SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Cennete sadece Müslümanlar mı gidecek?

Sayfa: [ 1 ] 2

sessizlik senfonisi 09.02.2005 18:13:29
Kuran'daki ayetlerden Bakara/2:62 ve Maide/5:69'a göre "evet", gidebilirler.

Ama, yine Kuran ayetlerinden Maide/5:72 ve Aliimran/3:85'e göre ise "hayir", gidemezler.

Demek ki, bu konuda da Kuran'da çeliski vardir.

Diyanet tercümesinden ayetleri veriyorum:

"Bakara/2/62. suphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, hiristiyanlar ve sabiilerden Allah'a ve ahiret gunune inanip yararli is yapanlarin ecirleri Rablerinin katindadir. Onlar icin artik korku yoktur. Onlar uzulmeyeceklerdir."

Maide/5/69. Dogrusu inananlar, yahudiler, sabiiler ve hiristiyanlardan Allah'a ve ahiret gunune inanan, yararli is yapan kimselere korku yoktur, onlar uzulmeyeceklerdir."

"Maide/5/72. And olsun ki, "Allah ancak Meryem oglu Mesih'tir" diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, "Ey israilogullari! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin; kim Allah'a ortak kosarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacagi yer atestir, zulmedenlerin yardimcilari yoktur" dedi."

"Aliimran/3/85. Kim islamiyet'ten baska bir dine yonelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerdendir."

alıntı

 

hiza 09.02.2005 21:36:57
Hali cennet olanın cennete ne ihtiyacı kalır.

Bu durumda olmayanın ise tek açık kapısı kalmıştır.
Özgün davranış ! Tabiki negatif olmaması kaydıyla...

Hiza

09.02.2005 21:45:58
aslında tek bir cümle yeter...

''hak yolundan sapanlar cezasını bulacaktır''

son din islam olduğu için akıl yolunun da islam olduğunu anlatmaya çalışmış ama başında dedğin gibi çelişki var...
 

09.02.2005 23:16:55
Merhaba sessizliksenfonisi
Hıristiyan ve Yahudilerle ilgili ayetlerdeki ifadeler arasında bir çelişki olduğunu iddia etmişsin. Bazı ayetler de Yahudi ve Hıristiyanlardan bazıları övülürken, bazı ayetlerde ise eleştirilmektedir. Bu ayetlerde geçen ifadeler metnin genel akışından koparılarak yorumlandığında yanlış sonuçlara ulaşılmaktadır. Oysa bu ayetler konu bütünlüğü için de değerlendirilse ortada hiçbir çelişki olmayacağı görülecektir.
Her şeyden önce bilinmesi gereken gerçek , Allah katında dinin İslam olduğudur:

Kim İslam'dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (3 Ali İmran Suresi, 5)

İslam kelimesi özel bir isim olmasının yanında bir sıfattır. Allah’a teslim olmak anlamına gelir. Yukarıda ki ayette bu gerçek bildirilmektedir. Allah’tan başkasına teslim olunan, çok tanrılı dinler bu ayette açıkça reddedilir.
Allah daha öncede bir çok elçi ve kitap göndermiştir. Bunlarda da Allah’a teslim olmaya insanlar çağrılmışlardır. İslam dini ve bu sıfat sadece peygamberimize ait biri din ve sıfat  değildir. Tüm peygamberler ve onlara uyanlarda Müslümandırlar.

İyilik yaparak kendini Allah'a teslim ( Isleme, İslam olan) eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah,  İbrahim'i dost edinmiştir. (4 Nisa Suresi , 125)

Bu açıdan tarih boyunca farklı isimlerde dinlere insanlar iman etmiş olsalar da, bir çok kendini Allah’a teslim eden ( İslam olan) insan olmuştur. Bu açıdan Allah onların yaptıkları iyiliğin karşılığını mutlaka verecektir:

Şüphesiz, iman edenler(le) yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (2 Bakara Suresi, 62)

