SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Müzik İnsanları

Konu: Kazim Koyuncu

Sayfa: [ 1 ]

09.02.2005 03:42:03
Aslında burada bu güzel insanın hiç anılmamış olmasına şaşırdım ve onu tam da şu anda anmamız gerektiğini düşündüm. Kazım Koyuncu ...denizin çocuğu .. Karadeniz dalgalarında viya yapan asi genç. Viya dalgalarla dansetmektir.  Batmamayı başarmaktır hiç bi yardım olmadan. ...
 90 ların başında Zugaşi Berepeyle ismini duyurmaya başladı Kazim Koyuncu . 1972 Artvin Hopa doğumlu . 1993 yılına kadar çeşitli gruplarda müzik yaptıktan sonra Zugaşi Berepe ( Denizin Çocukları ) nı kurdu . 2000 yılında Salkım Söğüt 2 projesinde 3 şarkıyla yer aldı. Birinde İlkay Akkaya ile düet yaptı ( Ou nana ) Babasi onu kaymakam olsun die göndermişti İstanbula ama o İstanbul Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinden siyasal nedenlerden dolayı ayrılmak zorunda kaldı . Babası Hopa da bi köy berberiydi . 2001 de ilk albümü ' Viya ' yı çıkardı. Viya dalgalar üzerinde batmamak üzere oynanan bi oyundu. Bu ismi bilerek seçmişti . Betonlaştırılan Karadeniz sahillerini o Viya yaptığı günlerdeki gibi kalmasını istiyordu . Bi kaç dizi müziği yaptı . ( Gülbeya ve Sultan Makamı ) Onu sadece bu dizilerin müziklerinden tanıyan memleketlilerine de sitem ediyordu haklı olarak. O toprağını ve insanını seviyordu.  2004 ün Nisan ayında da Hayde adlı albümünü çıkardı .



 " Koyuncu, yaz aylarını evinde sadece 7-8 gün kalacak kadar yoğun turne, konser programları ve sivil toplum kuruluşlarının gecelerinde sahne alarak geçirdi. Haziran ayında yalnızca dört gün kalmasına karşın Beşiktaş Kültür Merkezi'nin teklifini kabul ederek Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki ilk solo konserini gerçekleştirdi: ''Seyirciyle söze dökemediğim, tuhaf bir iletişim, bir enerji var. Ben, benim albümümü alanların, konserime gelenlerin müziğime verdikleri emeğe sahip çıkmak için sahnedeyim. Hepsi benim arkadaşım. O sahne buluşmalarında sevgi ve saygı var. Bazen çok şımarık oluyorum sahnede, seyirci bunu hoşgörebiliyor. Onlar şımardığında da ben hoşgörüyorum. Coşup gidiyorum. Kendimi bazen o kadar yukarıda ve uçacakmış gibi hissediyorum ki 'şımarmak' diyorlar buna.''

DAHA FAZLA DANS

Koyuncu konserleri, doyasıya horon tepmektir izleyici için. ''Dido Nana'' da, ''Gyuli Çkimi'' de, ''Ben Seni Sevduğumi'' de soluklanılır, ''Ella Ella'', ''Koçari'', ''Cilveloy Nanayda' da horon tepmeyen tek kişi bile kalmaz: ''Müzik sadece ses, nota, birkaç enstrümanın yan yana gelmesi değildir. Müzik ve dans birbirine sevdalıdır. Dans hayatımın en büyük eksikliklerinden biriymiş, daha fazla dans etmeliymişim. Zaten dans kurslarına gitmeye karar verdim. Latin dansları, tango, horon, hepsini öğreneceğim.''

