İÇİN TAKILAR ALMA SORUNU VARDIR, BU ÜLKEDE YOKSUL ÇOCUKLARIN ASKERDE DAĞDA ÖLME, ÖLDÜRÜLME SORUNU VARDIR VE BU ÜLKEDE ANTİDEMOKRATLARIN, FAŞİTLERİN DEMOKRATLARA YAPTIĞI İŞKENCENİN BEDELİNİN ÖDENMEMESİ, SORULMAMASI SORUNU VARDIR. BU ÜLKEDE... | ||
|
||
| yine eksik yine yanlış yine kendiniz dıaşrıda tutucu bir mesja içinde doğruların olması bu mesjaınızı doğu kılmıyor sayın kopil118 | ||
|
||
Sapiens acaba senin fikrin nedir bir defalığına özel bir muamele yapıp 3 5 satır açıklamaya tenezzül etseniz de tüm sıfır ahalisi anlasa hatalarını. Sadece eleştiriyorsunuz herkesi malum yetersiz bulup. Kopil in o cümlelerinde bir tek taraflılık göremedim bence onıun etnik kimliği ve genel olarak T.C ye bakışı dolayısıyla bu yorumunu yaftalıyorsunuz her zamanki tavrınızla o kadar. Acaba asıl sorun nedir anlatsanıza bunu sorunca yatmayın tembelliğe bir defa da. Çünkü eleştirileriniz ve salt doğru olmadığını söylemeniz eleştirdiğiniz kişileri yanlış yapmıyor sayın sapiens
|
||
|
||
| benim fikrim açık sayın bay Khaos hepimiz Defolum ilk taşı atacak kişinin günahsız birisi olması beklentisi diyeceksniz ki sen taş atarken bu kaideye uygunmunsun ki sayın kopile taş atmaktasın aslına bakarsanız ve mesjalrıma bakaransıa kendimdie attığım taşlardan uzak tutmuyorum demkki aslında taş atmıyorum(attığım taşın hedefi olcak kadar hızlı olmaıdğımı biliyroum)taşları deviriytroum ve bende taşalrla devriliyroum birkurt wonnegut romanına mı dönüşüyor bu mesja tek farkla bunda acaip yazım hatası var dikkat vbedersneiz hala size yanıt vermiş değilim belki hafiften bir girişimden bahis edilebilir (ne olur edilerbilri deyiniz) komik mi değil acı azı azımsanmıycak bir acılıkta türkiyede sorun nedir ve bu konuda fikrim nedir deli saçması bir şey bu birazdan patlarsam şaşmayın(patlamayı myazagi çizimleridneki patlamalr gibi yüz güldürücü bir patlama olrak düşünün en azından ölümüm işe yarsın) bırakında bunları mutlumusnuz diye soracağım çekiniyroum bazen çok kabalaşıyrounuz kırıcı bile odluğunuzu gördüm zeka seviyemin gösteregsi oluyrosunuz hakkımda miünasebetszice düşüncelerinzi olduğunu ama ...Burada bitiyor veyendien asıl konuya dönme çabaları neydi konu türkiyenin sorunu ne türkiyenin sorunu yoğunlşamama olabilri mi kendim cevap veriyroum bilmem ki. bu sefer daha samimi olsun diye Türkiyenin sorunu değil Ülkemisin sorunu nedir siyue soruyroum ve peşinden açıklma yapmadan kednişm cevaplamaya çalışacağım(komik olmaıdğını hatta bir işkenceye dönüşmüş olabilceğinide düşünmekteyim ama ben ne yapayım fıtrat tanrı beni yaratırken belkide özle bir çamur kullanmıştır) Çok dağınık zihinli olmanın zararları diyecektim sizin daha evvel birielrine aptal salak dedğiniz anısmadım büyük ihtimalle banada demişsinizidr daolyısuyla dağınık zihinli olabilmem için önce zihnimin olmasının gerektiği gibi evet gelelim konuya heeks bir araraya geldiği örgüt parti cemaat klik geldiğinde ülkeyi kurtarmak tan bahsetmekte bende tek başıma oalraktan ülkeyi kurtarmaktan bahsediyroum aptalca gelcek ama kovmalarımda ciddiyim hepinizi kovuyorum kendimdie içine katıyroum ben çıkmıycağım dark city deki doktor gibi (haha daha evvelde sizinle bir muhabbet sıraısnda dark cityden örnek evrmiştim)birinin klamsı gerekiyor ben o doktorun rolüne soyundum kendimce 50 yıl sadce 50 yıl çıkın bu ülkeden ne salakça mesaj değil mi taklid konsuunda kötüyüm |
||
|
||
| Hiç bir şey anlamadım, anlamaya çalışsam da sapiens. Sonuç olarak siz susun saçmalıyorsunuz ben sizi kurtarabilirim ancak, hepinizi kovuyorum aslında kendimi de kovuyorum ama ben çıkmayacağım diyorsunuz. Dark City de yaşıyoruz diyorsunuz,hepiniz uyuyor, yönlendiriliyor, dün nerede hangi iş deyken bugünkü halinizin hayal ürünü olduğunu hatırlamıyorsunuz, ben uyanığım ama siz bunun farkında değilsiniz diyorsunuz. Çok yaratıcı gerçekten ve konuya dair herşeyi açıklıyor yazıklar olsun bize ne geri zekalıyız, zavallıyız. Ancak sorun şu bay sapiens. Doktor Schreber olduğunuza göre yabancıların istilasından kimi kurtaracaksınız çünkü siz onlar adına çalışıyor istisna olan John Murdoch u da yine onlar için bulmaya çalışıyorsunuz. Yani bir hain olduğunuz söylenebilir kurtarıcı değil madem ki Doktor Schreber rolüne soyunduysanız. İlginç olan da belki bu vicdani çatışmanızdır kimbilir yabancılara yani yönlendirici akort makinesinin sahiplerine karşı mücadeleyi ütopik buluyor bu yüzden onlar adına çalışıp bir de sizi kurtarmaya çalışıyorum yalanı atuıyorsunuz. John Murdoch lar yemez bunu kusura bakmayın Ayrıca niye kadın kılığına girdiniz bu ihanetinizi gizleyemez ![]() Ben aptalca bulduğum mantıksız düşünce sahibine önce ne derece saçma ötesi bir bağlantı kurduğunu gösterir sonra bu ne salakça bir düşünce derim. Bu konuda bir suçluluk duymuyorum ezbere konuşmayın öznel düşünce özerkliği diye bir saçmalık yoktur nesnel pratiklerde. Ancak görüyorum ki siz dürüst olmadığınız gibi tüm yazışmalarınızda herkesi aptal yerine koymaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. Söylemleriniz manasız bir kişisel fantaziden öteye gidemezken bu referans ile her düşünceyi yaftalamanız da evet salakça. Kırılabilirsiniz ama bu bencilce kurgularınızın karşılığıdır. Fantaziye devam sapiens kurtaracakmış bizi susalım. Ama bizim böyle bir iddiamız yok |
||
|
||
| zaten türkiyede kürt sorunu değil türk sorunu vardır | ||
|
||
| saçmalamayın (khaos beyden arak üslup) Yada Irkçılık yapmayın yada:Szi kürtleri etnik kimlik olarak kabul etmiyromsunzu ve dieğrlerini türk sorunu diyrosunzu üff canım sıkkın canım |
||