SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist TEORİLER

Konu: Özgür aşk?

Sayfa: [ 1 ]

02.02.2005 23:05:43
aşk, aile içi ilişkilere gelince, bunların temelinde yatan mantığın, içinde bulunulan sistemle ilişkili olduğunu düşündüğüm için biçim değiştireceklerini düşünüyorum. değiştirmezlerse zaten bi yerlerde bi yanlışlık var demektir.

öncelikle özgür aşk özgür seks denen mevzu, bana pek "anarşik" bir çağrışım yapmıyor. bunu derken, insanın cinsel eğiliminde serbest olmasından ya da beraber olduğu kişiyi serbestçe seçmesinden bahsetmiyorum.

her türlü karşılıklı duygusal ilişkiyi yadsıyan bir ilişki biçiminden bahsediyorum. kendi adıma buna karşıyım. anarşizm adına bunun savunulması da bana biraz, anarşizmi bireysel/cinsel zevklere alet etmek gibi geliyor. bilmiyorum bu düşüncem otoriter mi bulunacak?

ayrıca, şu an bu sınırsız/duygusuz/günlük aşk, tüketilme amaçlı aşk, televizyonlardan, gazetelerden bize pompalanan şey değil mi?

zamanının devrimci söylemlerini sistem metalaştırarak kullanmasını her konuda olduğu gibi bu konuda da başarmış bence.
 

deniz 03.02.2005 00:00:03
zaten proudhon aile konusunda çok geleneksel düşünür. onun bu düşüncesi bana çok ilginç gelmişti.

bu konunun üzerinde gerçekten ciddi durulmalı ...

03.02.2005 23:41:35
evet önemli bir konu fakat, önemli olmalarıyla beraber, düşünürlere çok fazla takılmamak lazım bence.

proudhon, eğitim, aile, hatta "ırk" vb konularda, feodalizmden ve onun getirdiği cehaletten bence kendini pekte sıyıramamış ve geleneksel bakış açılarını korumuş bir insan.

proudhonun öne sürdüğü "karşılıkçılık" denilen, komünizm ve kapitalizmin ayrı ayrı birleştirilebilecek ve güzel olan yanlarını birleştiren ekonomik modeli-aslında ikisine birden alternatif de denilebilir sanırım- ve temel söylem olarak savunduğu özgürlük, eşitlik ve dayanışma fikirlerini değerli buluyorum ama diğer konularda pek geliştirmemiş sanki kendini.

deniz 03.02.2005 23:49:33
proudhonun kapitalizm ve komunizmi mix etmek gibi bir çabasının olabilceğini düşünmüyorum. ki komunizm ve anarşizm aşağı yukarı benzer zamanlarda şekillenmeye başlamıştır ve komunizm anarşistler ve marksistler için o dönemim favori düşüncelerinden biridir.

proudhonun feodalizm ve geleneğin etkisinde kaldığını söylemek çok büyük bir hata olur. o anarşizmi net bir şekilde ortaya koymuştur. tek farklı durduğu nokta aile konusudur ve bence bu konu düşünülmeye değer.

04.02.2005 00:11:16
proudhon, küçük ölçekli özel mülkiyetin desteklenmesini savunmasıyla liberal ekonomiye, daha büyük ölçekli, kolektif bir çalışma ve değer gerektiren işlerde de-mesela sanayi- kolektivizmi desteklemesiyle sosyalist ekonomiye yaklaşır.

karşılıkçılık denir buna ve karşılıkçılığı hem kapitalizme hem de devletçi sosyalizme karşı bir alternatif olarak öne sürmüştür.

önemli bir ekonomik yaklaşım bence.

herneyse, feodalizm konusuna gelince.

kendisi kadınları pek önemsememekte ve onların yerinin ev olduğunu düşünmekte, eğitimin aile içinde kalması gerektiğini söylemekte ve hafiften ırkçı.

ırkçılıktan tam olarak emin değilim fakat döneminin düşünceleri etkisinde kalmış olabilir.

anti-semitist diye biliyorum. yahudi düşmanı yani biraz.

deniz 04.02.2005 00:16:21
evet bu dediklerin doğru. yalnız özel mülkiyeti savunmak anarşizme ters düşmez. zaten anaşistler komunist değildir.

ancak onların senin de belirttiğin tarzda ekonomik ilişkileri destekliyor olması bir ara yol bulma gayreti değil özgün bir düşüncedir.