Ağustos ayında Fuat Saka, Volkan Konak, Bayar Şahin' in katıldığı ''Hey Gidi Karadeniz'' projesinin hayata geçmesi için büyük emek harcayan Koyuncu, Yedikule Zindanları'ndaki konseri TRT-2'de yayımlanınca daha çok seyirciye ulaşma şansı yakaladı. Yönetmenliğini üstlendiği Hülya Polat 'ın ''Rino'' albümünde geleneksel Karadeniz ezgi ve enstrümanlarıyla rock tınılarını birleştirdiği ve dinleyicinin Koyuncu imzasını hemen hissettiği başarılı bir çalışma gerçekleştirdi. Trabzonspor için yapılan şarkı ve marşların toplandığı, yakında piyasaya çıkacak olan albüme iki marş hazırladı: ''Hopa'daki çocukluk günlerimde üç büyüklere kafa tutan Trabzonspor efsanesi vardı. Futbol oligarşisinin karşısına dikilmiş, Anadolu'dan gelen bir güç vardı. Dördüncü büyük oldu, ama Trabzonspor Türkiye futbolunda devrim yapmıştır ve hâlâ devrimci potansiyelini içinde barındırır. Eski yönetim kurulu üyesi Tahsin Usta 'nın teklifi üzerine Şehnaz Yeygel' in yazdığı sözlerle Hayde'deki Uy Aha şarkısının uyarladım, ayrıca yeni bir marş yazdım. Asla profesyonel bir çalışma değil. Trabzonspor'un şampiyonluğunu çok küçük yaşta da olsa gördüm, borcum vardı. Ben, üzerime düşeni yaptım, şimdi sıra sahadakilerde.''

'AYNIYSA UTANIRIM'

Kasım ayındaki Babylon konserine ''müziğinde yeni bir dönem açmak'' için hazırlanmıştı: ''Tam başlıyorduk, kanser olduk. Aslında her şey yolundaydı ama müzik hayatımda çok kökten bir değişikliğe ihtiyacım olduğunu hissediyordum. Biraz daha elektriklenmiş, rocklanmış bir sound (ses) yakalamak istedim. Ritmin çok daha sağlam olduğu, iyi çalınan renk sazların, daha düzenli girip çıktığı bir ses düşündüm. Evet, eninde sonunda ben bir Lazım ama dünya kulağıyla duymak istediğim bir ses var içimde. 'Müzik ve hayat adına neler oluyor' depresyonu ve sonunda kanser. Hayatım boyunca 3-4 kez işin içinden çıkamadığım dönemler oldu ve hep hayat beni işin içinden çıkardı. Kanser belki şanstır. Çok tıkandığımı hissettiğim, artık utanmaya başlayacağım bir dönemdi. Ben beş konserde bir şarkıyı aynı şekilde çalıp söylüyorsam utanırım.''

Aralık ayında Ankara ve İstanbul'daki Hey Gidi Karadeniz gecelerinde sahne alan Koyuncu, sürekli öksürmesi nedeniyle Akan Organizasyon şirketinden sevdiği bir arkadaşı olan Dilek Dindar' ın ısrarıyla sağlık kontrolünden geçti. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki muayeneler sonucu testis kanseri başlangıcı teşhisi konuldu. Akciğer ve akciğer boşluğunda ilaç tedavisiyle giderilme olasılığı çok yüksek olan tümörlere rastlandı: ''Bazen doktorlarla 'İki yılda bir albüm yapıyorum, beş albüm yapabilir miyim' diye pazarlığa giriyorum. 'Yaparsın' diyorlar. Bazı şeyleri sen yapamıyorsan hayat yaptırıyor. Hayatım boyunca tatile gitmediğimi fark ettim. Şimdi 7-8 ay evde oturmak, müzik yapmak, hayatı düşünmek ve tedavi görmek durumundayım.''

