Avrupa ülkelerinin birçoğunda, ilköğretim okullarında öğrenci yazıya bitişik el yazısı ile başlar. İlköğretim okulu 1. sınıfta verilen büyük ve küçük olarak hazırlanmış cümle fişleri bile bitişik eğik el yazısı ile basılıp öğrencilere sunulmaktadır. Öğrenci ders kitapları da aynı yazı stiliyle hazırlanmaktadır. Başöğretmen Ulu Önder Atatürk de ilk “Harf Devrimini” başlatıp, kara tahtanın başına geçerek, yeni Latin Harflerinin örneklerini Türk halkına bitişik eğik el yazısı ile yazıp göstermiştir. Atatürk döneminin Cumhuriyet kuşağı atalarımız; kadını erkeği, yaşlısı genci bu yazı şeklini yaşam boyu kullanmışlar, yazının estetik görünümünü kişiliklerine yansıtmışlardır. Atatürk’ten sonra eğitim sistemimiz “çağdaşlık”tan uzaklaşmaya başlamış, giderek yozlaşmıştır. Yazı şeklimiz de bu yozlaşmaya ayak uydurarak bozulmuştur. Bugün öğretmenlerimizin, aydınlarımızın %90’ından fazlası bitişik eğik el yazısı kullanamıyor. Oysa Atatürk dönemi okur-yazar olanlarının %100’ü bu yazıyı yaşamlarının her alanında eksiksiz kullanıyordu. “1989 Göçü” ile ülkemize Bulgaristan’dan gelip yerleşen soydaşlarımızın da hemen hemen tamamının bitişik eğik el yazısını çok iyi olarak kullanmakta olduğunu gözlemliyoruz.
Acaba bizim kuşak neden kullanamadı? Nerede hata yaptık? Biz mi öğrenemedik. Yoksa öğretemediler mi?
|