Gerçek şu ki, iman edenlerle yahudiler, sabiîler ve hristiyanlardan Allah'a, ahiret gününe inanan ve salih amellerde bulunanlar; onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. (5 Maide Suresi, 69)

Fakat bunların içinden Allah’a teslim olmayan, onun yanında başka ilahlar kabul edenler ise açıkça inkara düşmüşlerdir. Bunlar da kendi yaptıklarının karşılığını hesap günü göreceklerdir. Bu gerçekte ayette şöyle vurgulanır:

Andolsun, "Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler küfre düşmüştür. Oysa Mesih'in dediği (şudur:) "Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Çünkü O, kendisine ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur." (5 Maide Suresi, 72)


Yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur" dediler; hristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkâr edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?  (9 Tövbe Suresi, 30)

Sonuç olarak iki grup ayet arasında bir çelişki yoktur. Yanlış kavramlar üzerinden yorumlar yapıldığı için ulaşılan sonuçlar da yanlış olmuştur. Allah’a teslim tarih boyunca bir çok farklı dinden insanlar olmuştur. Örneğin Hz. İsa’ya uyan havariler Allah ve onun peygamberine iman etmişlerdir. Allah onların yaptıkları Salih amellerin karşılığını verecektir. Fakat bunun yanında Hz. İsa’yı ilah yerine koyan ve ona tapanlarda olmuştur. Bunların karşılığını da Allah verecektir. Ayetlerde de bu gerçekler anlatılmaktadır. Görüldüğü gibi  Kuran’da bu konu son derece açık ve çelişkisiz şekilde anlatılmıştır.
selamlar..

11.02.2005 18:06:50
Hristayanlardan ve Yahudilerden az bir topluluk şu anda cennete gidecektir. Her nekadar Salih Amel kelimesi iyi işler yapmak anlamında kullanılmıştır. Halbuki Salih Salah kelimesi, Hristiyanlıkta aziz olarak bilinen ermişlerin makamları arasında en üst makamı temsil eder. Bu makamın sahibi olan kişi salih, yaptığı işe de salih amel denir.. uzun uzun açıklanabilir...

     Yüce Rabbimiz Hz. Musa'ya Tevrat'ı, Hz. Davut'a Zebur'u, Hz. İsa'ya İncil'i ve Peygamber Efendimiz (SAV)'e de Kur'ân-ı Kerim'i indirmiştir. Ne varki şeytan eski üç kitabı da tahrif etmeyi başarmıştır. Bu kitapların aslı herkesi İslâm'a çağırmaktaydı.

Alıntı
MAİDE-44: İnnâ enzelnettevrâte fîhâ hüden ve nûr.
Şüphesiz Tevrat'ı indirdik; içinde hidâyet ve nur vardır.
Alıntı
40/ MÜ'MİN-53: Ve lekad âteynâ mûselhüdâ ve evresnâ beniy isrâiylelkitâbe.
Biz Musa'yı hidâyete erdirdik ve kitabı (Tevratı) İsrail oğullarına miras bıraktık.
Alıntı
40/ MÜ'MİN-54: Hüden ve zikrâ liûlil'elbâb (Tevratın Aslı).
Ulûl'elbâb kullar için hidâyet rehberi ve zikirdir.
Alıntı
MAİDE-46: Ve kaffeynâ alâ âsârihim bi'îysebni Meryeme müsaddikan limâ beyne yedeyhi minettevrâti, ve ateynâhül-incîyle fîyhi hüden ve nûrun ve müsaddikan limâ beyne yedeyhi minettevrâti ve hüden ve mev- ızaten lilmüttekîyn.
Meryem oğlu İsâ'yı ellerindeki Tevrat'ı tasdik edici olarak izlerince getirdik. Ona içinde hidâyet ve nur bulunan, ellerindeki Tevrat'ı tasdik eden, takva sahiplerine bir hidâyet ve mev'ize olan, İncil'i verdik.

bütün diğer kitaplar , resüller ve nebiler insanları Allah'a çağırmak üzere içlerinde hitdayeti olarak Allah'ın katından indirildiler...

