|
||
| Toplumsal bilinç diye bir kavram var mıdır ? Bireyin kendisini geliştirmesi ve bu gelişen bireylerden oluşan bilinç mi söz konusu, yoksa gerçekten toplumsal bir hareket mi var ? |
||
|
||
| Bence her ikisi de yani ne bireyin bütününden oluşan toplum ne de toplumun parçasını oluşturan birey Her birey toplumu ivmelendirme ve her toplum da o bireyi yönlendirme yetisine sahip bazen toplumsal bilinç sandığımız şeyler farklı kimliklere bürünmüş istekler olabiliyor.... bazen de gerçek bir toplumsal oluşum.... |
||
|
||
| toplumun bir ruhu var. bu ruh olmak demekte bir bilince sahip olmayı gerektirir. toplumun ruhu ortak kanaatler veya iktidarların istekleri ile oluşur. eğer toplumu oluşturan bireyler bireysel olarak güçlü iseler kendi renklerini bu ruha katabilirler. tersi durumda ise iktidarlar bu işi devralır ve kendi çıkarları doğrultusunda bu ruhu şekillendirirler. toplumun ruhu bireylerin bilinçleri üzerinde etkindir. eğer toplumun ruhunu dönüştürebilirseniz bireyin bilincine de müdahele edersiniz. bu anlamda toplumun değişimi onu oluşturan bireylerin dönüşümü ve evrimi anlamına da gelir. |
||
|
||
| evet doğru toplumsal oluşumun bir ruhu var toplumsal dönüşüm konusuna gelince burada bireyin etkisinden bahsetmek için örnek olarak bi oluşumun dönüm noktasını belirlersek o noktaya kadar milim milim giden ir oluşum bir bireyin etkisiyle harekete geçebiliyor çoğu zaman yani toplumsal sıçrama.... |
||
|
||
| toplumu oluşturan bireylerin tek tek , bu toplum ruhu'na dahil olmadığını düşünüyorum insanlar tek başlarınayken farklı konularda kendi fikirlerine sahipken, ya da iki kişiyken toplumdaki hakim fikirlere şaşıyorken, üç kişi olduklarında -nedense- 'toplumsal ruh'ta ne varsa ona sahip oluyorlar, ona sahip görünüyorlar |
||
|
||
| bu dediğin durum tek başınayken herhangi bir şiddet eyleminde veya sarkıntılıkta kolay kolay bulunamayan kişilerin toplandıklarında ( sosyolojik olarak yığın oluşturduklarında ) nasi bir mob a dönüştürmesine benziyor. bende o yüzden diyorum ki bireylerin bir makinenin parçaları gibi birleştirilip toplanmasından oluşan bir toplumsal bilinç yoktur.. |
||
|
||
| Bireyler, yanyana durmanın getirdiği avantajları kullanmak için yığınlar halinde yaşamak isterler. Kurtlara yem olmak istemedikleri için sürüden ayrılmazlar. Öte yandan bireyin kendisini eğitip geliştirmesi ve düşünce üretmesi de kolay değildir. Bu durumda herkes birisinin çıkıp kendi yerine düşünmesini, reçeteler hazırlamasını ister ve hazırlanan reçeteye uymaya da hazırdır. Bireysel bilinçlenme süreci uzun ve yorucu bir zaman yolculuğu gerektirir. Birey bilinçlendikçe toplumdan uzaklaşır, ayrı dili konuşmaya başlar, anlaşılamadığını düşünerek daha fazla geri çekilmek zorunda kalır. Söylediklerinin gerçek olduğunu yanındaki bir kaç aydın biliyordur ama geniş kitleye ulaşmak imkansızdır. Aradan geçen 40/50 yıl sonunda bazı gerçekler toplum tarafından görülmeye ve kabul edilmeye başlansa da, o sırada bireysel bilince sahip olanlar yeni düşüncelere üretip yine kendi başlarına kalmışlardır. Yani toplumsal bilinç bizim düşüncemizde yarattığımız sanal bir kavramdır. |
||
|
||
| toplumda bilinç yoktur bireyde vardır toplum bireyi anlamaz bunun içinde toplumda ortak olarak anlaşılan fazla konu yoktur toplum çoğu zaman bireyin üstünlüğünü kabul edemez |
||
|
||
| toplumsal bilinci ,insanın etkisi derin olmasına rağmen içeriği sığ kalmış seyredilerek ve seyrederek yaşama ve yaşam fotoğrafındaki uygun rengi alma içgüdüsü yaratır.bunlar yanlızken bile hayali birileri tarafından izleniyormuş gibi kendilerinde onlar kavramına uygunluk ararlar. kendini görmesi için insanın toplum perdesini üzerinden kaldırması şarttır. en iyi niyetli toplum bile bilinç düzeyinde bir canlı olarak algılandığında bireyi zehirler.insanlar olarak görmeli ve bağları sınırılı tutmalı. toplum bilinci, insan bilinici üzerindeki mide bulandırıcı ve tacizkar gölgedir. |
||
|
||
| aklıma geldi.. toplumu ortadan kaldırsak insan geriye kalır mı ..kalmaz. çünkü insan insanlığında toplum tarafından igdiş edili. |
||
|
||
Alıntı toplum bilinci, insan bilinici üzerindeki mide bulandırıcı ve tacizkar gölgedir. toplum bilinci, birey bilinçlerinin güvende hissetmek için, ya da başka istekleri için bizzat ürettikleri '' mide bulandırıcı ve tacizkar gölge''dir ![]() kimse tacizkar gölge istemese toplum bilinci olmazdı.. belki tamamen tacizkar veya tamamen gölge değildir. ya da taciz ederken destek oluyor, gölge ederken koruyordur. ne bileyim? bizzat üretilmedi mi, ondan diyorum..