Geçen hafta kemoterapi uygulaması başlayan Koyuncu, Cerrahpaşa Medikal Onkoloji Servisi'ndeki seanslara girerken bazıları orada tanışan, birbirine kenetlenmiş arkadaşları, ailesi kapıda bekliyordu. Çıktığında dostlarına, ablasına, ağabeylerine, yeğenlerine hep gülümsedi: ''Hayatımın en büyük korkusu kanserdi, başıma geldi. Başka birinin kanserine belki bakamazdım, ama göz göze geldiğin an korkunun yarısı gidiyor. Hastanede bekleyen dostlar o kadar güzeldi ki hepsinden sorumlu hissediyorum kendimi. Varlıkları beni tahmin ettiklerinin dışında etkiledi, hayata bağladı ve kendimi daha iyi hissettim.''

DENİZİN ÇOCUĞU

Koyuncu, hastalığının ilacını ve müziğindeki gelişmeyi de sevgide görüyor: ''Sevmeyi bilebilmek, sevdiğini hissedebilmek, sevenlerle göz göze gelebilmek. Bu kanserde de işe yarayacak, muhtemelen müziğimi büyütecek. Bu süreç beni sadece müziğe yönlendiriyor. Daha az konuşmaya, daha çok müzik yapmaya, daha hızlı koşmaya ve dans etmeye sevk ediyor. Bu hastalık benim için gerçekten bir müjde olabilir. Aksi takdirde bu hayat şu ana kadar yaptıklarımla durur.''

Kazımseverler, 28 Ocak akşamı Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde, henüz dökülmeden baba mesleğini sürdüren ağabeyinin kısacık kestirtiği saçlarıyla karşılaşacak. Yine horon tepecekler, hüzünlenecekler ama kesinlikle sigara içmeyecekler: ''En iyi ihtimalle haziran ayına kadar konser veremeyeceğim. Kanser ve konser arada sadece bir harf farkı var. Hiçbir şey umurumda değil, ben Yeni Melek'te konserimi yapacağım. Arkadaşlarım üzülmesin, her zamanki şımarık, kendini vermiş halimle çıkıp şarkılarımı söyleyeceğim.''

Denizin çocuğu-Zuğaşi bere, kıyıda bekleyenlerin gözlerine bakıp bilmediği bir denize ''viya'' iniyor.

Hayde! Viya Kazım Koyuncu...



'RADYASYONLU ÇAY İÇMEK ZEK‚ SORUNU DEĞİL, BİR SUÇTUR'

Koyuncu, Rusya'da 1986 yılında meydana gelen Çernobil nükleer kazasının etkilerine kayıtsız kaldıkları gerekçesiyle yetkililerin cezalandırılması istemiyle geçen nisan ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunan sivil toplum temsilcilerinin arasındaydı. Facia tarihinde 14 yaşında olan Koyuncu, kaza sonrası ilk yağmurların üzerine yağdığını anlattı: ''Hepimizde tümörler var ve hayatımızın belirli dönemlerinde radyasyon veya başka etkiler tetikleyip kansere dönüştürüyor. Kaza sonrası adını anımsamadığım bir bakanın 'iyi gelir' diyerek radyasyonlu çay içmesi yalnızca bir zekâ sorunu değil, suçtur. Çernobil'den sonra erken teşhisler için rehabilitasyon merkezleri kurulabilir, belki binlerce insan ölmezdi. Hangi şehirde, kaç insan kansere yakalanmış gibi bir istatistik bile yapılmamış. Bu ülkenin politikacılara, yalancılara ihtiyacı yok. Ben böyle duyarsız yöneticilerin halk düşmanı olduklarını düşünüyorum''

alıntı


Evet o konser ve kanser arasında tek harf farklı diyor
Bunu da atlat Denizin Çocuğu





Didou Nana -Viya- ( 2001 ) Megrel Halk Şarkısı
 
oropa ardzo arti varen
çkim iveri nçari çkvaşa
miordini miçkutu do
goytiroku ma si çkvaşa
miordini miçkutu do
didou do na ni na

huriyadas çima ndğasu
skani mamulyas makipginam
kankaleşa gamkomile
vaşilebu taşi rina
kankaleşa gamkomile
didou do na ni na

seri do ndğaşi arti mapu
skani şaras ginocinepu
skani dudi midamiğuru
şkvak kargi mokileku
skani dudi midamiğuru
didou do na ni na

ah orapa si ncgiri ndğaşi
guri muço domixaşi
seri iri şeni seriren do
kukumela naku ndğaşi
seri iri seriren do
didou do na ni na

