|
||
| Ellerimin yirmisine dokundum.Sonra boynumun,saclarimin,dudaklarimin yirmisine…Saatlerce aynaya baktim,gözlerimin yirmisiyle. _Bütün kirkindaki kadinlar yapar bunu-ölmemis yirmilerle,yeni dogmus kirklarin vurustugu yüz cizgilerinde,geceyle gündüzün o dantelli sinirlarinda,hüzün gibidir aynalar.Hersey belli belirsiz.Bütün cizgiler bir köseye saklanmis.Karanliktan korkmamali…Gölgeler,aydinlikta belirir- Bütün kirklarimi örttüm.Ellerimin yirmisiyle,saclarimi taradim.Saclarimin yirmisini percem döktüm alnima.Dudaklarimin yirmisine pembeler sürüp,gülümsedim capkinca.-Fena degilim-Boynumun yirmisine inci taktim,bir eski zaman fotografi gibi.Kendimi yeniden cizmeye gücüm yetmez-Artik hüzün bile benim degil.Bütün kirklarima siyahlar giydirdim cünkü…- Ben yirmiyi diledim mi? Dönsek mi?Bir yerlerde yalnizligim bekler beni.Belki bir sözde,belki filmin beyaz duvarli bir sahnesinde,belki antraktaki o sigara iciminde. O adam gene,gülünmeyecek bir seye gülüp,gülünc olacak biliyorum.O kadin kocaman bir vazoya,sapsiz cicekler koyacak yemegin basinda…-Bu cicekler bunun icin mi öldü-Cicekler suya gömülecekler tüyleri yapismis,ölmüs islak kediler gibi…Ben vazonun o kalin kesmelerini seyredecegim boyna,koca bir kalabalik gibi yoracak gözlerimi,bulanan suyu,icimi bulandiracak…Ben kirk olacagim yine,seksen olacagim,bunaltidan ölüm olacagim o masada…Maviyle kahverengi yan yana geldiginde,yalnizligim bekler beni,dönsek mi? -Kadin yogurdun üzerine tarcinla adini yazmisti.Gri kazagi hep kizartma kokardi neden,neden hep gögsüne bastirirdi basini,neden alt dudagi tükürür gibi sarkardi cenesine…Baklaya salca koymustu,cukur tabaklarda yemek yiyorlardi,evlerine terlikle giriliyordu…-Icimin mazgallarindan yalnizligim dökülüyordu ha bire-Asansörde uyumus gibiydim,durmadan kalabaliktik ve hep iniyorduk…Bir yerlerde yalnizligim bekliyordu beni dönse miydik? Ne zaman ki,takside teyp calsa,bir yerlerde yalnizligim bekler beni…Dönsek mi?Icimin dantelleri, dudaklarima vurdu gene biliyorum…Suskunlugun rüzgarinda titrer durur simdi…Aglayik cocuklarin ki gibi bükülecek dudaklarim.Bir örtü islenecek hüznüme,bir bohca kenari gibi duracak o suratim gene… Ne zaman ki,yagmurda bir oktavlik bir arabesk feryatlari duysam dayanamiyorum dünyaya,ölsek mi?Her sey günün yaslanmis suratina uygun.Ah,bir aksam olsa diyorum.Karanlik örtecek.-O zaman bu yol bu kadar uzun gelmeyecek bana- Ne zaman ki,bir taksinin sarisinligi,asfaltin kursunisinin üstüne degse,bir yerlerde yalnizligim bekler beni…Dönsek mi?Tirtillar dut yapraklarini kemiriyor.Yemyesil tirtillar…Icleri,dislari yesil tirtillar…Kesseniz,kani yesil tirtillar…Öyle,kendi rengi yok tirtillar.-Ben tirtil olmak istemiyorum-Öyle yapragin üzerine uzanmislar.Öyle bütün sinirlari kendi iclerinde,bütün yollari kendilerine dönen tirtillar…Öyle kendileri disinda yaprak,kendileri icinde yaprak,öyle herseyi yaprak tirtillar… Penceredeki kadinlar.o kirli sari isikli mutfaklarda kizartma tavalarinin basindaki kadinlar.Ve pijamali erkekler balkonda.Soluk yüzlü,yorgun,bikkin,sevmeyi,sevilmeyi unutmus kadinlar-Tirtil kadinlar,dut gibi adamlar.- Ne zaman ki,firindan sicak ekmek kokusu gelse burnuma,bir yerlerde yalnizligim bekler beni dönsek mi? Yaksam mi bir sigara daha…Kararlarim titrer gibi ellerimde…Kaldirimda yürüyen serceler gibi…Tutmaliyim onlari…Yarina ucup gitmeden ,tutmaliyim…Dönüslerim gitmek gibi iste simdi…Dönmek kolay. Ben ne zaman,salacak önlerinden gecsem,bir yerlerde yalnizligim bekler beni.Salacak, bir fotograf gibidir simdi,dönsek mi? Kendime yakalandim gene…Taksinin arka koltugunda,ciliz bir isigin altinda,bütün geriye dönüslerim isidi…Hayir hic bir yere gelmiyorum,hic bir yere gitmedigim gibi…Hem iste karanlik basti bile…Ne zaman karanlik olsa,bir yerlerde yalnizligim bekler beni,gitsem mi? Alinti |
||