|
||
| Nesnel düşünebilme yeteneği bir ütopya mıdır... İnsan öznel yapısını aşıp dışarıdan, dışından nesnel yargılara ulaşabilir mi..ya da nasıl ulaşır.. Üstelik niçin kendiniden çıkmak nesnelleşmek durumunda..Kendi öznesinden başka ne var ki..bir şey var mı .. Yoksa nesnellik denilen ortalama insan adına doğruların birlikte yakalanacağı yer midir.. Her nesnel düşünce bir öznel düşüncenin ya da bir öznenin ölümü müdür..Sadece nesnelerde mi anlaşmak mümkün.. Öznel olmayan nesnel dşünce var mıdır. nesnellik nereye kadar ilmi metodlarla tespit edilebilir. tamam ben düğümlendim.. :w00t: Düşüncenin nesnellik ve öznellik meselesi.. Lütfen,siz buyurun.
|
||
|
||
| aslında bu konu hukuğun üstadı olduğu bir konu. çünkü hukuk ve hukukçular bu nesnelliği yakalamak ve bu nesenellik çerçevesinde hüküm vermek üzere çalışmalarını yoğunlaştır-ırlar/malıdırlar. ancak sadece hukuk ilmi bunun için yeterli gelmez. öncelikle kişinin kendini tanıması gerekir. kendi handikaplarını bilen bir düşünür yargılarını bu alanlardan uzak tutarak verebilir. bir diğer yardımcı bakış, olaylar hakkında felsefi derinliklere sahip olmaktır. yine bu durumda kişi olayı tüm gerçek ve nesnel boyutları ile algılama ve değerlendirme imkanına kavuşur. bu tip şartlar gerçeklendiğinde nesnellikten bahsedilebilir. |
||
|
||
Alıntı kendi handikaplarını bilen bir düşünür yargılarını bu alanlardan uzak tutarak verebilir. mi acaba? hayır mı; zaten tartışmaya gerek yok evet mi ; siz tartışa durun ben bi ara uğrar bakarım Buz güzel bi tespitte bulunmuş özne kendi öznelliğini öldürmeden yani kendini yoketmeden nesnelliğe kavuşamaz. Sırf nesnel yaklaşım da bulunacam diye de hiçbir insan kendini yoketmez. Bu iki tasımdan yola çıkarak şunu diyorum: Nesnellik bir yere kadar sonra işin içine başka şeyler girer Hiçbir insan kendi zararına olan bir şeyi kabul etmez. Evet nesnellik ortalama insan adına bişiler yapmaktır.Ne kadar yırtınsanda, çatlasan da patlasan da insan kendini bir yere kadar aşabilir. |
||
|
||
| şimdi düşünmenin kaynağı? düşünmek bir algılama mıdır? düşünceden öncesi var mı? mesela konuşmadan önce düşünürsün, de düşünmeden önce yapılan bir ŞEY var mı? düşüncenin kaynağına düşünmek ile varamicaz anlaşılan. düşüncenin kaynağını bulup insanlığa sunarsak, ve bunu bir formüle dökersek, teknik anlamda nesnelliği yakalarız bience. pratikte insanlığın nesnelliği yakalayacağını sanmıyorum. ya da ben göremem. herkes herkes için mutluluk,huzur,iyilik, (nooluyo len!! ) ister. ama uygulamaya bakıldığında çöküşü görmek biz öznellere tek nesnel gerçektir.. bu bağlamda insan öznel yapısını aşıp nesnel yargılara ulaşabilir ama yargılar tozlu raflarda kalakalır..Alıntı Üstelik niçin kendiniden çıkmak nesnelleşmek durumunda..Kendi öznesinden başka ne var ki..bir şey var mı .. bu soru beni kesti.. :wacko: |
||
|
||
| Nesnelliğe olan kaygımız, onun deneme yanılmayla edinilmiş pratiklerde her zaman aynı sonucu vermesi doğrultusunda değildir. Amacımız; savaşlara,katliamlara göz yuman bir nesnelliğe yeni tanımlar getirmektir. :peace: en azından; onu inkar etmektir.. :w00t: Ha bi de; bir adamın beynine 10 kere sıkmazsan da ölür.. |
||
|
||
| Nesnelliğe değil de öznelliğin gelişerek başka öznelerin durumunu da farkedecek keskinliğe ulaşmasına yönelmek gerekiyor. Çünkü nesnelleşme adına özneler yerinden edilince hakkında konuşulacak insan kalmıyor. |
||
|
||
| buna kendini başkalarının yerine koymaya çalışmak yerine kendine yabancılaşmak diyebilirmiyiz ? ben başka bi özne olabiliceğimi düşünüyorum çünkü özneleri birbirinden kesin olarak ayırt edebildiğimi düşünmüştüm...... olguyu kendinden soyutlama olgu olarak düşünmeye çalışmakla aynı şey gibi geliyor bana |
||
|
||
| yerini terketmeden başka yerleri anlayabilmek adına kendine yakınlığı da aynı anda içeren yabancılaşmanın bir karma türü :w00t: sanırım gereken.yoksa kendine yabancılaşma da kendinle bağını kopratmak ve yerini tanımadığına terketmek de mümkün. | ||
|
||
Alıntı yerini terketmeden başka yerleri anlayabilmek adına kendine yakınlığı da aynı anda içeren yabancılaşmanın bir karma türü :w00t: sanırım gereken. :evet: işte bu yüzden tehlikeli bi yolculuk bu döndüğünde hangi bedeni bulacağın belli değil de ondan
|
||
|
||
| aslında evet..bir terk edip bakmak lazım kendinden ne geriye kalıyor.. cesur insan kendini kaybetmeyi göze alıp yerinden çıkandır bile dense olur hani.
|
||
|
||
| kendini bir daha bulamama korkusunu insanoğlu ölüm hissi damarlarında dolaşmaya başladığında zaten hissediyor zorunlu olarak bence bu andan önce tatmayı denemeli bunu -_- belki o zaman ölümden korku bu denli olmayacak |
||
|
||
| "kendini bulamama korkusunu ölüme yormak" daha ölmedim. yaşıyorum. gayet kendimde yaşıyorum. ölüme yaklaştıkça da kendimi kaybettiğimi görüyorum. bilinçli bi ölüm benimkisi. 0 ölüm. 1 ben. yaşıyorum; 1->0,999->0,99...8->0,88..9->.....->0,00...01-> ve bi an-> sadece 0 ölümden korkan var mı_? ölümden mi korkuyosunuz, yaşadığınız benliğin verdiği tatmini(?) yitirmekten mi_? ölmeyi mi tercih edersiniz yoksa bitkisel hayatta yaşamayı mı_? |
||
|
||
| Ölümde aktif oalrak varsın ya da ölüme dahilsin ama bitkisel hayatta araya sıkışıksın..en hayat düşkünü bile bunu seçemez herhalde.Ölümden daha fazla yokluk taşıyor çünkü. | ||
|
||
| aslolan nesnelliktir. işe çaba karıştığında nesnellik bozulur öznellik başlar. |
||
|
||
| nesnel evren ölüler diyarıdır.sadece özne varsa yaşam mümkün olur. | ||