-------------------

her sevgili bir değil
benim kaderimi başkasına yazdın
beni sevdiğini biliyordum ama
sen beni başkasına değiştin

titreyerek sabah günü
senin çiftliğinde dolanıyorum
başıboş şuursuzca
bu yaptıgın mümkün değil
sensiz ben ne yapayım

gecem ile gündüzum bir oldu
senin yolunu gözler oldum
sen benim için öldün
başkalarının sevdiği geldi

ah sevgili seni iyi günlerimde
yüreğimi nasıl dağıttın
gece herkes için gece de
ben gunlerdir uykusuzum

[

OU NANA - Salkım Söğüt 3 ( İlkay Akkaya - Kazım Koyuncu )
Megrel Halk Şarkısı

Ase çanguri üaxûüuatuna
Skan do çkimi gacirebana
Ou nana
Dida voi nana
Çanguri si mu segilabuna
Vegigadve gancirebaba
Ou nana
Dida voi nana
Dudi oôilari mabuna
Sakmektesi ginimartuna
Ou nana
Dida voi nana

----------------

Haydi şimdi çal çonguri
Söyleyelim çilemizi ou nana
Dida voi nana
Ne gelir elimizden çonguri
Sen veremezsin hükmümüzü
Ou nana
Öldüreceğim kendimi
Yazan yazmış kaderimi
Ou nana

09.02.2005 21:37:13
kanser haberini gazetede okuduğumda şok olmuştum...okumadan 2 gün önce trt2 de konserini izlemiş resmen gaza gelmiştim...

yazmayışımın sebebi ise bukadar dolu bir insana hiçbir şeyi hakettiremeyeceğime inanmamdandır...
 

09.02.2005 21:45:07
Ömrü memleketi için çırpınmakla geçen bi insan için ne yazsak az gelirdi haklısın .  :unsure:  

14.02.2005 18:27:40
Üşüttüm diye gidiyor doktora kanser olduğu çıkıyor ortaya , Kemoterapiden dökülmüş saçları , geçen konseri vardı bereyle çıkıp söyledi şarkılarını gene eskisi gibiydi kerata ... Bi an önce iyileşir inşallah... Çok büyük bi müzisyen , kaybı çok büyük olur...

deniz 14.02.2005 18:37:07
yaa evet mens. dün akşam ilk kez tv de izledim. çok etkileyiciydi.

çok dilerim ki hastalığı iyileşsin ve biz de böyle bir değerle daha çok birlikte olalım.

burdan kazım'a selamlar.

...

bu arada mp3 ü olan varsa sifirforum@yahoo.com a gönderirse sıfır müzik listesine koyarız.

14.02.2005 18:41:32
umay'ın kasetinde bi şarkısı vardı. inanılmaz bi şarkı. ilk öyle tanıdım onu.
nasıl güzel bi sesi ve yorumu var.
çok kötü oldum bende tv da görünce.orkestrası da kesmiş saçlarını moral vermek için. bu kadar kısa zamanda nasıl bu hale geldi ya
ölüm nasıl bişey sıklıla unutuyoruz ama hemen yanımızda duruyo işte
üşütüp doktara gitmek ve kanser çıkmak

14.02.2005 19:02:59

  ERNESTO

Komişkun
A murunxi çima vikaçare
Leta Ğordasen
Ti goyomaktasen
Kapula kale si bzirare
"Haydeé miĞvare Ernesto steri
Vidat
MurunĞxepeşi opşa na on a nĞa tudeşa

 