bu kitaplarda anlatılan ortak bir yapı var bu yapı Hz. İbrahim'in ( ki Hz. İsa'nın da Hz. Musa'nın da dedesidir... ) Hanif dini muhtevasıdır... İslam dinin iskeleti'ni oluşturur...
Alıntı
2/BAKARA-128:Rabbenâ vec'alnâ müslimeyni leke ve min zürriyyetinâ ümmeten müslimeten lek.
Ey Rabbimiz! Bizi Sana teslim kıl, zürriyyetimizden de Sana teslim olan bir ümmet çıkar.
Alıntı
2/ BAKARA-131: İz kale lehü rabbühü eslim. Kale eslemtü lirabbilalemin.
Hani; Rabbi ona "Teslim ol!" dediği zaman, "Âlemlerin Rabbine teslim oldum" dedi.
2/ BAKARA-132 : Ve vassa biha ibrahimü benihi ve ya'kub. Ya beniyye innallahestafa lekümüddine fe lâ' temütünne illâ ve entüm müslimün.
İbrâhîm de bunu kendi oğullarına vasiyet etti. Yakub da (o sıra oğullarına;) "Ey oğullarım! Muhakkak ki Allah bu dîni sizin için seçti. Artık siz ölmeyin; ancak Allah'a teslim olarak (ölün)" dedi.
Alıntı
30/ RUM-30: Fe'ekım vecheke liddiyni haniyfâ, fıtretallahilletiy fatarennâse aleyhâ, lâ tebdiyle lihalkıllah, zâlikeddiynülkayyimü ve lâkinne ekserennâsi lâ ya'lemûn.
Hanif olarak kendini dîn için ikame et Allah'ın hanif fıtratıyla ki Allah insanları hanif fıtratıyla yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz (daima insanlar hanif fıtratıyla yaratılır) işte bu kayyum olan dindir ve lâkin insanların çoğu bilmez.

Her kim Allah'a ulaşmayı dilemiş ise Hz. İbrahim'in Hanif dinine tabi olmuştur dolayısıyla mutlaka Cennete gireceklerdir mutlaka Allah'a ulaşacaklardır...
Alıntı
42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
Dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ulaştırır).

Ayrıca Kıyamete yakın bir dönemde Hz. Mehdi (A.S.) yeryüzünde vazife yapacak ve tüm dinleri birleştirecektir... İşte bu muhteva dinlerin birleştirilmesi noktasıdır... Hz. İbrahim'in Hanif Dini...


 

sessizlik senfonisi 11.02.2005 19:19:51
Alıntı
Hz. İsa’yı ilah yerine koyan ve ona tapanlarda olmuştur. Bunların karşılığını da Allah verecektir

Şuanki (değiştirilmiş) İncil Hz. İsa'yı övmekte onu Allah'ın oğlu olarak tanımlamaktadır. Hristiyanlar şuanki incilden başka incile inanmadıklarına göre
yani bir bakıma isayı tanrı veya Allah'ın oğlu saymaları tüm hristiyanların cennette gitmeyeceği anlamına gelmiyor mu?

 

12.02.2005 19:11:47
Merhaba
Günümüzde hristiyanların kullandığı incilin Allah tarafından gönderilmiş incil olmadığı zaten çok açıktır. İçinde bi çok çelişki ve kendini yalanlayan anlatımlar vardır. Daha önce astığım yazıda olduğu gibi sadece Allah’a kulluk edip Onun yolunu benimsemiş emirlerini yerine getiren kişiler kurtuluş bulacaktır. Günümüzdeki incil ise dört farklı kişinin aynı olayları anlattığı bi derlemedir. Bu İslama sokuşturulmaya çalışılan hadislere benzer. Bu tek ilah kavramını kirletici ve sağlıklız bi kaynaktır. Bunun içindir ki tek kaynak olarak Kurandan başka bişey kabul etmemeli ve Allaha yaklaşmanın yollarını onun içinde aramalıyız.
Selamlar..
 

