|
||
| Edebiyattan sinemaya uyarlanmış filmler için çok fazla bu klişe laf söylenir. Ben bunu temelde 3 nedene bağlıyorum: 1)Film gerçekten kötüdür. 2)Film ilgili kitaba benzememektedir. Aslında burada sorun, umulan filmin neredeyse birebir kitaptaki düzene uymasını talep etmek. Oysa bence yönetmen kitabı ete kemiğe büründürme işlemini bir ayna görevi görerek değil kendi ruhunda bu kitaba dair birikeni yansıtmak amacıyla yapar. Bu yüzden kitabın özü olarak ,ruhu olarak gördüğünü,olayları ve kişileri bu ruh etrafında toplayarak yansıtır ya da yansıtmalıdır. Dolayısıyla birebir kitabın takip edilebileceği filmler aslında hayal kırıklığı kaynağıdır. 3)Okunurken hayal edenlerle uyum sağlamaması filmin. En saçma bahane budur.Bİr kitabı kendi hayaliyle sınırlı sanmak,başka bakış açılarını yadırgamak. Üstelik teknik olanaklar gibi sinemada ,çoğu sanatçının uğraşmak zorunda kalmadığı bir bela vardır.Olağanüstü bir hayalgücünüz de olsa siz onları teknik süzgeçten geçirebildiğiniz ölçüde yansıtabilirsiniz. Asla olmayan nedense bence şu: bu kitap sinemalaştırılamaz. Hayır her şey ama her şey bir kamera önünde yeniden ruha ,kana büründürülebilinir. |
||
|
||
| hayal dünyası aynı parmak izi gibidir.. herkesin ki kendinedir.. belki bu bizi hayal kırıklığına uğrattığı için beğenmeyiz.. hatta ben çok iyi bilirim yıkılmışlığım bile vardır.. |
||
|
||
Alıntı bu kitap sinemalaştırılamaz :evet: Ya komik bir örnek olacak ama napiim bu filmi seyrettiğimde aynen bunu düşünmüştüm: film haline getirilmemeliydi!!! Stephen King - O. Bence adamın en başarılı kitabıydı ve evet itiraf ediyorum okuduğum zaman (hahahahaaaaaa) ciddi tırsmıştım bazı şeylerden. Ama filmini seyrettiğimde tek diyebildiğim "korkunç" olmuştu. Çok beceriksiz bir aktarımdı bence. Diğer yandan zamane koşulları, efektler vs. yüzünden etkisi eksik kalmıştı. Çünkü çok daha zorlu bir eser olan Yüzüklerin Efendisi'ni ağzımın suyu akarak seyrettim. Daha hayaldünyası geniş bir yönetmenle, yeni tekniklerle bence tekrar çekilmeli "O" belki o zaman hakettiği yeri edinebilir.
|
||
|
||
"O" beni de inanılmaz hayal kırıklığına uğratmıştı. Belki yönetmen gererek dehşete düşürmek yerine sıkarak izleyiciyi öldürmeyi tercih etmiş gibi gelmişti bana.. seyrettiğim en iyi uyarlamalardan biri kırmızı başlıklı kız'dı.Masaldaki psikolojik sembollerin çözüldüğü ve kadına hazır sunulan rolünün sorgulandığı ,görsel olarak da özel bir filmdi.Çok eskiden seyrettim ,adını hatırlamıyorum ama beni çok etkilemişti. |
||
|
||
tek nedeni vardır aslında,kitabı okurken hayalini kurarsınız.ve film asla sizin hayal ettiğiniz gibi olamaz.bu kadar basit ...
|
||
|
||
| Bence ilk olan guzeldir. Genellikle sinemasi gorulen okunmaz daha sonra ama eminim ki o zaman da sinema guzel gelecektir. Ilk her zaman guzeldir. | ||
|
||
| güzel olduğu için değil.eğer ilk filmini seyretmişsiniz,görüntüler size hayalinizi sunuyor,kitabı daha sonra okuyunca tabii ki hayallerinizi önleyecektir.bu durum kitabın cazibesini sıfıra indiriyor | ||
|
||
| belki de mesele tekrarlardan hoşlanmamk ,yani kitap ve ya film olarak her hangi bir hikayeyi yaşamış olmak yetiyor..ikincisine gerek duyulmuyor. gerçi ben de kitabını okuduğum bir filmi seyretmeyi tersine tercih ederim.Çünkü bu tarz filmler genelde klasik roman denebilecek türde kitaplar dahilinde yapılıyor ve onları okumak da çok sıkıcı normalde de. |
||