|
||
| Bilmek için gerekli koşulların bulunmadığı ortamlarda ortaya çıkan bilme hali... Bilgi için gerekli araçlar olmaksının anlamak - kavramak yetisine herhangi bir konuyla ilgili ulaşabilme.. Evrende bilme yetisi sınırlı belki de olmayan insanın yaratıcı güç tarafından biliyor hale getirilmesi..konuyla ilgili boş belleğinde bulduğu ani bilgi.. Deneysiz ,kanıtsız ama hedefi bulan bilme... Ya da kantvari bir yaklaşımla aklın kendinde bulunmayan bir bilgiye erişmesinin yani akılsal sezginin mümkünsüzlüğüne rağmen insanın sistemli bilmesini oluşturacak yani onun deney yapmasını ve deneyini yorumlamasını gerçekleştiren önceden verili zaman-mekan gibi kavramlara dayalı duyusal sezgi..çook basitleştirirsek belki de verili evreni onu okumaya yarayan duyusal düzenekle farketme... Ve ya materyalist bir yaklaşımla bir tür öncekilerin mantıklı bir işleyişle bir araya gelişinden oluşan nedenli-ani bilgi... Sezmek işi beyin bulandırıcı mı bu kadar..İlahi ya da normal-doğa üstü bir şekilde bilmek mümkün mü.. Sezgilerimiz gerçekten var mı yoksa yolunu tanımlayamadığımız bilgi edinişlerimize taktığımız kolaycı ad mı sezmek.. Sezgi nedir? Var mıdır? |
||
|
||
| aslında bildiğin, ve hatta geçerli bir sebebe dayanarak bildiğin ama belki geçerli sebebini hatırlayamadığın veya sebebin çok küçük parçalara bölünmüş hali, ve bu yüzden başkalarına anlatılıp kanıtlanamayan |
||
|
||
| Sezgi bilinçüstü duyularımızla duyamayacağımız kadar sessiz sesleri ,daha derindeki zihinsel etkinliğimizle yakalamaktır.. :blink: | ||
|
||
| bazıları derki İşte Allah Bilir Allah bilir ona ne şüphe Ama Allah Bilir Kul sezer Eğer sen kendini bilmiyorsan Mükellef değilsin Makamı hayvaniyettesin şimdi bunu okuyan kelimeleri yanlış anlamasın hakaret falan gibi Hayvan gibi demek duygusuz |
||
|
||
| Sezgi yaşam tecrübesidir. yaşadığımız tecrübelerden kalan kırıntılardır.Bu kırıntılar bize bir olay karşısında hemen sinyal verir bağlantı kurar.Bazen sezgilerimizde yanıldığımızda olur çünkü diğer olaylarla ilşkilendiriz ve hep aynı sonuçlarla karşılaşmıyabiliriz.Sezgiler önyargılarımızda olabilir. | ||
|
||
sezgi,karşınızdaki kadının sizi sevip sevmediğinizi anlamanıza yarayan duygudur
|
||
|
||
| Kavramak için gerekli olan anlayışsa anlamamız için bizi etkileyen bir şey gerekli. Etkilenmemizi sağlayan da duyarlılık. Yani duyarlı olmadan anlam verilemez. Böyle düşünülürse sezgi insanın kılavuzudur denebilir. Bu kılavuz kör müdür değil midir orasını bilemem ama. Kant genel kavrama sahip olmayan sezgi kördür diyor ama ben emin değilim. Emin olamadığım şey olmayan bir şeyi göremezsine denk düşüyor. Yani hiçkimsenin olmadığı bir ormanda ağaç ses çıkarır mı çıkarmaz mı hikayesi. | ||
|
||
Alıntı Kant genel kavrama sahip olmayan sezgi kördür diyor ama ben emin değilim. Ama aslına bakarsan evet sezgi kördür. Kör bir insan görmenin boşluğunu diğer özelliklerini geliştirerek doldurur. Gören bir insanın farketmediği bir çıtırtı onun için yeri gelince en büyük veri olur. İşte sezgide aynı şey, görmezsin, duymazsın ama bişiler hissedersin. Sezgi kördür, çünkü görmeye başladığın an sezgi olmaktan çıkar. |
||
|
||
| Körlerin örneğin işitme güçlerinde keskinleşmesi gibi ,zihnin kontrolü bizden bağımsız gelişmiş keskinliklerinin sonucu sezgi güçlü bir tanıma aracı da olabilir daha kendinin farkında -sezgisinin o anki işleyişi değil-bir zihin için . | ||
|
||
| SEZİYORUM ÖYLEYSE YAŞIYORUM:))BENDE ÖLDÜĞÜMÜ O YÜZDEN BÖYLE BOŞ VE ANLAMSIZ CÜMLELER KURDUĞUMU ZANNEDİYORDUM.HEYOOOOOOOOOOO :specool: | ||
|
||
| Sezginin en kötü biçimi-düşüncelerin farkında olmaksızın sezilmesi olmalı.Düşündüğünü sanarsın oysa sadece zihinsel eğilimlerini takip ediyorsundur. | ||
|
||
| beynin ön kısmında çevremizde o sırada algıladığımız her şeyi kendi süzgecinden geçirip beynimizin derinliklerinde depolu bulunan geçmiş deneyimlerimizle kıyaslayan bir bölüm var. bilincimizden bağımsız olarak sürekli çalışıyor bu bölüm. işte sezginin kaynağı da orası. sezgi dediğimiz şey, o bölümün bilincimize gönderdiği uyarı,sinyal,alarm,kanı,his... vs. |
||
|
||
| Sezgilerini azaltıp bilişini arttırması gerekiyor insanın..sıkıcı ama zalimce yazgısı gereği. | ||
|
||
| ewet bende olmasını istediğim bir yetenek ama malesef ki yok |
||
|
||
ewet bende olmasını istediğim bir yetenek ama malesef ki yok Aslında birçoğumuzda yok. Sezgilerinden faydalanan insanlar tanırız ama, sezgilerinin sesini iştmeyen daha fazla insanla karşılaşırız. Seçim yapmada önemli bir araçtır sezgilerimiz. Geleceği sezgisel yeteneklerle görebiliriz, sağlıklı tahminlerde bulunabilir hatta belki tehlikeye karşı korunabiliriz. Hayatın her alanında işe yararıyor işte. Bu kabiliyet nasıl gelişir peki? Herhalde ilk adım, kendi iç kaynaklarımıza ulaşabilmek için önce duygusal açıdan arınmak olacaktır. Duyguları karmakarışık, ne hissettiğinin bilmeyen ya da bir şey hissedemez durumda iken sezgilerimizi de farkedemeyiz. Önce bu yüklerimizden kurtulmalıyız. Bu hafiflik bize sezgisel yolu açar diye düşünüyorum. Bir de fizyolojik bağımlılıklarından da arınılması gerekir belki. Aslında her türlü bağımlılıktan kurtulmuş olmak gerekir, mesela başka fikirlere bağımlı olmak da kendi sezgisel kabiliyetlerimize vurulmuş bir kettir. Başkalarını dinleyebiliriz, faydalanabiliriz ama tüm bilgileri topladıktan sonra kalbimizin bilgeliğine sunmayı da öğrenmeliyiz. Tüm bunları yapmak zor geliyorsa benim size tavsiyem, bir medyuma gidin. ![]() |
||