12.02.2005 19:15:34
Merhaba.

İnançlılar inançlılar ile kapışır.
Aptalların kanı kanalizasyona karışır.
Kafatasları dizi dizi izledik sizi
Kafatasları dizi dizi.

Nedense bu güzel şarkının bir kıtasını buraya yazma ihtiyacı duydum.

12.02.2005 19:23:50
Alıntı
Daha önce astığım yazıda olduğu gibi sadece Allah’a kulluk edip Onun yolunu benimsemiş emirlerini yerine getiren kişiler kurtuluş bulacaktır. Günümüzdeki incil ise dört farklı kişinin aynı olayları anlattığı bi derlemedir. Bu İslama sokuşturulmaya çalışılan hadislere benzer. Bu tek ilah kavramını kirletici ve sağlıklız bi kaynaktır. Bunun içindir ki tek kaynak olarak Kurandan başka bişey kabul etmemeli ve Allaha yaklaşmanın yollarını onun içinde aramalıyız.
Merhaba
Kuranda Allah'in kesinlikle af etmedigi birsey vardir; ona inanmamak. Bundan dolayi da cennete girebilmenin ilk ve en onemli kosulu Allaha inanmaktir. Incil'de genelde bahsedilen bir teslis de gormedim acikca; hani tanriyi fiziksel baba, Isa'yi onun ogulu ve kutsal ruhu da bilmem ne diye kabul etmekj ve bunlari bir tutmak. Baba sifati zaten ustunlugun ve buyuklugun sifati ve mecaz olarak bahsediliyor, bunu anlamak icin ustun bir IQ'ya gerek yok aslinda, ancak carpitma hiristiyan dini yetkililerce yapiliyor bana gore. Konumuza gelince, Allah'in bir oldugunu acikca kabul eden hiristiyanlar da teorik olarak cennete girebilmeli (Islam'a gore diye bahsediyoruz tabii), zira birazcik din bilgisi olan biri pekala bilir ki kimin cennetlik ve kimin cehennemlik olduguna sonucta ancak allah karar verir, ve bu durumda allah'i bir sayan ve ona es tutmayan, melekleri taniyan,ve gunahtan kacinan samimi bir hiristiyan da allah kabul ederse cennete girebilir, cunku ilk buyuk kosullari yerine getirmis olur. Bu varsayimimin aksini ispat eden bir ayet de gormedim, ve ben bu sacmaliklarla neden ugrasiyorum onu da bilmiyorum...can sikintisi...

deniz 12.02.2005 19:26:28
ilginç bir durum var.

kuran da incil veya diğer kutsal kitaplar için kutsal olmadıkları, sahte oldukları, insan yapısı oldukları gibi herhangi bir hüküm yokken, bunlardaki hikayelerle kuran ayetleri arasında sıkı benzerlikler varken ve sanırım aynı incil ve tevrat kuranın indirildiği zamanlarda da kullanılır iken günümüz müslümanlarının bu kitapları geçersiz saymaları ilginçtir.

halbuki peygamber yahudi ve hristiyanların kendi aralarındaki sorunlarında kendi dinlerine ait hükümlerle hakimlik yaparmış.

şu halde peygamber onlara kendi dinleri ile yargıçlık yaparken onların dinlerini de onaylamış olmaz mı ?

bana kuran dininin yerleşik araplar için en geçerli din olduğu şeklinde bir yorum var gibi geliyor.

kuranın evrensel bir mesaj olarak tüm insanlara yönelik içeriğe sahip olduğuna deliller var mı ?

