|
||
| anarşizm düzeninde suçu işleyen değil suça sebep olan etken mahkum olacak. hatta suçun oluşmasına sebep olan yöneticiler suçu işleyenden daha fazla sorumlu olacaklar. mesela bir hırsızlık olayının olduğunu düşünelim. anarşist bir düzende hırsızlık olmaz. çünkü mülkiyet paylaşımı en adil şekilde yapılmak zorundadır. öyleki insanlar arasında mülkiyet farklılıkları onların paralarının yetmemesinden değil sadece zevkleri öyle istediği için olacak. bu yüzden eğer bir hırsızlık olayı ile karşılaşılmış ise bu sistemin yanlış işlediğinin göstergesi olur. tabii bu arada hırsızlıkta olduğu gibi diğer suçların da tanımlarının yeniden yapılacağını belirtmek gerekir. |
||
|
||
Alıntı bu yüzden eğer bir hırsızlık olayı ile karşılaşılmış ise bu sistemin yanlış işlediğinin göstergesi olur. Bu durum nasıl olacak? Yani düzenin kendisindeki eksik bu suçu işlemesine neden oluyorsa eğer kişinin, o zaman nasıl bir şekilde eksik yada yanlış birşey olmuş olması gerekli ki bu kişi kendisini hırsızlık yapmaya itsin bu tür bir toplumda? |
||
|
||
| bak sen evinde hırsızlık yapar mısın ? neden yapmazsın bir düşün ? anarşizmin ideal toplum düzeni de evrimsel bir dönüşümle uzun bir periyotta tasarlanabilir. bunun ilk kademesi bilinçlerin şekillendirilme evresidir ki bu en önemli meseledir. bu aşıldığında süreç zaten kendiliğinden tamamlanmış olacak. bu yüzden toplumsal sorunları günümüz bilinçleri ve şartları çervesinde değil belli formatta insanların oluşturduğu birliktelikler üzerinden değerlendirmek gerekiyor. ayrıca anarşist topluluklar dünyanın tek alternatifi olmayacak. dileyen farklı topluluklarda yer alabilecek (komunist, etnik tabanlı, kapitalist, vs.). anarşist topluluğun gereklerini yerine getirmeyen veya bu sistemden hoşlanmayanlar diledikleri fedeasyonlarda yaşayabilcek yada ihraç edilebilecekler. anarşizmde çareler tükenmez. yeterki ii niyet ve özgürlük idealleri terkedilmesin
|
||
|
||
| Anlıyorum resimdekileke. Ayrıca bu konu hakkında en hoş açıklamayı da sen yaptın, tebriklerimin yanında teşekkürlerimi de kabul et lütfen. Saygılar |
||
|
||
| ateş hırsızının da hakkını yeme :sevgi: | ||
|
||
| Bence saykopogo ile Sodhym'un açıklamaları da gayet iyiydi. Ama Baader'e senin izahatın hitap etmiş bunda da yerinecek bir şey yok. Yine de sağol amadeus. ^_^ |
||
|
||
| sağol ateş hırsızı | ||
|
||
| whomself olm ne atlıon direk bana...allam ya.. ben şöyle demek istemiştim... cezalar bugün kişinin hayatını zorlaştırıyor evet ama suç işlemek de kimileri için hayatı anormal derecede kolaylaştırıyo.. aradaki fark da çok büyük.. suç işleyerek zenginliğe sahip olanları kastediyorum.. ama anarşist düzende suç işleyip de kar sağlaman imkansızdır. bir kere para denen şey yok. ikincisi işçi yok. kullanabileceğin taşınabilir hiçbir şeyin yok. o yüzden suç işlemenin boş yere kişinin hayatını zorlaştırıcağını söyledim. aslında anarşizmde suç işlemek doğrudan doğruya ceza görmeye denk düşüyor. burada tabi psikolojik problemleri sebebiyle suç işleyenleri dışarıda bırakıyorum. onlar ayrıca değerlendirmeli. ama zaten büyük suçlar işleyen seri katil gibi insanlar da dünyada çok nadir bulunurlar. ikincisi whomselfciğim dediğin şeyler bugün de mahkeme dışında yaşanıyor zaten dedin. e bu anormal değil ki. sistemin boşlukları olduğunu, kollarını her yere uzatamadığını gösteriyor. öyle ki insanlar kendi iradelerini kullanıyorlar. bu da insanın en doğal adalet hissidir aslında ve doğası itibariyle anarşist bir tavırdır. sistem içinde açığa çıkan anarşizmdir. doğada zaten anarşizmi gözlemleyebiliyoruz neden insanlarda da gözlemlenmesin ki? ben otobüs beklerken bile bunu hissediyorum. bir durağa 3 farklı otobüs geliyor. ve o durakta sıra oluşturmak için hiçbir direktif yokken insanlar bir düzen oluşturuyor. ve her gittiğimde de aynı düzenle karşılaşıyorum. |
||
|
||
