|
||
| Kus,,! mavisi bir çift göz, bulanık gök gürültüsü,,! Uzayan halattan bir ırmak,,! Çeken ucundan hiç güçlü değil,,! Biliyor, bu sonu durduramayacak,,! Güçsüz olmak istiyor,, istiyor,, istiyor,, fakat, güç değil,,! Olumlanan, olmuş değil,,! "An" kendine benzetir herkesi,,!? An'dan dışarı kim çıkabiliR,,?! Bu kapılar sonuna kadar açık, bak,,! Israr nafile,,! Bir milim yol işte,,ancak, içinde uzayıp giden ulaşabiliR,,! |
||
|
||
| İç-in’de uzayıp gidene, kim ulaşabilir..?! An kadar umursamaz, An kadar sınırsız, An kadar keskin, An kadar belirsiz, An kadar canlı, An kadar dağınık, An kadar vurucu, An kadar masum..! An-sızı'n beliriveren, bir incecik ışık… |
||
|
||
| an dan kurtulamz kimse kurtulmak istese de niyetlense de o an öyle bir an olur ki tüm an lara bedel kılar kendini kurtulmak istense de niyetlenilse de... |
||
|
||
| An, kendini, kendiyle tanımlıyor yine, değil mi "ulgnil"..?! Ne söylesek nafile, Ne yapsak nafile... *** Yazdıkların için teşekkürler
|
||
|
||
| Nice pencereler tırmanıp, ip merdivenler üstünde cambazlık yapmaya ne gerek var? Yüksek direklere tırmanmak gerekiyor, ama uçmaya kalkışmakla insan uçamaz.... An simgelerle konuşur, şairler gibi duraklar ve kekeler: "Kanat çırp! Bütün anların kutlu bir alayı ol!" |
||
|
||
| güneşinkızı yeni okudum yazdığını ,beğendiğin için sağol eldiven ne güçlü bir ifade ana dair
|
||
|
||
| Yumak isteyen insan şunu öğrenir: "dans edip geçiver, geçilecek bir şey bulunması gerektiğinde...." Ulgnil ve güneşinkızı ne vaad etti ise bize "an", biz o vaadi "an" için saklarız.... Zevk vermediği yerde insan zevk almak istememelidir, istememelidir de! |
||
|
||
| An; "vaat etmez!", o kadar ki eli çabuk! Vaatleri bekleyen insan, zevkten bihaberdardır... |
||
|
||
| Güçsüz olmak istedi, ah güçsüzdü zaten. Güç istemi, güçsüz olma isteminin içine yerleşti, Tersine çevirildi, astarı yüzündeydi oysa, inanmamak istedi. "An" acımasızca, kendine acımamasını öğütledi, An'ın öğüdü olmazdı aslında, "an" sadece gerçeklerdi . Yalayıp geçen zamanın içinde seğirtirken adımlar, Biliyordu ki yetişemiyecekti, "geç kaldım..!"dedi. oysa, oysa, oysa, Çoktan geçmişken anın içinden, yalazlayarak kendini... |
||