12.02.2005 19:56:28
ve kalabalıktan iki adım geriye atar;
" hele önce biz bi gidebilelim de.. Tongue
 sonra komşulara bakarız.. :w00t:  "

12.02.2005 20:22:30
Merhaba Azrail
Benim yazımdan hareket ederek yazdığın için belirtmek isterim ki kimin cennete yada cehenneme gideceğini Allahtan başkası bilemez. Bende yazımda tüm hristiyanların cehenneme gideceklerini söylemedim zaten. Ama şöyle bi gerçek var günümüzdeki incil çelişkilerle dolu olan bi kitap. Bunun Allahtan gelmediği açık çünkü dört farklı kişi tarafından yazılmış. Dikkatli okunduğunda görülecektir ki aynı olaylar anlatılmasına karşın olayların gelişme ve sonuçlarıda birbirini tutmamaktadır. Bu durum sadece incil için değil tevrat içinde geçerlidir. Zaten seninde dediğin gibi iman eden bi kişi Allaha meleklere ve kitaplara da inanır. Bu mantıkla bakarsak dinleri isimlere bölmek değil amellerle değerlendirmek daha doğru olacaktır. Ve bunun en doğru bildiriside bize Kuran ile ulaşandır. İncilde teslis görmedim demişsin.. evet belki oğul sözcüğü bunun kanıtı olarak eksik kalıyor ama hristiyanların Hz.İsa ya bakışları baştan aşşa teslis örneği. Dediğim gibi asıl olan incilde bulunan çelişkiler ve peygamberlerini ilahlaştırmış olmalarıdır. Bunun da yanlış olduğunu tartışmaya çok gerek yok diye düşünüyorum.
selamlar..

12.02.2005 20:38:41
Merhaba resimdekileke
Müslümanların incili yok saymaları gibi bişey tam olarak ne derece doğtu bilmiyorum ama kendi adıma şunu söyliyebilirimki incildeki çelişkiler onun ilahi olmadığının en güzel kanıtı. Hikayelerin aşşa yukarı aynı olmasıda çok doğal. Daha önceden bi örnek verdim. Günümüzdeki incil İslama sokulmaya çalışılan hadislere benziyo. Yani birileri görmüş birileri anlatmış, birileride yazmış. Belki bozulmamış taraflarıdır aynı olanlar. Ama bunun dışında önyargısız okuyunca nasıl böyle yaşananlar farklı anlatılır diyip düşüneceğiniz çok bölüm var. İsterseniz bunlardan bi  tanesini örnek olarak verebilirim.



İsa'nın dirilişi (MATTA)
Sept gününü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler.
2Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab'bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. 3Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. 4Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.
5Melek kadınlara şöyle seslendi: «Korkmayın! Çarmıha gerilmiş olan İsa'yı aradığınızı biliyorum. 6O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O'nun yattığı yeri görün. 7Hemen O'nun öğrencilerine gidip şöyle deyin: `İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.' İşte ben size söylemiş bulunuyorum.»
8Kadınlar, hem korku hem büyük sevinç içinde, çabucak mezardan uzaklaşıp koşa koşa İsa'nın öğrencilerine haber vermeye gittiler. 9Ansızın İsa onların karşısına çıktı, «Selam size!» dedi. Onlar da yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarıldılar, O'na tapınmaya başladılar. 10O zaman İsa onlara, «Korkmayın!» dedi. «Gidip kardeşlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler.»

İsa'nın dirilişi (MARKOS)
Sept günü geçince, Mecdelli Meryem, Yakup'un annesi Meryem ve Şalome gidip İsa'nın cesedine sürmek üzere baharat satın aldılar. 2Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler. 3Aralarında, «Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?» diye konuşuyorlardı.
4Başlarını kaldırıp bakınca, o kocaman taşın yana yuvarlanmış olduğunu gördüler. 5Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.
6Adam onlara, «Şaşırmayın!» dedi. «Siz çarmıha gerilmiş olan Nasıralı İsa'yı arıyorsunuz. O dirildi, burada yok. İşte O'nu yatırdıkları yer. 7Şimdi O'nun öğrencilerine ve Petrus'a gidip şöyle deyin: `İsa sizden önce Celile'ye gidiyor. Size bildirdiği gibi, kendisini orada göreceksiniz.'»
8Kadınlar mezardan çıkıp kaçtılar. Onları bir titreme, bir şaşkınlık almıştı. Korkularından kimseye bir şey söylemediler.

