|
||
| Kendine sığmayan, doyumsuz, taşkın bir sevgiyle sahneye taşmak istiyor İstanbul'un en alttaki gençleri : "Müslüm Baba, canımız feda sana! Müslüm Baba, sen çok yaşa." Sipiker azarlayan bi ses tonuyla: "Adam gibi oturun, bekleyin Müslüm Gürses'i" diyor. "Bizim çocuklar ıslıklıyorlar otoriter sipikeri. Birazdan babaları gelecek ve onları kucaklayacak. Biliyorum, Müslüm'ün en itilmişler katında çok özel bir saygınlığı var. Esirgeyen, koruyan, isyanını bastıramayanları en iyi anlayan duygusal bir tavrı var Müslüm'ün. Mazlum yüzü, kırık, kirli sesiyle şehrin isyankarına en yakın ses onunkisi şimdilik. Beyoğlu'nun arka sokaklarındaki uçurum meyhanelerinin az konuşan, ağır işçileri, müdavimler, müşteriler gittikten, el ayak çekildikten, yani "biz bize" kaldıktan sonra seslerini onun gibi kırık ve kirli yaparak "Zalim"i söylerler.... ........ ....Ve Müslüm sahneye çıkıyor. Doğru dürüst konuşamıyor: "Allah Allah. Yahu ben ne olmuşum. Tamam tamam, babanızım. Şimdi siz bana babadiyorsunuz, ama ben komplekslere giriyorum. Canım feda size. En değerli sevretimiz canımız, işte o bile feda olsun size. Baş tacımızsınız (müslüm de şizo ) siz...!!" Kendisini öpmeye gelenleri sahneye sokmayan görevlilere "Yahu bırakın gelsinler, onlar bizim canımız!" diyor. İşte bu sözler ikinci büyük dalgaya neden oluyor. Her sınıftan kovulanlar Müslüm'e ulaşıyor. Onun yanında yasak yok!....... Onlar aşkı, ayrılığı bu denli şiirsel ve naif yaşamıyorlar. Onlar aşkları için kan döküyorlar; bilek, göğüs kesiyorlar. Ölümü göze alıyorlar. "Zalim" şarkısı geliyor ardından. Gözler hafifçe ıslanıyor. Sigaralar yakılıyor. Şiddetle, pislikle, rezillikle, en bayağı olanlarla hergün koyun koyuna yaşayan bu insanlar aşkı ve ayrılığı anlatan bu şarkıda adeta bambaşka bir kimliğe bürünüyorlar. O hoyrat, o kaba avuçlarını açarak yavaş yavaş el sallıyorlar Müslüm'e.Kimisi yerdeki bir kağıdı tutuşturuyor, kimisi çakmağını yakıyor. Aşkları, isyanları kadar büyük, onu kanıtlamaya çalışıyorlar...... ....Sıra gecenin en görkemli şarkısına geliyor: "İsyanlardayım". Çoğu üstlerini çıkarmış, kan ter içinde ve yumruklarını sahneye sallayarak isyanlarını haykırıyorlar. Yanımdaki çocuk, arkadaşına "Herkes haplanmış,"diyor, "ayık adam yok..." Evet, Müslüm'e tapan çocuklar; Çağlayan'ın, Kağıthane'nin, Yedikule'nin,Güngören'in,Zeytinburnu'nun,Gültepe'nin,Kanarya'nın,Topkapı'nın umutsuz,itilmiş,gariban çocukları. Kentli sosyologlar "Kara kalabalıklar" diye tanımlıyor onları. Eğitim sistemi ve mülkiyet ilişkileri her geçen gün bataklığın en dibine itiyor onları. Yakında Müslüm'ün o kırık ve kirli sesi bile yetmeyecek onların öfkesini kanatıp yumuşatmaya. Kapitalizm, eğitimsizi, taşralı göçmeni, okumamışı, başarısızı derhal saf dışı eder ve etmelidir de! "Ne yapalım, zalimin kapitalizmi varsa bizim de şimdilik Müslüm Babamız var!!" ALEM BUYSA İSYANLARDAYIZZZZZZZZ.....!!!! yazı : CEZMİ ERSÖZ KİTAP : ancak bir benzerim öldürebilir beni |
||
|
||
| alayına isyan müslüm baba, çok şey ifade ediyor sanırım, toplumsal açıdan, kendisinin algı boyutlarını aşacak şekilde belkide.. |
||
|
||
| Kendimi bir an konserde hissettim.Bir keresinde bursada konserine gitmiştim de çok iyi anlatmış yazar.(zorla götürüldüm ama güzeldi yinede garipti ürkütücüydü.) Karşındaki insan iki kelimeyi bir araya getiremiyo ama zaten onun iletişimide kelimelerle değil müzikle.O kemanlar,o söyleyiş tarzı,uzaktaydım ama kendini biçip kesen insanlar,transta titreyen içmeden sarhoş isyankarlar vs... isyaaaan eeedeeeennnn kalbiiimiiii bir kez olsuuun duy yeeeter... |
||
|
||
| Aslanın yapamayıpda çocuğun yapabildiği şey nedir?Ruhdaki aslan neden çocuklaşmak zorundadır?Üretim oyununa 'Evet' demektir kardeşlerim...Kutsal bir 'Evet' gerektirir. | ||
|
||
Adamın "yıkılsın minareler, açılsın meyhaneler" sözlerine hastayım
|
||