|
||
| ben cingeneleri yüceltirim.. benim özel bagımın dışında... bana göre öz itibarı ile yüceltlmesi gereken bir kültür | ||
|
||
| bu hikayeyi dün bi arkadaştan dinledim, husumet içinde iki aile var biri diğer ailenin evinin önüne sırıklarını yığıyor, buna sinirlenen diğer aile çingene tanıdıklarına gidin onların kalan sırıklarını çalın diyor, çingenelerde işe bi kamyon çalmakla başlıyor, gecenin üçünde sırıkları yüklemeye başlıyor, bu olay bi sanayi bölgesinde geçiyor, sanayinin güvenlik görevlisi siz nabıyonuz diyor çingenelere, çingenelerde sanane deyip adamı bıçaklayıp bi köşeye atıyolar, sonra sırıkları depoya getiriyolar, tabii sırıklar kana bulanmış, eleman bu ne diyor çingeneler kaaan diyor. olayı anlatıp hepsini çalamadık gerisini de gelecek hafta çalarız diyolar, sonuç çalıntı kamyon, yaralı güvenlik ve kanlı sırıklar, ve bunu hiç yadırgamayan çingeneler. |
||
|
||
bu güzel.. iyi özetlemiş
|
||
|
||
| iyimis... | ||
|
||
çingenelerin işlerini ii yaptıklarına hep şahit oldum
|
||
|
||
| avrupada falan her yerde var adamlar. istanbulda da var. anadoluda hiç tzigan yok yanlız ne tuhaf bişey yaw. | ||
|
||
| anadolu da olmazmı? orada da çok var.. kutuplar hariç heryerde adamlar.. adana, hatay, kars, türkiyenin her yerinde var | ||
|
||
| Cingenece sarkilari cingeneler kralicesi Esma Radjipova'dan dinlemek isteyenlere bi link; Tiklayanzi | ||
|
||
| Avrupa 25 ülkeye gelistiginden beri bu cingenelerden cektigimiz kalmadi. Ya herkese is var, devlet parada veriyor. Bunlar calmaktan vazgecmiyor. Kimse bunlarla bas edemiyor, cünkü okadar cok iyi caliyorlarki.. Hic farkina varmiyorsun. Gündüz vakti araba teyibi caliyorlar. Polis dolanip duruyor ama elinden hic bir sey gelmiyor. |
||
|
||
| ben dediğim gibi avrupada çok gördüm şarkı söylüyolar, gitar çalıyolar, ayı oynatıyolar. Komünist bulgaristanda bile lenin menin dinlemiyo adamlar. da türkiyede haber bültenlerinde dilenci kılıklı bir iki karı gördüm, haber de istanbuldaydı. müslümanız falan diyolar... amerikada da yoktur mesela varsa da topluma karışmışlardır. adamın kökeni gyspydir ama bildiğin sıradan vatandaş olmuştur. çingenenin memleketi avrupadır. genelde çalmasına da gerek yoktur modern çingenelerin. popüler olmuşlar bi kere, iki çalgı iki gitar millet frankları, markları atıyo bunların önüne falan yani... ankarada, kızılayda falan görmedim yani. işci partililerin, memur sencilerin arasında belki vardır onu da sormadım. |
||
|
||
| halı çalan çingeneler, yollarına çıkan polisi çarparak öldürdüler, ve biri evinde infaz edildi | ||
|
||
| Para ve müzik calmak cingenelerin genlerine islemis. Hayatimda cingeneler kadar kral hirsiz görmedim, valla helal olsun. Keske benimde böyle bir yetenegim olsaydi. Avrupada cingeneler en zengin yerlerde oturmaya basliyorlar. |
||
|
||
| en güzel çingene zeniffer ;D lopez sanırım..
