|
||
| Genelleme Üzerine Dikey örgütlenmelerin ve hiyerarşinin temel gereği kontroldür. (bir grubun diğeri üzerindeki kontrolü)Kontrol; güçler çatışmasına döndüğünde, devamlılığı için stratejiler gerekir.Dominantasyon birçok farklı yöntemle sağlanabilir ve bunların hemen tümü tarihsel süreçte denendi: Baskı, şiddet, yasa...vs. Ancak tüm bu bariz kontrol yöntemleri dışında; sinsice ilerleyen ve farkında olunmadan toplumun dolaşım sistemine katılarak onu zehirleyen bir yöntem vardır ki bu da: Genelleştirme’dir. Üzerinde kontrol sağlamak ve yönetmek istediğiniz toplumun fertlerini ne kadar “aynı”laştırırsanız, savaşmanız gereken birey çeşitliliği o kadar azalacak, kontrol için harcayacağınız total gücünüz tek odağa kanalize olmuş olacaktır. Bunun ayırdına varan yönetici merciler, bu aynılaştırma sürecini hızlandırmak ve köklü hale getirmek için, çok yönlü bir savaşım içine girmişlerdir. Toplumda, genelleşmeyi sağlayan faktörler, kurumlar, düşünceler, sayıları binlere ulaşan çeşitlilikte bize sunulmakta ve içimize sızmaktadır. İkl toplumsallaşma sürecini yaşadığımız “aile” kurumunda, toplumsal rolleri öğrenerek, bir insanın toplum içindeki kategorilerini, ve bunlara ait olmazsa nasıl vasıfsız olarak niteleneceğini ve ahlak kavramını öğreniyoruz. Ahlak; davranışlara, iyi/kötü gibi iki karşıt uç arasında bir skalada yer vermek yöntemiyle, eylemleri ve dolayısıyla onları oluşturan bireyleri kategorize eder. Bundan sonraki yaşam evrelerinde insan daha kapsamlı ve aşılması daha zor genellemelere tabi tutulur. Aileden sonra içinde yok olduğumuz bir başka eriyik potası ise okuldur. Okulda, öznelliğimiz unutturularak, numarası, kimliği, tek tip forması olan bir standardize öğrenci olduğumuzu anlarız. Yığının bir parçası olmanın ötesinde hiçbirşey hissedemez oluruz. O açık, çevik ve sivri beyinler için, okul kapısı, bir kıyma makinesidir. Bilimsel olduğuna karar verilmiş her bilgi, kişi ayrımı olmaksızın herkese öğretilir, bunları öğrenmesi istenir, ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi, onların verdiğini almadığımızda “ceza”ya tabi tutuluruz. Bunca baskıya, savunmaları henüz gelişmemiş ve bir yandanda mecbur olduğu ailesi tarafından da baskıya maruz kalan beyinler ne kadar direnebilir! Bu farkındalığını yitirmiş, öznellikleri devlet tarafından adi bir cinayetle katledilmiş bireyler için, daha sonra mesleki yaşantıda, otobüslere tıkıştırılmış bedenleriyle belirli saatler içinde bir iş yerine varmak ve tüm gün hizmet etmek zorlayıcı olmaz böylece... Bizim için, ben ve sen yok çünkü artık, hepimiz, yönetilenler ya da ötekileriz! Yaşam tarzı dışında, düşünceler de kalıp kütleler olarak insana sunulur.İnsana akılcı olması öğretilir.Böylece hem aklın paradigmasına uymayan davranış ve düşünceleri dıştalayıcı insan modeli elde edilmiş olunur; hem de akla uygun haliyle tarif edilen her biçim, o insanca kabul edilir ve uygulanır hale gelir. Akıl; insanın yaratıcılığını,sorgulama ve düşleme yeteneğini hasat eden, bir bıçkı olarak işlev görür modernize sistem içinde. Yıllarca din olgusuyla manipule edilen insan; yaratıcıyı sorgulama cesaretini gösterdiğinde bunada acil olarak bir çözüm üretilmiş ve merkezinde insanın kendisi olan yeni bir din oluşturulmuş, adına hümanizm denmiştir. Kategorizasyon ve genelleme için icat edilmiş tüm