|
||
| Batı edebiyatına ait bir nazım şekli ve türü. Nazım şekli olarak balad üç uzun bir kısa bendden meydana gelir. Uzun bendlerin mısra sayısı 6 - 10 arasında değişir. Her bendde eşit mısra vardır. Kısa bend Allah'a, krala, prense vb. seslenen ithaf bendidir. Her bendin sonundaki mısra bir çeşit nakarattır; değişmeden tekrarlanır. Kafiyelenmiş şekli kesin değildir; ancak bendlerde ilk dört mısra çoğunlukla çapraz kafiyeye, sonrakiler de sarma kafiyeye uyar. Nazım türü olarak, eskiden bir hikayesi olan kısa lirik şiirlere, her çeşitten duygulu şarkılara balad denirdi. Dini, satirik, trajik vb. olmak üzere her çeşit konuda söylenirdi. Ortaçağı boyunca, özellikle İtalya'da ders sırasında ve müzik eşliğinde söylenen lirik şiirler olarak görüldü. XVII. yüzyıldan bu yana klasik şeklini aldı. Masal ve efsane niteliğinde ki bendleri ele alıp işleyen, kısa ve hikayesi olan şiirler olarak kullanıldı. Çağdaş şiirde ise baladın klasik biçimi ve muhtevası değiştirilip genişletilerek hikayelerin yanına felsefi, hikemi ve duygu yönü ( lirik ) ağır basan baladlar yazıldı. Türk edebiyatın da balad ancak Cumhuriyet edebiyatından sonra kullanılmıştır. Asılmışların Baladı Olmayın bu kadar katı yürekli, Ey dünyada kalan insan kardeşler; Allah da sizden razı olur belki Sizler acırsanız bizlere eğer: Şurada asılmışız üçer beşer; Kuş sütüyle beslenen şu bedene Bir bakın dağılmadan günden güne; Bakın kül olan kemiklerimize ; Gülmeyin dostlar, bu hale düşene; Tanrı'dan mağfiret dileyin bize, Kanun namına öldürdük diye Hor görmeyin bizleri; kardeş bilin Dünyada herkes akıllı olmaz ya, Bizde böyle olmuşuz neyliyelim. Madem alnımıza yazılmış ölüm, İsa Peygambere dua edin de Yanmaktan cehennem ateşlerinde Esigesin bizi, acısın bize. Etmeyin, işte ölmüşüzbir kere, Tanrı'dan mağfiret dileyin bize. Görmedik bir gün olsun rahat yüzü; Yağmur sularında yıkandın yunduk, Kurda, kuşu yedirdik kaşı gözü Gün ışıklarında karardık, yandık Kuş gagalarıyla kalbura döndük; Durmadan kah şu yana, kah bu yana Esen rüzgarla sallana sallana... Kargalar geldi kondu üstümüze. Sakın siz katılmayın bu kervana. Tanrı'dan mağfiret dileyin bize. Dilek Büyük İsa, cümlenin efendisi! Cehennem ateşinden koru bizi; Koru bizi, acı da halimize. Dostlar, görüyorsunuz halimizi; Tanrı'dan mağfiret dileyin bize. François Villon ( Çeviren Orhan Veli ) Kaynak: Edebiyat Ansiklopedisi |
||