|
||
| Bu amerikan eski toprağını az çok bilirsiniz.Soğuk, sessiz, kaba ve sigaralı erkek... İyi kötü çirkin, ve o unutulamayan unforgiven... Biraz bilgi...31 MAYIS 1930 Çocukluğunun büyük bir kısmını California’da geçiren aktör, liseyi bitirdikten sonra Oragon’da kerestecilik yapmaya başladı. Aynı zamanda çok kötü bir piyanist olan Eastwood, bir ara orduda yüzme öğretmenliği bile yaptı. Los Angeles Şehir Koleji’nde eğitim gören aktör, Universal ile anlaşarak 1955 yılında “ Francis in the Navy ” adlı filmde rol aldı. Pek çok B-tipi filmde rol alan aktör, New York’a geçti ve 1959-1966 yılları arasında “ Rawhide ” adlı TV dizisinde oynadı. Televizyonda edindiği tecrübeyle birlikte oyunculuğunda minimalist bir üslup yakalayan Eastwood, Avrupa’ya geçti ve spagetti western türünün unutulmaz yönetmeni Sergio Leone’nin spagetti üçlüsünde oynadı. 1964 yılında “ A Fistful of Dollars ” ile “ herkes ya zengin olur ya da ölür ” temasından yola çıkarak kanlı kovboy filmleri serisine başlayan aktör, başı boş gezen ve acımasız Amerikalı kovboy portresiyle dünyaca üne kavuştu. İki yıl sonra “ For A Few Dollars More ” ve efsane “ The Good, The Bad, and The Ugly ” filmlerinde oynayan aktör, klasik revizyonist western türünün klasiklerine imza attı. Ülkesine geri döndükten sonra 1968 yılında “ Coogan’s Bluff ”da canlandırdığı akıllı şehirli kovboy tiplemesiyle, filmin yönetmen Don Siegel ile uzun bir iş arkadaşlığına ilk adımını attı. Siegel’in 1971 yapımı “ Dirty Harry ” adlı filminde canlandırdığı “ Kirli ” Harry Callahan adlı polis karakteriyle ikinci bir efsane daha yaratan aktör, bu ölümsüz ve kural tanımaz polis karakterini 1983 yapımı “ Sudden Impact ” adlı filmde tekrarladı. Oynadığı karakterlerle, basit ideolojik kategorileştirmelere meydan okuyan Eastwood, oynadığı karakterlerin doğru ya da yanlış olarak değerlendirmelere kapalı adamlar olduğunu belirtiyor. 1980’lerle birlikte sinema endüstrisindeki albenisini kaybetmeye başlayan aktör, 1988 yılında “ The Dead Pool ” ile beşinci kez Kirli Harry karakterini oynadı. Ardından “ The Rookie ” ve “ White Hunter, Black Heart ” gibi başarısız yapımlarda yer alan aktör, oldukça ilginç bulunan “ The African Queen ” adlı yarı kurgusal bir filmde yer aldı. 1992 yılında başrolünde kendisinin yanı sıra Morgan Freeman’ın da yer aldığı “ Unforgiven ”ın yönetmenliğini üstlenen Eastwood, o dönem En İyi Film ve En İyi Yönetmen dallarında Oscar kazandı. Aktörün daha önce birlikte çalıştığı Don Siegel ve Sergio Leone gibi usta yönetmenlere ithaf ettiği film, 100 milyon dolar gibi yüksek bir gişe hasılatı elde etti. 1993 yılında “ In the Line of Fire ” adlı filmde Gizli Servis görevlisini canlandıran aktör, usta bir katili canlandıran John Malkovick ile çok muhteşem bir oyunculuk sergiledi. Yönetmenliğini ünlü Alam yönetmen Wolfgang Petersen’in üstlendiği film, birkaç ay içerisinde 100 milyon mark gibi bir hasılat yakalayarak aktörün son dönemdeki ikinci büyük ticari başarısı oldu. 1993 yılında “ A Perfect World ” adlı filmin yönetmenliğini üstlenen Eastwood, bir kanun kaçağıyla, onun kaçırdığı küçük çocuk arasındaki duygusal ilişkiyi ele aldı. Aktör, filmde Kevin Costner’ın canlandırdığı kanun kaçağını yakalamaya çalışan bir polisi canlandırdı. Bu filmin ardından pek çok orta seviyeli filmde rol alan aktör, yönetmenliğini yaptığı “ Midnight in the Garden of Good and Evil ” ile dikkatleri üzerine çekti. John Berendt’in gerçek bir olayı ele alan aynı adlı kitabından uyarlanan film, Savannah’da yaşanan bir cinayet davasını konu alıyordu. Eastwood, 1999 yılında insanı son ana kadar şüphede bırakan gerilim filmi “ True Crime ”ın yönetmenliğinin yanı sıra yapımcılığını da üstlendi. Aktör, son olarak Tommy Lee Jones, Donald Sutherland ve James Garner gibi usta oyuncuların bir araya geldiği “Space Cowboys ” adlı bir uzay macerasının yönetmenliğini üstlendi. |
||
|
||
Fazla bakmayın zarar görebilirsiniz...![]() ![]() ![]() ![]()
|
||
|
||
| Hayattan istediklerimi elde ettim.Hemde hepsini... Mo Cuishle Bu kaya adamdan yönetmen mi olur diye düşünürdüm. Mistic River la tokadı yedim... Şimdi de Million Dolar Baby ile... Filmi izleyenlerin şu doğu alman kadın hakkındaki düşüncelerini merak etmekteyim??? |
||