|
||
![]() arka kapaktan: .. korkmamayı, yaşamı sevmeyi ve ayakta durabilmeyi bana o öğretmişti diyor yazar. gerçekten de Zorba, bir yaşam klavuzudur. özgür ufukların ve özgür insanların simgesidir. bugün Nikos Kazancakis in mezar taşında yazılı olanlar, doğrudan Zorba nın ağzından dökülmüş yazgı sözcüklerini andırıyor: 'hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum; özgürüm' ve yazarın önsözünden: çünkü, mürekkep yalayan bir insanın kendini kurtarması için neye gereksinmesi varsa, hepsi onda vardı; uzaktaki besinini ok gibi yakalayan o ilkel avcı görüşü; rüzgar, deniz, ateş, kadın ve ekmek gibi, her günün yüz yıllık öğelerine bir bakirlik vermek ve ölümsüzlüğe her zaman ilk kez bakmak konusunda gösterdiği o her sabah yenilenen yaratıcı yalınlığı, elinin sağlamlığı, yüreğinin tazeliği, içinde ruhtan daha kuvvetli bir güç varmış gibi, kendi ruhu ile alay etmek yolundaki babayiğitliği ve son olarak kritik anlarda, Zorba nın ihtiyar göğsünden kurtarıcı olarak fışkıran, insanın benliğinden daha derin bir kaynaktan çıkan, her zaman yeni, pürüzsüz gülüşü; zavallı ve korkak insanların kendi hayatçığını yarım yamalak güvenlik altına alma yolunda çevresine diktiği ahlak, din ve vatan gibi çitleri yıkmak için o silkinir ve yıkardı da.. |
||
|
||
Zorba, sevgilim > bu esasında bi (ç)alıntıydıve kaynağını ancak bugün bulabildim ![]() Zorba hakkında, bi bakmanızı tavsiye ederiz http://www.milliyet.com/2004/05/21/yazar/temelkuran.html |
||
|
||
| Aşağıdaki bilgileri bilgileri imdb sinema sayfasından aldım. Filmi çok güzeldi gerçekten. Büyük olasılıkla kitabın söylemlerini çok iyi aktarmıştır. Kitabını okumadan sevdiğim öykülerden biriydi. Geçen yıllarda ölen Alan Bates ve Antony Quinn de harikalar yaratmışlardı. Alexis Zorbas (1964) Directed by Michael Cacoyannis Writing credits Michael Cacoyannis Nikos Kazantzakis (novel) Plot Summary: An aimless Englishman finds he has a small inheritance on a Greek island. His joyless existence is disturbed when he meets Zorba... (more) User Comments: A formal surprise. (more) User Rating: ********__ 7.6/10 (1,637 votes) Vote Here Complete credited cast: Anthony Quinn .... Alexis Zorba Alan Bates .... Basil Irene Papas .... Widow |
||
|
||
| Zorba'dan Zorba; 'haklı olailirsin patron. yoruma göre değişir bu. öyle şeyler vardır ki, yaşlı bilge solomon bile... bak, bir gün küçük bir köyden geçiyordum. çok ihtiyar, doksanlık bir adam badem ağacı dikiyordu. 'ee dede,' dedim, 'badem ağacı mı dikiyorsun?' o, eğilmiş olduğu halde bana baktı ve: 'ben oğlum' dedi, 'ölümsüzmüşüm gibi hareket ederim.' dedi. karşılık verdim: 'bense her an ölecekmişim gibi davranırım!' ikimizden hangimiz haklıydık patron? ve aslında ölümsüz olmakla ölüm döşeğinde olmak, var olmakla hiç var olmamış olmak.. hepsi bir idi. bir adama, çiçek açmış bir ağaca, bir bardak serin suya da bakarak aynı biçimde gözlerini yumuklaştırıp sorar. Zorba, her şeyi her gün ilk kez görmektedir. en