|
||
| Kargaşa.Seçenekler kargaşası.Saçma. Herşey alakasız, bağlantı kurma isteğinimizin bile ne olduğunu bilmeden varolmamız,bu isteği yenemememiz de cabası... Hiçlikten gelip hiçliğe mi gideceğiz gerçektende?Bu -eğer öyleyse- korkulacak bir şey mi? Temelini yitirmiş,temelsiz, tarihe olan güvenini kaybetmiş, toplumda, kendi öz toplumunda yabancılaşmış, mutsuz, mutlu olması imkansız, herşeyiyle huzursuz, tatmin olmamış, olamayan,güçsüz vede güçlüye katlanamayan, arsız vede güvensiz insanın krize girmesi, bu krizini de çevresine bulaştırması normal mi??? Varoluş krizi sizlerede sık sık uğrar mı?Misafirperver biri misiniz? Bir krizin getirileri-götürüleri? Çekinmeden bulaştırın.Hem bulaştırsan ne olur ki? Kaçıpta bulaştırmamakta akıllıca tabiki... :stupid: :sorry: :wacko: :sikici: |
||
|
||
| Bu krizin kendisi şarttır.Vaoroluşunu sarsılarak sorgulamayan insan varolmak hatta hiç olmak lüksüne sahip değildir. Ancak asıl darbe krizin sonrasıdır.Ortalığı darmadağınık ettikten sonra kalanlara baktığında insan , gerçek dünya denilenin ayartıcı çağrısına karşı koyamaz ve teslim olursa içinde asla üstesinden gelinemeyen ve sinsice gelişen bir tatsızlık duygusuyla yaşamaya başlar. Unutmak ya da yeniden en baştan başlamak -her şeyi yıkmak ve vazgeçmek gibi bir sürü ihtimal içinden insan hep kendini unutmayı seçer. Oysa varoluşsal deprem ne kadar büyük bir fırsattır dışarı çıkmak için. |
||
|
||
| varoluş anlamsız başı boş nukleotitlerin birbirlerine bağlarla bağlanıp anlamlı bir DNA sarmalını oluşturmaları gibi, algılarımızı bilincimizle çeşitli kombinasyonlarda bağlayıp farklı varlıklar üretmemiz gibidir. bu parçalar arasındaki bağlar koparıldığında varoluş ortadan kalkar ve parçalar anlamsız yokluklara dönüşür. |
||
|
||
| Öyleyse bizi şu şahane kopma sürecine kadar varolmak için inanılmaz zahmetlere katlanmaya iten sonunda krizlerle tıkayan ne... | ||
|
||
| çünkü tabiatımız varolmayı gerçekleştirmek için programlanmış. zamanın geriye dönememesi gibi "çoğalmak", "olmaya çalışmak" da vazgeçilemeyenlerimiz. |
||
|
||
| Bunu gerçekleştirmenin sadece kendisi varken ,yani sadece varolursun biter gibi..gözlerini yum ve yaşa gibi..niye üstüne üstlük bunu bir çile haline getiriyor insan. | ||
|
||
| varoluş bir emek gerektiriyor tabii. bu emeği vermekten kaçmanın felsefi söylemi nihilizm. .. insanlar kendi varoluşlarını kendi çıkarları doğrultusunda üretirler. ama bunu yaparken başkalarının varoluşlarına da ihtiyaç duyarlar. bu yüzden bunu diğer insanlara da dayatırlar ve gerekli kültürü yaratırlar. |
||
|
||
| Krizinize iyi davranın. Bırakın kanserleşsin, titretsin sizi. Ölümünüze yaklaşırsınız, kendi öz ölümünüze. Peki ölüm sonrası? Büyük ihtimalle sonsuz karanlık olacaktır, kriz sana sonsuz karanlığa giden yolun sonuna geldiğini söyleyecektir. Geri dönmek veya dönmemek, tek adım kadar net. Peki yolun sonuna gelince geri dönmeyi göze alacak mısın? Bunca çaba? Ben olsam almazdım... |
||
|
||
| Bu krizin ele gelmez yanı zaten o..yani dibini yoklayabilmek için defalarca bizzat kendi seni geri postalar... gözünü karatıp defalarca yolu yeniden sınaman gerek. öyle numaradan kriz de işe yaramadığı için bayağı yüzünü gözünü parçalamalı insan. |
||
|
||
| insan toplamak/toplanmak üzere programlanmıştır. tüm diğer varolmaya çalışanlar gibi. dağılma ve dağıtma en büyük korkusudur. yokoluş ve yokluk bu yüzden en büyük acıdır. |
||
|
||
| Bazen hayat içinde uyuşur ya da sen hayata tepkisizleşirsin.Aslında şu anki seçilmiş-seçtirilen yaşama biçimi bunu öngören bir biçimdir. İşte o zaman sadece acı çekerek uyuşmuş hayat uzuvlarının varlığını hatırlayabilirsin. |
||
|
||
| uyuşmanın sebebi varoluşsal bilinçden uzaklaşmak olabilr mi ? | ||
|
||
| Bundan uzaklaşmak kadar yakınlaşırken rotanın kontrolden çıkması da uyuşmanın sebebi olabilir.. Hatta bir gün artık canın bu yakınlaşma ve ya uzaklaşmadan sıkıldığı için bile uyuşabilirsin. Vaolmakla olmamak arasındaki farkın heyecanlandırmaması artık mesela...iyi bir uyuşma başlangıcıdır. |
||
|
||
| bana öyle geliyor ki uyuşmanın sebebi varlığının farkında olamamak. bir inek ancak mutlak anlamda uyuşukluk içindedir. |
||
|
||
| Bir ineğin inekliğinden başka farkedeceği bir şeyi yok ki uyuşmuş olsun.Ot yemesi gerektiğini hatırlaması yeter. Hayır, insan varlığını farkettiğinde bu varlığa karşı duyarsızlaşma şansına sahiptir.Çünkü insandır.Reddebilir ya da onaylayabilir.Beğenebilir ya da beğenmeyebilir. |
||