|
||
|
||
ben cingeneleri yüceltirim.. benim özel bagımın dışında... bana göre öz itibarı ile yüceltlmesi gereken bir kültür kültürleri birbirlerine göre üstün kabul etmek biraz saçma oluyor. her kültür kendi içinde değerlendirilmeli. sanırım buna kültürel rölativizm deniyor |
||
|
||
| Çingeneler Çingeneler, Hindistan'ın Pencap-Sind nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan'ın da içinde bulunduğu bölgelerden dünyaya yayılmış koyu renkli Kafkasoid, Hint kökenli halk topluluğudur Yayılışları Gazneli Mahmud'un Hindistan'ı işgali sırasında göçetmeye başladılar. Arabistan ve Mısır üzerinden kuzey Afrika'ya; İran ve Türkiye üzerinden de Avrupa'ya ve dünyaya yayıldılar. İlk kez 1505'te İrlanda'da, 1514'te de İngiltere'de nüfus kayıtlarına geçirildiler. Aynı tarihlerde, Avrupa'nın birçok ülkesinde gezgin çalgıcı ve falcılardan oluşan bazı göçebe toplulukların kayıtlarına rastlanır. Günümüzde Çingeneler dünyanın dört bir yanına dağılmış olarak yaşarlar. Büyük bölümü Avrupa'nın güney kesiminde toplanmıştır. 19. yy.ın sonlarına doğru Kuzey Amerika'ya da göç etmişlerdir. Çingeneler yaşadıkları her ülkede değişik adlarla anılırlar. Çingeneler, dünyanın en renkli göçebe topluluklarından biridir. Büyük bölümü yerleşik hayata geçmiştir. Ülkemizde yoğun olarak yaşadıkları yerlerin başında Trakya, Çanakkale ve İstanbul gelir. Çingenelerin büyük bölümü gelenek, göreneklerini ve topluluklarının yönetim biçimlerini korumuştur. İlk olarak 19. yy.da Avrupa'da, sayıları 10-100 aile arasında değişen Çingene toplulukları şefler seçmeye başladı. Çingene sözcüğü yerleşik düzeni olmayan göçebe insanları çağrıştırır. Oysa Çingenelerin çok azı günümüzde göçebedir. Bazıları kendi istekleriyle göçebeliği bırakmış, yaşadıkları ülkenin yaşam biçimini benimsemişlerdir. Çingene olmayanlarla evlenen Çingeneler de vardır. Edirne'de çingenelerle kürtlerin evliliklerine sık rastlanır. Bazı ülkelerde de yerleşik yaşama zorlanmışlardır. Yarı göçebe, yarı yerleşik bir topluluğun sayımının yapılması güç olduğu için Çingenelerin kesin nüfusu bilinmemektedir. Bununla birlikte bugün dünyada 3-4 milyon dolayında Çingene olduğu tahmin edilmektedir. Nisan 1971'de, Çingenelerin sorunlarını tartışmak üzere Londra yakınlarında ilk Uluslararası Roman Kongresi toplandı. Bu kongreye atfen, 1990'dan itibaren 8 nisan Dünya Çingeneler Günü olarak kutlanmaktadır Dilleri Romani Hint-Avrupa dil grubundan olup Sanskritçeyle benzerlikler göstermektedir. Çingeneler kendilerine Rom derler. Rom, Çingenece'de (Romani dili) erkek ya da koca anlamına gelir. Bu dilin, eski bir Hint dili olan Sanskritçe ile ilişkili olduğu ileri sürülmüştür. Bununla birlikte sözcük dağarcığında Yunanca, Türkçe ve Farsça sözcükler de vardır. Anayurtlarının Hindistan olduğu sanılmakla birlikte, Çingenelerin kökeni hâlâ tartışma konusudur. Tarihleri ile ilgili kayıt yoktur. Çoğu, yaşadıkları ülkenin dilini konuşur. Çingenece ile yaşadıkları yörede konuşulan dilin karışımı bir lehçe konuşanlar da vardır. Örneğin, Fransa'dakilerin bir bölümü ve Almanya'daki Çingeneler Romani ve Almanca karışımı bir dil konuşurlar. İngiltere ve Fransa'dakilerin başka bir bölümünün ise İspanyolca ile karışık bir lehçesi vardır. Bundan dolayı Çingene dili konuşulduğu yerlere