Biliyorum
Bir yıldız yağmuruna tutulacağım
Toprak çökecek
Başım dönecek , arkamda seni bulacağım
"Haydi" diyeceksin Ernesto gibi
Gidelim
Yıldızların çok olduğu
Bir gökyüzü altına


BEN

Baba ma meyoxvale vore
Mara
Kopela va vore
Pskuda minon xvala
Ma xvala
Ma viya minon
Te steri na golunun oraşi
Oskedinu beçi ti dudu dulya on
Maşkurinen evelişen
Maşkurinen atxeşen
Ma xvala
Ma viya minon


Baba ben yıkıcıyım ama
Kendimi bilmez değilim
Yaşamak istiyorum sadece
Ben sadece
Ben olmak istiyorum
Işık hızıyla geçen zamanı
Yaşamak belki de çok zor
Korkuyorum ben geçmişten
Korkuyorm gelecekten
Ben sadece
Ben olmak istiyorum



Evet ya o kadar yakında ki ölüm . Karşımıza şak diye çıkıverince şaşırıyoruz sonra.

 :wacko:  

25.06.2005 15:31:01
Bugün itibariyle daha sırada ölmesi gereken çok insan varken sessizce gözlerini yummuştur hayata Kazım Koyuncu..Ve öylece ruhunu bırakıp aramıza....

Haziranda ölmek zor derlerdi ya.......


..

Gittiğin yerde viya apmaya devam et.denizin çocuğu.........
 Cry

deniz 25.06.2005 19:39:30
burdan kazım koyuncu mp3 leri indirebilirsiniz

deniz 25.06.2005 23:39:10
bir mail grubundan alıntı:

" Kazım Koyuncu yarın (26.06.2005 Pazar günü) Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda saat 11:00'da düzenlenecek törende sevenleriyle son kez buluşacak!.."

Saat 16:00'da kalkacak uçakla Trabzon'a ve oradan da memleketi olan Hopa'ya götürülecek."

28.06.2007 22:59:41
uf ben  özleedım bu adamı yaaaaa

ice 29.06.2007 01:53:39
Bendeeeeee!!!!  Cry

private1907 29.06.2007 02:05:56


İşte gidiyorum
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum

Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum...

berry 17.07.2007 22:26:02
pırayvıt eline sağlık..ben de şimdi dinledim aklıma düştü eklicektim bi..önce davranmışsın Wink
nası güzel bi şarkı ya  Cry

darabuka 17.07.2007 22:36:22
BÖYLE YETENEKLER AZ GELİYOR DÜNYA YA.KAZIM KOYUNCU,HASRET GÜLTEKİN,UZAY HEPARI,BARIŞ .....

TABİİ Kİ ÖLÜM KAÇINILMAZ SON .ÖLEN HER CAN YÜREK YAKIYOR AMA BAZI İNSANLAR VAR Kİ BEYİNLERİ VE YÜREKLERİNİDE BİRİKTİRDİKLERİ DUYGULARA İHTİYACIMIZ OLUYOR .HASRET GÜLTEKİN KAZIM KOYUNCU GİBİ İNSANLAR MÜZİĞİ SALT PARA İÇİN DEĞİL (PARA KAZANMAYA KESİNLİKLE KARŞI DEĞİLİM),SANATÇI KİMLİĞİ  İLE,TOPLUMDA Kİ HER KONUYA ,HAKSIZLIKLARA DUYARLILIKLARI İLE VARDILAR.
GİTTİKLERİ YER HEP BOŞ KALACAK.
İKİSİ İLEDE AYNI SAHNE Yİ PAYLAŞMANIN ONURUNU YAŞIYORUM.
ASLAN GİBİ ADAMLARDI
ORTALIKDA ŞARKICI ÇOK AMA SANATÇI PEK YOK.
GİDEN TÜM SANATÇILARA HAKKIMIZ HELAL OLSUN




Sayfa: [ 1 ]