|
||
| fark çingeneler zamanıyla bizim sulukule filmlerini karşılaştırırsak bakış açımızıda anlamış oluruz sanırım. ki bizim sulukule filmlerindeki en öenmli repliğimiz şuydu: ''hoşt küüpeekk (köpek) sokarım seni şalvarıma çıkarırım toz pembee'' aslında anlayana çok bile
|
||
|
||
| Büyük bir sempatim vardır çingenelere karşı... konuşmaları,oyunları falanı filanı... harikalar . hele o çıplak ayaklı çingene çocuklar yok mu.. nasıl da batar yüreğime bakışları nasıl da tutuşurum soğuk avuçlarına sıcak avuçlarımla dokunmak için... |
||
|
||
| Romanlar kendilerine çingene denmesini hakaret olarak kabul ediyorlar. | ||
|
||
| İnsanlara hakaret kabul ettikleri tanımlarla hitap etmeyi siz uygun görüyorsanız, sizin bakmınızdan sorun yok. Romanlar'da diğer bütün halklar gibi, kendilerine verdikleri isimle anılmalıdır. Uygun olanı bu olmalıdır. Bir Roman'a karşıda demiyorsunuz umarım, şopar diye. |
||
|
||
| Başlığı okuyunca şu meşhur ''Çingeneler Zamanı'' adlı film geldi aklıma Tamamı çingene dilinde çekilmiş ilk filmmiş..Aklımda en çok müzikleri kalmış , çok güzeldi müzikleri |
||
|
||
Jean Christophe Grange ın bir romanında (ki yanılmıyorsam ''Siyah Kan'' olacak romanın adı) karakterlerden biri olan Çingene doktor, Çingenelerin dünyaya Hindistandan yayıldıklarını ve hepsinin Hint kökenli olduklarını söylüyordu, olabilir mi bilmiyorum, ama şöyle bi karşılaştırdığım da iki halkıda müthiş derecede benzeştiklerini görüyorum, aynı esmer ten, aynı dalgalı siyah saçlar, aynı güzel kadınlar ve o oranda aynı çirkin erkekler en azından ben böyle gözlemledim. Bir Hintliye, Hintli olduğu için saygı duyarız ama bir Çingeneye ana avrat küfredebiliriz, ne ilginç değil mi?
|
||
|
||
Bir de şöyle bi geyik vardır; ''Abi insan ayrımı yapmam ama çingeneleri sevmiyorum be'' ![]() Sanırsınız insanlık Çingenelere beyimiz tarafından bahşedilmiş, galiba Çingeneler içimizde ki ırkçı gözümüzü açıyor. Ama bilirmisiniz ki tarih boyunca hep ezilenler de onlar olmuştur yine, örneğin 2. Dünya savaşında Almandan da, İngilizden de, Amerikalıdan da, Rusdan da, Yahudiden de daha fazla Çingene öldürülmüştür, hemde savaşta bitaraf oldukları halde, ne dersiniz sırf bu kanlı tarih için dahi bir özür borcu yokmu İnsanlıgın Çingenelere. |
||
|
||
| Puşkin'in Çingeneler adlı kitabından bazı bölümler... "dudaklarında şarkıları sere serpe uzanıvermiş çimenlere çingene kadınları." ... "Özgürlük, sevinç, huzur; soluk olur, alınır” ... "Yalnız kendine istediğin özgürlük var ya, al, hayrını gör, senin olsun dünya..." ... "Yer demir, gök bakır, çocuklar haykırır, köpekler havlar, eşekler anırır" ... "yabanıllık, düzensizlik, yoksulluk, yoksullukta mutluluk, bitmeyen bir yolculuk..." ... "Yolcu yolunda gerek" koyuldular yola, ovadan ovaya yaya; oynaya oynaya... şıkıdım da şıkıdım, zincirleri ayıların, dilleri bir karış soluyan köpeklerin... Merkeplerin sırtında salkım saçak heybeler, heybelerin içindeler, allı morlu, yırtık ... pullu ... giysiler" ... "Gökyüzünde güneş, dönüşmüş kızıl bulamaca yumuşacık yol alıyorken ovada." |
||
|
||
çingene arkadaşlarım var her türlü üç kağıdı yapmalarına rağmen özünde iyi insanlar örneğin bir zippo çakmağı 2 liraya alıp 100 liraya satabilirler
|
||
|
||
| bir yerde okumuştum. bir zamanlar, çingeneler sofra başına oturduklarında,tıka basa yerlermiş ve o kadar doldururlarmış ki kendilerini, yemekle kıpırdayamazlarmış bile.sonrasında da kaz tüylerini -telek deriz biz- boğazlarına sokup tüm yediklerini önceden kazdıkları bir çukura çıkarırlarmış. Bilmiyorum ne derec doğru. Ama o gün kazandıkları üç beş kuruşu o gün yiyip bitiriyorlar.asla yarın kaygısı taşımıyorlar.Bir kesekağıdı toz şeker ve çay onlara yetiyor. ah bir de içkileri var. ama çok keyifli ve yaşamı iplemeyen insanlar. ben severim çingeneleri |
||
|
||
| Yiyip kusma hikayesi genellikle Roma zenginlerine atfedilir. Bütün gün boyunca yeme keyfi yaşayabilmek için. Yoksul insanların ne derece tıka basa yiyebildiği tartışılabilir. Bakkaldan bir paket sana yağı alamayacak durumda olan insanlar. Pakedi dörde böldürüp alanlar. İki kaşık hesabıyla salça alanlar. Çayın şekerin yetip yetmediği belli değil ama, başka çareleri oladığı belli. Varlığını ve insan olma hakkını, severim ben onları düzeyince değerlendirdiğimiz insanlar. Romanların sevilmeye ve görüldükleri yerde çerez atılmaya değil, insan olduklarının anlaşılmasına ve kabul edilmelerine ihtiyaçları var. |
||
|
||
Romanlar kendilerine çingene denmesini hakaret olarak kabul ediyorlar. bu konuda emin olmamalı. yani bu kesin bir yargı değildir. |
||
|
||
yani bu kesin bir yargı değildir. Bu kesin bir yargı ama
|
||
|
||
| evet altıma imzamı atarım. | ||
|
||
Ben de yedime ![]() Tamam okusun silicem alakasız mesajımı
|
||