göre farklılıklar gösterir. Hayat tarzları Barışçı, sanatsever, yaşam filozofu insanlardır. Kendilerine özgü yasaları vardır ama genellikle yaşadıkları toplumun dinsel inançlarını benimserler. Öte yandan, kutsama, düğün ve ölü gömme törenlerinde kendi gelenek ve törelerini sürdürürler. Doğudan getirdikleri metal işleme ve yeni sayılabilecek demir, kalay teknikleri sayesinde Avrupa'da endüstri devriminin hazırlayıcısı olmuşlardır. Yaşam felsefelerinde maddeye önem vermedikleri için, genellikle gelir düzeyleri düşüktür. Eskiden göçebe yaşamlarına uygun işler yaparlardı. Kadınlar falcılık yapar, dilenir ya da dans ederdi. Erkekler ise çalgı çalar, kap kacak lehimciliği, kalaycılık, hayvan ticareti, hayvan eğiticiliği gibi işlerle uğraşırlardı. Geçmişte atlarla çekilen arabalarla yapılan göçlerde artık kamyon ya da karavanlar kullanılmaktadır. Eski uğraşlarının yerini ise, meyve toplama, asfalt dökme, kullanılmış araba ticareti, sirklerde hayvan bakıcılığı ya da eğiticiliği, hurda maden ve antika eşya alım satımı gibi işler almıştır. Birçok Çingene müzik ve dans sanatını zenginleştirecek katkılarda bulunmuştur. Bazı ünlü İspanyol gitaristler ve flamenko dansçıları Çingene ya da yarı Çingene'dir. Çingenecenin yazılı bir dil olmayışı yüzünden edebiyat yapıtları yoktur. Çingenelerin göçebe yaşamları yerleşik toplumlarınkinden çok farklıdır. Bu yüzden çoğu zaman, yerel halk tarafından hırsızlık, büyücülük, çocuk kaçırma gibi eylemlerle suçlanmışlardır. 1554'te İngiltere'de Çingene olduğu söylenen herhangi bir kişinin asılması işten bile değildi. Hemen hiçbir yerde istenmeyen Çingeneler, birçok ülkeden sürülmelerine karşın, bir süre sonra bu ülkelere geri dönmeyi başarırlardı. II. Dünya Savaşı'nda Yahudiler gibi Çingeneler de Almanlar tarafından büyük bir kıyıma uğratıldılar. Yaklaşık 500.000 Çingene, aşağı ırktan oldukları gerekçesiyle Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya'daki Nazi kamplarında yok edildi. Günümüzde de Çingeneler yaşadıkları bütün ülkelerde ayrımcılığa tabi tutulmaktadır. Osmanlı'da Çingeneler Osmanlı İmparatorluğu’nda da Rumeli topraklarında yaşayan Çingeneler ayrı yönetim sayılmışlardı. Çingene Sancağı olarak adlandırılan bu yönetim biriminde, Çingenelerin yönetsel, mali ve askeri işleri düzenlenirdi. Türkçe Çingene terminolojisi cingan (Espiye, Eynesil) ċin-gan (Sürmene) çingan (Maçka) çincane (İkizdere) çingân (Akçaabat) çingit “göçebe, çingene” (Amasya, Samsun) cingane “yaramaz, haşarı” cıngan (Şalpazarı, Ordu) cingen, cingit (Samsun-Bafra) Poşa, Boşa (Artvin) abdal (K. Maraş) cingan (Şereflikoçhisar-Ankara) esmer vatandaş, kara kuvvetleri (Edirne) dom ( Van,Hakkari) Dünya dillerinde Çingene Adsincani (Gürcistan) Athingani, Atzinganoi (Yunanistan) Cadegipti, Cingali, Cinguli, Zingari (İtalya) Cascarots (Baskça) Cigani (Slovenya) Ciganyok (Macaristan) Cikan (Çek) Cyganie (Polonya) Giofog (Galce, İrlanda) Gipcyan, Gipson (İngiltere) Gitano (İspanya) Gypsy (İngiltere) Luri, Luli (İran) Manouches, Tsiganes (Fransa) Nuri (Mısır, Suriye, Filistin) Pharaones "Firavun'un halkı" (Macaristan) Rom/Roma/Rroma (birçok dilde) Saracens "Araplar" (Fransa) Tatarre "Tatarlar", Zigenari (İsveç) Ţsigani (Romanya) Zegynen (İsviçre) Zigeuner, Sinti (Almanya) |
||