whomself yoğ olüm!!! oxmemo .yaw bu dediğin sistemin bozuklukları onu tam uygulayarak da çözüme kavuşturulabilinir ama_? *suç işleyerek zenginliğe sahip olanları kastediyorum. *sistemin kollarının her yere uzatamadığını gösteriyor. o zaman bir an önce sistem için çalışmaya, onu toparlamaya başlayalım mesela? hazır elimizde kurulu bi düzen işte.. ki herkes bi ucundan tutsa... :w00t: |
||
|
||
| tartışma tek bir platformda yürümediğinden, daha geniş çaplı olan bir cevabımı buraya yazmamışım. onu koyayım. anarşizm ve suç kapsamının dışına çıkan bazı konularda bi kaç fikir de var. öncelikle, anarşizm derken, ben kendi adıma, bir sistem olarak, "toplum" kelimesinin tanımında olduğu gibi, bireylerinin ihtiyaçlarını karşılayabileceği, dolayısıyla belirli bir işbölümü ve toplumsal örgütlenmeye sahip olan(eh bir toplumdan bahsettiğimize göre doğal olarak) bir toplum düşünüyorum kafamda. bu toprağa bağlı, küçük ölçekli sanayinin olduğu bir toplum olabileceği gibi, daha geniş çaplı da olabilir. herneyse, şuraya gelmek istiyorum, suç denilen şeyin, özellikle de mülkiyet temelli olan suçun -ki bu suçlara bir cinayet veya tecavüzden daha fazla önem veriliyor neredeyse bugün-, bu suçların temelinin, yani mülkiyetin ortadan kalkması, daha doğrusu, toplumsal ürün dağılımında adaletin sağlanması ile -zira ortada bir efendi yoksa, bireyler bunu bireysel çıkarlarına en uygun şekilde, birbirlerinin kabul ettiği şekilde paylaşma yoluna gidecek ve bunların toplumsal örgütlenmeleri oluşturulacaktır- bu suçlar büyük ölçüde azalacak belkide yokolacaktır. tabi bunlar böyle konuşulduğu gibi değil, yokolmayadabilir. çok kesin konuşmak, bunun garantisini verdiğimiz için, otoriter bir tutuma doğru yönelebilir. olmayacağının garantisini verdik, olursa ne yapacağız, örtbas etmeye çalışacağız ve bu bi kere kurmaya çalışılan toplumu ikiyüzlülükle içten içe zaten daha baştan kaybettirecek. herneyse, bunların büyük ölçüde azalacağından eminim, zira mafya vb, daha küçük çaplı, yeni tanımıyla "çıkar amaçlı suç örgütleri"nin yokolmasıyla birlikte, hırsızlığı geçelim, pek çok cinayet ve tecavüz bile ortadan kalkacaktır. toplumsal nedenlerle ortaya çıkan suçun büyük oranda engellendiğini varsayalım, topluma zarar verme amacındaki insanları ise, biz şu an ne dersek diyelim, bahsettiğimiz toplum özgürlükçü niteliğiyle bence çelişmeyecek biçimde, dışlama ve kendini koruma yoluna gidecektir. neyse bunların kalktığını varsaydık, geriye daha bireysel sebeplere dayanan suçlar kalıyor. bu suçlar zihinsel nedenlere bağlı olabileceği gibi -ki sanıyorum bugüne kadar insanlık bunun, insanları odalara(hapislere) tıkıp sözde tedavi etmekten başka bir çözüm üretemedi-, aşk, arkadaşlık, aile ya da başka karşılıklı çıkar ilişkilerinde(duygusal çıkarlar, fiziksel çıkarlar) çıkan pürüzlerde olabilir. birinin eline bir balta geçirip diğerinin kafasına geçirmeyeceğini kim garanti edebilir? ama ben kendimden bildiğim kadarıyla, bu eğilimi hep beni ezen, bana tepeden bakan canlılara karşı göstermişimdir. mesela okulda bir öğretmene olabilir bu. yani bi yerde, bunuda mümkün olduğunda ortadan kaldırma iddiasında bulunuyorum. anarşizm aynı zamanda, bireyin aşağılanmasına ve küçük düşürülmesine karşı bir isyandır. aşk, aile içi ilişkilere gelince, bunların temelinde yatan mantığın, içinde bulunulan sistemle ilişkili olduğunu düşündüğüm için biçim değiştireceklerini düşünüyorum. değiştirmezlerse zaten bi yerlerde bi yanlışlık var demektir. öncelikle özgür aşk özgür seks denen mevzu, bana pek "anarşik" bir çağrışım yapmıyor. bunu derken, insanın cinsel eğiliminde serbest olmasından ya da beraber olduğu kişiyi serbestçe seçmesinden bahsetmiyorum. her türlü karşılıklı duygusal ilişkiyi yadsıyan bir ilişki biçiminden bahsediyorum. kendi adıma buna karşıyım. anarşizm adına bunun savunulması da bana biraz, anarşizmi bireysel/cinsel zevklere alet etmek gibi