|
||
|
||
| kendi canavarını yaratıp,ona esir olmak gibi bir şey mi... :huh: sanırım. :unsure: bana ne ,onlar yaratırken ben yoktum,ben muafım. Aslında gene bu bilinç ondan muaf olabilmeni sağlıyor olabilir. |
||
|
||
Alıntı toplumsal bilinci ,insanın etkisi derin olmasına rağmen içeriği sığ kalmış seyredilerek ve seyrederek yaşama ve yaşam fotoğrafındaki uygun rengi alma içgüdüsü yaratır.bunlar yanlızken bile hayali birileri tarafından izleniyormuş gibi kendilerinde onlar kavramına uygunluk ararlar. sosyolojide kollektif bilinc diye bir kavram vardır..toplumsal yıgın dedigimiz kavramda bilinc yoktur..kollektif bilincle atılan adımlar, gerceklesen eylemler, olaylarin alt yapısından beslenen ruhu icinde barındır..kendini görmesi için insanın toplum perdesini üzerinden kaldırması şarttır. en iyi niyetli toplum bile bilinç düzeyinde bir canlı olarak algılandığında bireyi zehirler.insanlar olarak görmeli ve bağları sınırılı tutmalı. toplum bilinci, insan bilinici üzerindeki mide bulandırıcı ve tacizkar gölgedir. sosyal bilimci bile toplumu incelerken herzaman yada her kosulda onu bir butun olarak gormek zorunda degildir...oyle anlar vardir ki buyuk yada kucuk ,herhangi bir toplumu incelerken bireylerin ,bireyselligin olusturdugu gerceginden sıyrılmaz,bunu bir kenara atmaz..Toplum ruhu dediginiz seyde zaman zaman bireysel ,kisisel ozelliklerin yonelik amac ugruna birlestirilmesi ,hedefe ulasılmasıdır..Bireyi gozardı etmek durumu soz konusu olamaz..istisnalari silip gecerken bile neyin ne oldugunun bilincini en basında kavramıs olmak esasıyla adım atmamız gerekir.tanımlanmaya calisilan alan insandir..İnsandan yola cikarak insanlari anlamayi amaclariz. Ayrica insanlari aynı fotografta toplama cabasinda oldugumuzu dusunmuyorum.Zaten o fotograf kendiliginden olusuyor..Siz cok siradan eylemlerinizi ,gunluk yasaminizi surdururken geride bıraktıgınız tum izler farkında olmasanız bile o fotografin coktan parcalari olarak dahil ediliyor..Bu kacınılamaz. Anladıgım kadarıyla toplum bilincinin etkisi de, tum insanlari toplumsal gerceklik denilen kılıflara sokmak ve bireyselligi koreltmek olarak algılanmıs..Bence ozellikle modern topluma dahil olan her insan oncelikle birey oldugunun, kendi ozelliklerinin ,amaclarının ,toplum denilen organizmada nerde durdugunun farkındadır,farkında olmalıdır..Kimse kimseyi belli bir topluma dahil edemez yada o toplumun (toplum bilinci) ugruna bisiler dayatamaz.Ozaman iş başka boyuta taşınır.Bilinc denilen kavramdan uzaklasilir..Varolan perdeyi birey zaten sahşi bilinciyle aralar,toplumda ona gore adımını atar..Toplum bilinci insan bilincinin yansımasından baska birsey degildir.Sadece toplum bilinci hedeflenen amactan saparsa kaos denilen tehlike(ki bu bas dondurebilir dolayısıyla mideyide bulandırabilir) varolabilir bu da tek bir bireyin kendi kendine bilinc ekseninde yasadigi bunalımdan cok daha zararlidir.. |
||
|
||
| toplum bilinci insanların ayrı ayrı bilinç toplamları değildir.... mekanik organik toplum ayrımı yapmış olsak bile hem bireylerin toplum bilincine itimi hem de toplumsal bilincin birey üzerine baskısı bulunur. Toplumsal bilinç de tek başına varolmaz . Onu etki eden bi sürü olgu aynı zamanda çok karmaşık bir etkilenme bağı içerisinde bulunduğundan toplumsal bilinç odur budur diye kolayca anlaşılabilecek bi şi değildir....... |
||
|
||
O ortak fotoğrafın dağınık,serbest parçası olmak...yaşamı oluşturan bütün..anlamında toplumsal bilinç gene de her bilincin kendine göre oluşunu içeriyor.BU yüzden kopmasa da insan ,kopmaya yönelik ters hamlelerle yani eleştiriyle durumunu iyi sınamalı yoksa uyum uyku getiriyor.
|
||