[span style='color:red']24. Bölüm İsa'nın dirilişi (LUKA)[/span]
Kadınlar haftanın ilk günü, sabah çok erkenden, hazırlamış oldukları baharatları alıp mezara gittiler. 2Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular. 3Ama içeri girince Rab İsa'nın cesedini görmediler. 4Onlar bu durum karşısında şaşırıp kalmışken, şimşek gibi parıldayan giysilere bürünmüş iki kişi yanlarında beliriverdi. 5Korkuya kapılan kadınlar başlarını yere eğdiler. Adamlar ise onlara, «Diri olanı neden ölüler arasında arıyorsunuz?» dediler. 6«O burada yok, dirildi. Daha Celile'deyken size ne söylediğini anımsayın. 7İnsanoğlu'nun günahlı insanların eline verilmesi, çarmıha gerilmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini bildirmişti.» 8O zaman İsa'nın sözlerini anımsadılar.
9Mezardan dönen kadınlar bütün bunları Onbirlere ve diğerlerinin hepsine bildirdiler. 10Bunları elçilere anlatanlar, Mecdelli Meryem,Yohana, Yakup'un annesi Meryem ve bunlarla birlikte bulunan diğer kadınlardı. 11Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar. 12Yine de, Petrus kalkıp mezara koştu. Eğilip içeri baktığında keten bezlerden başka bir şey görmedi. Olay karşısında şaşkına dönmüş bir halde oradan uzaklaştı.

İsa'nın dirilişi (YUHANNA)
Haftanın ilk günü erkenden, ortalık daha karanlıkken Mecdelli Meryem mezara gitti. Taşın mezarın girişinden kaldırılmış olduğunu gördü. 2Koşarak Simun Petrus'a ve İsa'nın sevdiği öbür öğrenciye geldi. Onlara, «Rab'bi mezardan almışlar, nereye koyduklarını da bilmiyoruz» dedi.
3Bunun üzerine Petrus'la öteki öğrenci dışarı çıkıp mezara yöneldiler. 4İkisi birlikte koşuyordu. Ama öteki öğrenci Petrus'tan daha hızlı koşarak mezara önce vardı. 5Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi. 6-7Ardından Simun Petrus geldi ve mezara girdi. Orada serili duran bezleri ve İsa'nın başına sarılmış olan mendili gördü. Mendil, keten bezlerle birlikte değildi, ayrı bir yerde dürülmüş duruyordu. 8O zaman mezara ilk varan öteki öğrenci de içeri girdi. Olanları gördü ve iman etti. 9İsa'nın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazı'yı henüz anlamamışlardı.

Şimdi sadece İsa’nın dirilmesiyle ilgili olan bu ayetlerde nekadar çok çelişki olduğunu görelim:
MEZARA KAÇ KİŞİ GİTTİLER?
1-   Matta28 : Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. (2 kişi)
2-   Markos16 : Meryem, Yakup'un annesi Meryem ve Şalome (3 kişi)
3-   Luka24 : Kadınlar. Mecdelli Meryem,Yohana, Yakup'un annesi Meryem ve bunlarla birlikte bulunan diğer kadınlardı
4-   Yuhanna20: Mecdelli Meryem mezara gitti. (1 kişi)
MEZARA GİTTİKLERİNDE NE GÖRDÜLER?
1-   Matta28 :   Mezara girmeden taşın üzerinde bir melek beliriyor.
2-   Markos16 : Mezara girdiklerinde içerde bir adam görüyorlar.
3-   Luka24 : mezara giriyorlar içerde birden bire iki adam beliriyor.
4-   Yuhanna20 : mezara bakılıyo fakat içeride hiç bişey görülmeden haber vermek için geri dönülüyo.

