|
||
| Beğendiklerini sen mi beğeniyorsun..Sevdiklerini sevmen senden dolayı mı? Yoksa toplum mu senin olumlu ya da olumsuz anlamda zevklerini, estetik değerlerini hatta sevdiklerini etkileyen esas etkendir? ya da toplum mu insana neyi seveceğini öğretiyor..peki o bunları nereden öğrendi? |
||
|
||
Sevdiklerini sevmen senden dolayı mı? buz yaw,,,ilkin benden dolayı oluyor..beğendiklerimi ben beğeniyorum.. ama zamanın yarattığı benliklerim; bizler, sonra çürütüyoruz bu beğenileri..benim için sorun; şu an beğendiğimi ilerde onaylıyor olacak mıyım..
|
||
|
||
benim beğenip sevdiklerimi 'toplum' hiç sevmedi
|
||
|
||
hiç üzülme eylülcüüm çünkü benim de sevdiklerimi "toplum" sevmedi ![]() |
||
|
||
| bazen de toplumu benim sevdiklerim sevmiyormuş gibi geliyor... | ||
|
||
| Beğendiklerin çoğu zaman eğilim kazandırıldıklarındır. Bundan arınmak için mümkün mertebe en azından bazen kendini başa sarman gerekir. Zor bir yoldur. |
||
|
||
| toplumla ters düşmek zor bi iş. çünkü o toplum, bizzat beniM annem, dostum, en sevdiğim arkadaşım, ya da ne bileyim? sevdiklerim. diğerlerini -topluma giren diğerleri- salla zaten.. bu yüzden toplumun senin sevdiklerini sevmemesi biraz yalnızlaştırıcı ya da.. ? ![]() onlar beğenmiyor die mi beN beğeniyorum acaba.. |
||
|
||
| ee o zaman "kahrolsun zoraki marjinalizm ve beraberinde getirdiği yanlızlık! Fakat yaşasın bunun verdiği sapıkça haz!" diyelim... sonra kurtlar vadisi izleyelim... |
||
|
||
| toplum'un olusturdugu "genel begeni"den nefret ediyorum, toplumda benden nefret ediyor,kitle.birey.ama sonuc olarak genel begeni'nin getirdigi anlamsizligi tasimiyorum,anlamliligi da belki. | ||
|
||
| beğeni = görece toplum = insan yığını sürü psikolojisi = rol yapmak underground beğeni = kendin ... |
||
|
||
| bence "underground" begeni neredeyse sifir'a indirgeniyor yada goremiyoruz,cunku totaliter/populer'izm kendini ustaca alt-benliklerimize kadar sokabiliyor/di.emperyalizm'in getirdigi "yuce nimet"ler sanirim bunlar. | ||
|
||
| underground beğeni görülmez ,yaşanılır ,zaten gizlice beslenir,o yeraltında bir cesettir ; televole kültürünün üyeleri ve emperyalist mallar gibi zırvalar ise sokaklarda yürüyen aptallık timsalleri... bırakalım sıfır'da kalsın ve görülmesin,kirlenmesin böylece sürdürebilsin özünü... |
||
|
||
| indukleme... bireyden tumevarim... aslinda herseyin basladigi nokta yine "birey"... bireyin begenileri veya begenmedikleri belli bir sure sonra topluma yayilma sansina sahip olabiliyor.. ortaya birbirinden surekli etkilenen, "koyun surusu icindeki goze batan kara koyun olmak istemeyen" psikoloji ile diger bireylerde yayilmaya baslayan bu yeni begeniye ayak uyduruyor.. burda 3 turlu sekil goze carpar.. 1. Disari da kalmak istemeyip yayilan begeniye hem kendisini kendisinden sonra cevresindekileri katan birey, 2. Disarida bir grup olusturmak isteyen yine fazlasiyla toplum duskunu birey.. bu birey baska bir bireyin baslattigi ve topluma etki eden begeniyi kabullenmek yerine, bu begeniye karsi cikip bir "karsi cikanlar furyasi - grubu" olusturup bir nevi kendi begenmeyisini toplumun baska bir kesimine yayan bireydir... birincisinin aynisi sadece farkli renkte ,3. Su veya bu nedenden toplumdan kendini soyutlamis, toplumun genel begenisini de begenmemesini onemsemeyen birey - psikolojik olarak kendini toplumdan soyutlamak ne biri ne otekisi olmak cok agirdir, bu yuzden bu birey tipindir ya hic yoktur ya cok az vardir. bir kisinin begendigini bir baska kisi begenirse, bu begeninin topluma yansimasi icin yeterde artar.. isi verildiginde kinetik enerjisi artip yanindaki atomlara carparak onlarin da enerjisini ayni yonde arttiran atomlar gibi.. tam bir yayilmadan, iletkenlikten soz ediyoruz... |
||
|
||
| sadece kendimi sevdiğime göre, sevdiklerimi sevmemin temel nedeni kendim olur... demek ki sevmemin nedeni benmişim |
||