04.02.2005 00:23:10
evet haklısın bu şekilde ifade etmek daha doğru.

bu arada özel mülkiyet anarşizme ters düşmez diyorsun fakat proudhonun bu noktada yaptığı bir ayrım var, zaten dedim ya "küçük ölçekli özel mülkiyet" diye.

burda küçük ölçekliliğin kıstası, ücretli emek kullanıp kullanmamak anlamında.

yani sen bir işçi grubunu kullanmak zorunda kalıyorsan üretim kolektif nitelik kazanıyor demektir. işte o noktada zaten özel mülkiyet sömürüye neden olacağı için yerini kolektivizme bırakır. bu toplumda sınıfsal bölünmelerin yaşanmaması için bir koşuldur bence.

bir malı ya da aracı kullanma anlamında özel mülkiyetle, toplumsa nitelikli bir üretim aracına sahip olma anlamındaki özel mülkiyeti ayırdetmek lazım.

bu noktada "zilyetlik" kelimesini kullanabiliriz. kullandığımız bireysel mülklerimiz anlamında. elimizde bulundurma anlamında.

mesela benim içinde oturduğum ev, bireysel amaçlarla kullanırım, bilgisayarım, televizyonum, bunlar direkt olarak kullandığım araçlardır, ha tabi isteyenle paylaşırım bireysel irademe bağlı olarak, fakat bunlar üzerinde hakkım vardır.

ama aynı hakkı bir fabrika üzerinde talep edemem, bu noktada özel mülkiyet tahakküm doğurduğu için anarşizme tamamen ters düşer.

o nedenle zaten proudhon karşılıkçılık gibi bir ekonomik düzen ortaya koymak durumunda kalmış. zira ne kapitalizm ne de devlet sosyalizmi tam olarak karşılamıyor isteneni. fakat proudhondan sonraki bakunin, kropotkin, malatesta, guerin gibi düşünürler anarşist bir komünizm anlayışı geliştirmiştir ve bu leninizm ve marksizmden, yöntemden örgütlenme anlayışına kadar farklı, anarşizan bir komünizm anlayışıdır.

04.02.2005 00:27:27
proudhona, bugünün daha da geliştirilmiş anarşizm anlayışı açısından bakarsak, bazı açılardan son derece uzak kaldığını görebiliriz bence.

anarşizmin tek özelliği günümüzde otorite ve hiyerarşi karşıtı olması değildir. anarşizm aynı zamanda cinsiyetçiliğe, homofobiye, ırkçılığa, erkek egemenliğe de karşıdır. hatta bunlar hayatımızdaki mikro iktidarlar olarak karşımıza çıkmaktadır. proudhon mikro iktidarları destekleyerek bütünüyle geleneksel bir bakış açısı desteklemekte hatta hükümet açısından yanlış olan bir şey ailede doğru olabilir demektedir.(baskı, otorite, hiyerarşi, şiddet)

bu açılardan proudhon bence pek iyi bir örnek değil anarşizme.

herneyse ana konuyu saptırdık baya Smiley

04.02.2005 00:34:02
aşk varsa aile yoktur,aile varsa da tersi.

aşk denen meret tabiatı gereği zaten özgürdür ve aile denen kutuya sığmaz. Dolayısıyla birini tanımlayarak diğerini açıklayamamış olur insan ancak.

aşkın özgürlüğünü sanat dışında tanımlayan her şey üç noktalı yapısını tek noktaya ve bir şeylere hizmete indirgiyor demektir zaten ya da.

aileyi tanımlamaksa -en özgür kalıbıyla bile sonuçta bağlayıcı bir kılıftır aile insan ilişkilerine-onu reddetmemektir.onu reddetmeyen anarşizmin kalbini bir yerde reddediyordur sanki.. :unsure:  

deniz 04.02.2005 00:51:26
çok teşekkür ederim sodhym. yerinde ve güzel bir anlatım.

ancak ben konjonktürel gelişmelerin anarşizmin tarihi seyrini ve fikir üreticilerini etkilediğini düşünüyorum.

çünkü anarşizm belli politiklar ve siyaset geliştirmekten ziyade zamanın sorunlarına özgürlükçü ve adil çözümler sunmak üzere esnek uygulamalar üretebilir.

bu yüzden anarşist önderlerin kendi güncel uygulamalarından ziyade onları buna iten saikleri yorumlamak faydalı olur.

04.02.2005 05:03:23
ne aşk mı bırakın kardeşim pompaya devam  

16.04.2005 23:08:50
colin ward'ın eylemde anarşi kitabının "açık ve kapalı aileler" bölümünde bu konuyla ilgili çok güzel tartışmalar var. bir de bence 68 sonrası sol hareket özellikle de feminist hareketin anarşistlere öğretecek çok fazla şeyi var. (pompacı arkadaşa selam...  knuppel2 )

16.04.2005 23:32:46
özgür aşk yoktur,tutsaklık vardır

ben özgür aşk yaşıyorum diyen,kibarca onu sevmediğini söylemektedir Smiley


Sayfa: [ 1 ]