|
||
| 1)Yadığını seven ,yazdığına takılır. Yazar yazdığına küsendir. Yazdığını yazar yazmaz ondan kopan ve yazıyı ölümüne terkedendir. 2)Yazar tenini yarıp kendini yazısı için en ağır neşterlerle deşendir ama asla yazısında net gözükmeyen de...Çünkü yazan yazdığıyla kendinde şaşırtır ,yön saptırır. Çünkü yazar ayna gibi az hedeflerde gezinmez...yansıyı kurgulamayı sever..yoksa ne ki yazmak külfet. 3)Üstelik yazının hedefi kendidir,hedefsiz de değil sadece varlığına kavuşur. Yaşam gibidir, oluşur.Ölüm gibidir ,tüketerek kendini yokluğunda varolur. 4)Yazı yazanı esir aldığında tabut,yazan yazıyı esir aldığında cesettir...seçim serbest. 5)Yazı acıyı azaltmaz, acıyı şahaneleştirir. 6) Acısı olmayan yazamaz,harfleri çizer. 7)Yazan yazar olmayı reddeder, çünkü plastik yazıların sefaletini bilir,iğrenir yazının değerle değerlendirilerek büyütülmesinden. yazı ne küçük ne de büyüktür..yazıdır,yazı haliyle dayanılmazs olandır yazan için. 8)Yazan noktayı attığında çeker gider.Öz hikayesi bağımsızdır,kimse benine yazılarını içselleştirmiş olduğu bahanesiyle dokunamaz.Çünkü yazı kendi okunma anı içinde her türden bedeli öder. 9)Yazan yazısını linç edemiyorsa , yazısı kendinden büyüktür.Yazanı asalaktır yazının. Yazı yazanı linç etmemişse...yazı yoktur,okunamaz. Sen yazmayı,edebiyatı nasıl tasarladın..çok mu kutsal..sırf mı sanatsal...lümpence ya da hümanist.. ilkelerin var mı yazıya,yazmana dair.. pardon ya da..yazının-yazanın olmazsa olmazları...sence? |
||
|
||
Alıntı Çünkü yazar ayna gibi az hedeflerde gezinmez...yansıyı kurgulamayı sever..yoksa ne ki yazmak külfet. 5)Yazı acıyı azaltmaz, acıyı şahaneleştirir. 6) Acısı olmayan yazamaz,harfleri çizer. 9)Yazan yazısını linç edemiyorsa , yazısı kendinden büyüktür.Yazanı asalaktır yazının. Yazı yazanı linç etmemişse...yazı yoktur,okunamaz. dahiyane!!! |
||
|
||
çok sağol
|
||
|
||
Alıntı Çünkü yazar ayna gibi az hedeflerde gezinmez...yansıyı kurgulamayı sever..yoksa ne ki yazmak külfet. bu türden bi yabancılaşma her sanata gerekli galiba ......
|
||
|
||
yabancılaşma aslında burada kendi evrenini dışına kusma galiba.
|
||
|
||
| Evet kusma zamanının dışına kusma veya dış kabuktan kurtulup iç bene ulaşım savaşı. Haha linç etmek... Ben yakar ve izlerim. |
||
|
||
| Bazı bazı, taze sözler, konular,meseleler bulurum.Kendimi sınırlamam. Tarzım tarzsızlıktır.Biraz sembolcü,biraz serbestçi,biraz duyumcu,biraz ondan biraz bundan bazen mükemmelliyeti ararım bazen hiç umursamam vakte göre değişir. Yazıda anlaşılabilirlik şu an için tek ilkemdir hehe... Bi de geceleri yazarım kimseler görmesin diye. |
||
|
||
| hiç yazdıklarının ortasında durup yazdıklarına kusmak ister mi insan.. yazdığının işareti bu olmasın... |
||
|
||
| yalanı ilk yazan bir yazardır. yazmak acıyı şahaneleştirir mi hiç? dürüst olalım olsa olsa yazı durmadan koşar ama yakalayamaz acıyı |
||
|
||
| Yazar ve yazı arasında bir kavganın olduğu kesin. Yazı bir kez yazıldıktan sonra, yazarını mahkum eder. Yazar, yazının kontrolüne girer ve o nereye götürürse oraya gider. İstediği kadar, yazıyı dizginlemeye çalışsın, engelleyemez. Yazarın yazacaklarını kendisi değil, biraz önce yazdıkları belirler. Yazı, yazarıyla hep oynar. |
||