SONUÇTA MEZARDAN DÖNÜNCE İSA’NIN ÖLMEDİĞİNİ DİĞERLERİNE BİLDİRDİLERMİ?
1-   Matta28 :  Kadınlar, hem korku hem büyük sevinç içinde, çabucak mezardan uzaklaşıp koşa koşa İsa'nın öğrencilerine haber vermeye gittiler.
2-   Markos16 : Kadınlar mezardan çıkıp kaçtılar. Onları bir titreme, bir şaşkınlık almıştı. Korkularından kimseye bir şey söylemediler
3-   Luka24 : Mezardan dönen kadınlar bütün bunları Onbirlere ve diğerlerinin hepsine bildirdiler
4-   Yuhanna20 : Koşarak Simun Petrus'a ve İsa'nın sevdiği öbür öğrenciye geldi. Onlara, «Rab'bi mezardan almışlar, nereye koyduklarını da bilmiyoruz» dedi.


Hatta  Mattada: İsa onların karşısına çıktı, «Selam size!» dedi. Onlar da yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarıldılar, O'na tapınmaya başladılar. O zaman İsa onlara, «Korkmayın!» dedi. «Gidip kardeşlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler.»  söylenirken.
Yuhanna da: İsa'nın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazı'yı henüz anlamamışlardı. Söyleniyor.
Sadece İsa’nın dirilmesiyle ilgili olan bu ayetlerdeki çelişkiler inanılmıcak derecede çok. Ve bu çelişkiler İsa nın kişiliğiyle yakından uzaktan alakalı değil.Kaç kişinin mezara gittiğinden tutunda orda karşılaştıkları durum ve sonucunda diğerlerine bu durumu anlatmaları bile çelişki. Ve bunlar  Allahın kitabında çelişki olmaz tanımlamasının fazlasıyla dışına çıkıyor.
Bunun benzeri daha bi çok çelişki incilde hemde aynı konu içerisinde bulunmakta. Bu kitabın nekadar Allahtan gelmiş olduğunun yorumunuda siz yapın artık...
Kuran’ın evrenselliği zaten kendi içinde bildirilir. Asla değişemiyecek olan Allahın sözleridir. Ve insanları doğruya ulaştırır.
4:82 Kuran'ı incelemiyorlar mı? ALLAH'tan başkasının olsaydı onda bir çok çelişki bulacaklardı.

23.02.2005 18:17:38
Sonucta ayni Allah'a farkli yollardan ulasiyoruz,sadece sizin ve bizim gittigimiz yollar farkli.

Ceben'le bu konuyu konustuk baya.

24.02.2005 21:11:22
Merhaba özgür
Sadece tek yaratıcı olduğu ve şimdiye kadarki tüm dinlerin sahibi olanında tek ilah olduğu konusunda çok haklısın.. İslamiyet de Hristiyanlık ta Yahudilik te aynı ilaha kulluk etmeyi gerektirir. Allah kendisine kullarının yaklaşması için belirlediği yolları kutsal kitaplar aracılığıyla insanlara ulaştırmıştır. Ama maalesef İncil ciddi bozulmalara uğramıştır yukarda bu bozulmaya ufak bi örnek verdim zaten. Şimdi senin dediğin cümleyi düşününce ufak bi karışıklık oluşuyo. Allah tektir ve ona ulaşmanın yollu bellidir. Aynı yaratıcıya farklı yollarla ulaşmak mantık dışıdır. Tek doğru ve tek gerçek vardır. Onun ışığında yürümek doğruya götürür insanı.. diğerlerindeki çelişkiler açıkcası akıl karıştırıcıdır.. çünkü biliriz ki sadece insan sözleri içinde çelişki barındırır.. Allahın dedikleri ise çelişkisiz ve nettir. gerçeği bulmak isteyenler hertürlü bilgiye sahip olup objektif değerlendirmeler yapmayı örenmelidirler. Aksi halde tek ilah ama farklı ibadetler gibi durumlar ortaya çıkar ki bunun adil bi din anlayışıyla örtüşmediği ortadadır.
Selamlar…
 


Sayfa: [ 1 ] 2