geliyor. bilmiyorum bu düşüncem otoriter mi bulunacak? anarşizm zaten bizim bireyselliğimiz/cinselliğimizi yansıtmamızı da sağlayacak denilebilir, bu tartışılabilir bir konu, eksik bir bakış açısına sahip olabilirim şu an için. bireysellik ve cinsellik açısından zaten açıkladığımı sanıyorum düşüncemi. evet, aşk ve aile ilişkilerindeki farklılıklardan bahsettik, burda da, insanların mülkiyetçi bakış açısından uzaklaşması sonucu hem karşılıklı ilişkilerin "sen benimsin ulan anladın mı! ya birlikte oluruz ya da ikimizde mezara gideriz!"den öteye gideceğini, hem de ailelerin çocuklarını, toplumsal ahlaki normlara göre yetiştirme zorunluluğu kalmadığı için, çok daha özgürlükçü bir ortamda büyütebileceklerini düşünüyorum. aileyi, bugünkü şeklinden çok, insanın hayatla tanıştığı, toplumla ilk bağını kurduğu bir birim olarak görüyorum, kutsal bir birliktelik falan değil tabiki. bu durumda bireylerin, fiziksel açıdan doymalarıyla hırsızlık gibi suçların, psikolojik açıdan doymaları ve sorunla karşılaşmamalarıyla da cinayet, tecavüz gibi suçların ortadan kalkacağına "inanıyorum". bunun garantisini kimse veremez. bu arada, cinayeti geç ama, tecavüz, gerçekten tiksindiğim bir olgu. özellikle bunun bilinçli bir eylem, hatta bir cezalandırma, uyarma ya da "bak vermedin işte ben aldım" gibisinden bir ego tatmini şeklinde yapılması daha da iğrenç, bilinçli diyorum çünkü bilinçsiz bir şekilde bunu yapan bir bireyde olabilir. birincisi şeklinde düşündüğümüz zaman, kendi adıma söylüyorum, bunu ne tür bi toplum olursa olsun, şu an bile, erişebiliyosam, bunu yapan veya yaptıranları öldürmek isterim. içinde bulunduğum sinir ve nefret durumuna göre, şu an sakin sakin söylediğim bu şeyin şiddeti artabilir veya azalabilir. sonuncusu biraz vahşi oldu sanırım, bireysel bir düşüncem, bu kadar aşağılık bir eyleme bence verebileceğim en "anarşizan" cevap olacaktır. |
||
|
||
| whooomseeelf whooomself sen dion ki yani kapitalizmi mükemmelleştirelim. ben de yok ya. diyorum iktidarın her yere uzandığını varsayarsak bu nasıl gerçekleşmiş olabilir? tabi ki mükemmel bir devlet aygıtıyla. peki devlet neye yarıycak? imtiyazlıları korumaya. hatta devlet o kadar mükemmel olsun ki polis bile olmasın, her yurttaş kendine verilenle yetinsin. sen bunu mu istiyorsun yani? %100 saf totaliter bir iktidar? |
||
|
||
ben demedim.. senin kaygılarına çözüm önerdim ![]() aynaya tosladın olm ![]() |
||
|
||
| ben de böyle bişi söylemedim... abi hayal gücünü severim ama bu kadarı da imkansızın ötesinde... benim söylediklerimden sistem mükemmeleştirilerek çözüm üretibilir anlamını nasıl çıkardın zaten anlamış değilim...bir ucundan tutalım diye bşi dedim mi? bunu sen söylüyorsun... insanların düzene uymayarak bir düzen oluşturmalarından bahsediyorum ben... bu sistemin daha iyi çalıştığını değil sistemin bozuk olduğunu gösterir... sistemin gereksiz olduğunu gösterir... bir ucundan tutularak devlet ancak yıkılırsa iyi bir şey olmuş olur... | ||
|
||
| her ne kadar iktdarlar sistemi kısmen yönlendirseler de sistem tam anlamıyla onlar tarafından kontrol edilebilir vekurgulanmış bir düzen değildir. kapitalizm her tür ideolojide görüleceği üzere rutün iktidarlarına sahiptir ve sermayenin gücüne yaslanır. bu da doğal bir süreci işletir. o halde kapitalizm diye birşey değilde iktidarların hasar verdiği bir sistemden bahsetmek daha yararlı olur. yani yıkmak değil ıslah etmek kapitalizmi güçlendirmeyecek aksine zayıflatacaktır. |
||
|
||
| bu tamamen kapitalizmin ıslah edilmesinden neyin anlaşıldığına bağlı. kapitalizm herkesin eşit olamayacağı bir düzendir. ben kapitalizmi ıslah etmekten adaletsizliğin büyümesini anlıyorum. başka türlüsü de olamaz. olursa da o kapitalizm olmaz. yani sömürü gerçekleştirmenin mükemmelleştirilmesi nasıl kapitalizm için kötü bir şey olabilir ki. adamlar bunun formülünü arıyorlar zaten. |
||