ideolojiler, hümanizm zeminine oturtulduğunda, insan buna “hayır” diyemez, direnemez duruma gelmiştir. İnsan; kendine ait olan herşeyi, tüm bu genelleme formüllerine uygulayıp, elde ettiği sonuçla yetinmek zorunda bırakılmıştır. Dolayısıyla varılan sonuçların, hiçbiri arı ve saf olarak özneye ait düşünceler değildir. Sisteme entegre hale gelmeye çabalarken, “özne” yapısını korumak mümkün değildir. Çünkü her genelleme, öznellerin istediği ve işine yarayacak parçalarını alır, kalan kısımlarını posa gibi bir kenara atar. İnsan, bir sayı, bir veri, bir parça olmaktan kendini kurtaramadığı sürece; genelleştirmeler içinde yok olmaya mahkumdur... ~Lilith Noir~ |
||
|
||
| aslında dediklerinde büyük ölçüde haklısın. ancak ben mevcut sistemin kontrollü bir şekilde yönetilebildiğine inanmıyorum. yani sistem iktidarlarca her ne kadar şekillendirilmeye çalışılsa da sistemi yaratan esas güç kaosun gerekleridir. genelleştirme sistem tarafından kurgulanmıyor. bu sürecin doğal sonucu. neden mi ? sistemin etkin güçleri dar kafalı ve faşisttir. bu kimlik zaten tüm tebayı kendi formatlarına benzetmeden rahat edemez. böylelikle onların istediği formatta kitleleler yaratılmaya çalışılır. globalleşme ve kültürel renklerin yok edilmesi ortaya çıkar. etkin güçlerin kontrolündeki çıkar merkezlerinden yararlanabilmek için onların kurallarına (formatına) uygun olman gerekir. (kot pantolonla cumhuriyet balosuna gidememek gibi) genelleşmeye karşı durmak demek iktidar nimetlerinin artıklarından kendini alıkoymak demektir. |
||
|
||
| Hayat- onların hayatı insana ilk kazığını daha çocukken onaylanma dürtüsünü sıkıca yerleştirerek atar. İnsan yetişkin olduğunda bu zaafı aracılığıyla orta kitle ya da iktidar ya da toplum tarafından avlanır. Bİr sürü ağız olmasına aldırma, hepsi mekanik bir yığın hareketten öte değil. Ne bilmek istiyorsan onu bil ve ne olmak istiyorsan onu ol. Sen istatiksel bir rakam değilsin! derim ben. :rolleyes: |
||
|
||
Bu dahil büTün genellemeler yanlışTır
|
||
|
||
| gen elleme tabip yaram derindir boynumda bir ip gece serindir gel elleme tabip, sızılıyor yaralarım elledikçe habip bozuluyor yaralarım genelleme tabip senin yaptığın öksürüyorsam verem değilim yüreğimde aslı geziniyorken anla ki artık kerem değilim |
||
|
||
| ya aslı kerem dedinde aklıma geldi.gerçi yarım yamalak ama çok güzeldi. kerem aslının aşkıyla dağ tepe dolaşırken neden bilmiyorum adamın biride o dağ tepe bir yerde namaz kılıyormuş.kerem önünden geçmiş namaz kılan adamda -bre imansız görmezmisin namaz kılıyorum önümden niye geçiyorsun keremde -ben aslının aşkıyla hiçbişey görmezken sen allahın aşkıyla önünden geçtiğimi nasıl görüyorsun demiş yada öyle birşey neyse özünde güzel.demekki ben alatmamalıyım bu saatte. |
||
|
||
| vaayy kiya iyi olmuş. görkem senin anlattığın da iyiymiş gerçekten. |
||
|
||
ne o, blöf'e benzettin galiba, benim de seni gözüm bi yerlerden ısırıyor ama
|
||
|
||
yok be abi, blöfe benzetsem yorumum daha farklı olurdu. aman ısırmasın gözün
|
||
|
||
| ya evet geçenlerde bunu yaşı küçük bir kızcağazımıza anlattım.ben yüzünde o anki kerem ermişliği olacak sanırken keremcemi biliyonmu sen abla dedi.napıcaksın şimdi keremin yerini keremcem aldı aslınınkini asloş.e böylece aşkın yerinide nahoş... | ||
|
||
| o zaman sayın grkm sen de durma koş
|
||