güzel kısmı, ve özü Zorba'nın.. belki başarabilmesiydi. ve bence öyle; biz, 35 yaşındaki patron, bay kapitalist, gibi dayanamıyorduk insanlara. iğrenmemiz yerindeydi, tüm hayatla bir tüm insanlara karşı da.. ama iğrenerek eğlenemedik onlarla birlikte, hep bir şeylerin eksikliğini duyduk. eksik yaşadık hep. ve işte bu an mutluyum, umduğum hiç bir şey yok diyemedik en güzel anlarımızda. değnekli biri gelecekmiş gibi bekledik durduk beklediğimizi bilmeden, ve gözümüz yollara kaydı farkettirmeden. en yakınımızdaki insanlar, dostlarımız, sevdiğimiz adamlar.. eksikli olmasın istedik kötüymüş gibi. eksik kaldıklarında mide bulantısı dayanılmaz olurdu çünkü, kaçırırdı bizi yanlarından. kaçmamak istedik, içimizde yalnız kalmış küçük çocukların eksikliği ve yenikliğiyle.. sahte kanatlar taktık sevdiklerimize. ellerimizle çizdik. hayal ettik, yapıştırdık. ve sevdiklerimizin omuzlarına taşınmaz yükler gibi çöktü tutuşturduğumuz kanatlar. taşıyamadılar, biz kaçmadan görünmez oldu her şey. bulanık ve baş dönmeli, bir sessizliğin ortasında kaldık. belki bir insanın yalnızlığa ne kadar dayanabileceğiyle ilgilidir, gerçek kanatları olmayan arkadaşlar edinebilmesi. ve bunu başarmak zor iştir, dayanabilmek de.. savaşmayı sevmediğinden olmuş olsa gerek. iğrenç bulman. oysa hayat bir kavga zaten. elinde baltanla bela aramaya çıkmak.. kendimi bildiğim gibi biliyorum hem, bu yer bitirir insanı.. kavga değil, yapma kanatlar. Zorba ne güzel yapıyordu oysa. eğlenceli, hayattan asla değil ama insanlardan tiksinen.. Zorba'nın karşısında patron gibi zavallıydık oyda biz. yapamadık. hem yapamamak suç mu.. ? değilse bile acı. ses çıkarmadım, Zorba nın sözleri üzerimde kırbaç etkisi yapmıştı. bu kadar güçlü olan ve insanlardan bu kadar iğrenebilen, bununla birlikte, bu kadar keyifli olup onlarla güreşebilen bu adamı süzüyordum. ben ya keşiş olmalıydım, ya da insanlara dayanabilmek için onları yapma kanatlarla süslemeliydim. Zorba; onunla altı ay yaşadım. ondan sonra da.. vallahi ben hiçbir şeyden korkman. ama hiçbir şeyden! korktuğum tek şey var: allah ya da şeytanın kafamdan bu altı ayı silmesi.anladın mı? anladım diyeceksin!.. ben sık sık unutuyor, yanılıyor, sendeliyorum, dinim dinsizliklerden yapılmış bir mozaiktir; bazen içimden küçük bir anı alıp karşılığında bütün hayatımı veresim gelir. ama sen dümeni sağlam tutuyor ve en tatlı, ölesiye anlarda bile rotayı nereye çevirdiğini unutmuyorsun. Zorba; pek çokları cennete inanarak eşeklerini sağlam kazığa bağlamışlardır. benim eşeğim yok, özgürüm. eşeğim nerde ölürse ölsün, cehennemden korkmam, nerde yonca yerse yesin, cennetten umudum yoktur ... her şey aynı, karım olsa da olmasa da, namuslu ve namussuz olsam da, bey ya da hamal olsam da, yalnız canlı ya da ölü oluşumun önemi var. beni şeytan ya da allah alırsa gebereceğim, pis kokulu bir leş olacağım, dünyayı kokutacağım ve bu dünya boğulmamak için beni bir yere saklamak zorunda kalacak. |
||