|
||
| Geçen günlerde DTP'den bir heyet Irak Kürdistan federe bölgesinde görüşmelerde bulundu. Mesut Barzani tarafından kabul edilmeyen heyet, Irak cumhurbaşkanı Celal Talabani ile görüştü. Görüşme sonrası Ahmet Türk; Silahlı mücadelenin Kürtlere zarar verdiğini ifade etti. Her ne kadar sonrasında bu görüşün Talabani'nin görüşü olduğunu belirtse de, bu görüşü savunduğunu söylemekten geri durmadı. Bugün itibariyle silahlı mücadele gerçekten gereklimidir? Silahlı mücadele Kürtlere zarar veriyor mu? |
||
|
||
| kesinlikle zarar veriyor. türk ve kürler arasında düşmanlık tohumları ekiliyor. bu tohumlar bundan sonraki yüzlerce yuıl boyunce etkinliğini sürdürür. o kadar tehlikeli yani. arapların bu yüzyılın başında bağımsızlık için emperyalistlerle yaptıkları işbirliğini hatırlayın. günümüz türklerinde bu ihanet olarak değerlendirilmekte araplara karşı bir düşmanlık beslenmektedir. araplar da bizi pek sevmezler benzer sebeplerle. kürtle bir şekilde başarılı olup devlet kurduklarında çok daha derin düşmanlıklar yaratılacaktır. aslına bakılırsa türkler ektiklerni biçiyorlar. binlerce yıldır işgal ettikleri coğrafyalardaki halklar bir birer sırtlarını dönüyorlar. bölgenin yalnız milleti olma yolunda hızla ilerliyoruz. |
||
|
||
| 1995 yılına kadar yapılan mücadele Kürt sorunun gerçek anlamda anlaşılması için bazı yanlış eylemlere rağmen doğru bir şeydi ve misyonunu tamamladı. O tarihten sonraki mücadele ve anti mücadele iki halkın düşmanlığının derinleşmesinden başka bir işe yaramadı. Devlet ve silahlı Kürt hareketi başka büyük güçlerin oyuncağı oldular... |
||
|
||
| Silahlı mücadelenin amacı nedir? Önce bunu sormak gerekir,kürtlere zarar verip vermediğini sonra inceleriz, Silahlı mücadelenin amacı Doğuda Kürtlerin coğunlukta bulunduğu alanlarda bağımsız bir Sosyalist Kürdistan Devleti kurmak, Amaçtan yola çıkarak elbette zarar veriyor,terör örgütü bu ülkede faşizmi yükseltiyor,Türk milliyetçiliğini artırıyor.Bunun sonucunda bir Kürt düşmanlığı oluşuyor önyargıdan dolayı her kürde bir PKK lı olarak bakılıyor,bu tabiki Kürt Halkına zarar veriyor.Terör örgütüne destek vermeyen kürtler T.C tarafından korunurken örgüt baskı ve tehdit uyguluyor. Ayrıca terör örgütüne karşı savaşan Türk ordusunun içinde Kürt kökenli insanlarda var ve terör örgütü Kürtlerin kanınıda akıtıyor,Türkiye çok Kürt şehit verdi,,, |
||
|
||
| Eğer yanlış bilmiyorsam(ki yanlışsa bir hayır sever düzeltsin lütfen) lozan'la beraber "Kürt" tam anlamıyla yasaklı hale geldi. Bu yasak 1991 Özal döneminde, delindi. Kürtçe konuşmak, yazmak, müzik yapmak ve dinlemek gibi çok dar da olsa önemli bir gelişme sağlandı. Neden? Pkk'nin silahlı eylemleri son hızla sürerken tüm bölgede ciddi bir sempatizan ve destekçi bulmuştu. Herkes şu yada bu şekilde kendini örgüte yakın hissediyor ya da duruyordu.(burada kişisel çıkarlar, ailevi çıkarlar ve kaygılar da söz konusuydu) Örgüt saflarına katılmak için gençler sıraya giriyorlardı, ki yeterli lojistiğe ulaşamadığı için geriçevirmeler bile yaşanmıştı. Her olay sonrası günlerce süren kepeng kpatma eylemleri, yürüyüşler, Korsan eylemler, okul boykotları(ki- bir ara okulu tümden tatil etmeyi de kararlaştırıp bildirilerini dağıttılar ama nedense uygulamaya geçilmedi) günlük hayatı işlemez hale getirmişti. Güvenlik güçleri kesinlikle yetersiz ve etkisizdiler. Karanlığın basmasıyla Ailelerinin bulunduğu lojmanları ve kendi birimlerini korumaya çekiliyorlardı. hatta şehrin merkezinde emniyet müdürlüğüne yapılan saldırılara ciddii cevaplar verilemiyordu. İşte böylesi bir ortamda söz konusu yasa geçerek, konuşma, yazma ve müzük önündeki yasaklar yasal olarak kalktı. Şimdi bunu nasıl değerlendirmek lazım? Varlığına kadar herşeyi inkar edilen ve yasaklanan bir halk silaha sarıldı diye bu ilk yasal değişimler geçekleştirildi. Biraz da öncesine gidelim; mesela 80 öncesine, legal mücadele yürüten birey ve kurumlara göz açtırılmıyordu. uzun süreli hapis, sürgün işkence olağan hale gelmişti. Tek bir örnekle yetinelim. Okullarda Kürtçe konuşan öğrencileri tespit komisyonları vardı.(özel bir şey ama, bu komisyonun başkanlığını da yaptım. Ve ben de bu yasağı deldiğim için gereken cezayı eksiksiz aldım) Bu komisyon okulda, köyde kürtçe konuşan öğrencileri tespit eder öğretmene söylerdi. Öğretmen de Andımız'dan önce bir tören havasında bu öğrencileri sopalardı. Küçücük avuçlar, anadillerini kullandılar diye eğitim nefrleri tarafından mosmor edilirdi. Gerisini psikologlara bırakalım. 1991 den buyana bu alanda kayda değer gelişmeler yaşanmadı. Şimdi yapılanbazı kurumsallaşmalar ve kazanımlar bir anlamda yasal boşluklardan ve/veya AB'nin yasalarından faydalanılarak elde edildi. 2008 yılındayız, dünya değişti, ortadoğuda dengeler değişti, yeni konseptleri görme gerekliliğiyle silahlı mücadele tekrar değerlendirilmeli. Ancak burada önemli bir nokta var, Zaten örgüt 90 larda ilk eteşkesini ilan etti. Özal tarafından da kabul gördü bu. Ancak Özal'ın ölümüyle sekteye uğradı/uğratıldı. Eğer ki 90lara kadar bu çıkışın meşruluğunu zor da olsa kabulleniyorsak, bu gün silahlı güçlerin topluma rahat bir şekilde geri dönmeleri için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. |
||