|
||
| kaybedersin ve kazandığını sandığın şey aslında kocaman bir yanılsamadır..kendini kandırmak kazandığını sandığın şeydir...hatta bazen hayatında sahip olduğun en önemli şeyi kaybetmek, sahip olucağın en güzel şeyleri bile bir kazanç değil bir kayıp yapar | ||
|
||
| kayıbı kazanç mı sayacağız yani.. nasıl yani bu kafayla bırak anlamayı yazamıorum bile.. |
||
|
||
| insanlar kaybede kaybede kazanmayı öğrenir | ||
|
||
Alıntı kayıbı kazanç mı sayacağız yani.. bana mı soruyosun ceren?nasıl yani bu kafayla bırak anlamayı yazamıorum bile.. banaysa ben tam tersini anlattım orada..kayıp kayıptır ve hiçbir kayıp kazanç değildir |
||
|
||
| bnce de kayıp kayıpdır size hiç bişi getirmez adı üstünde sizden bişiler kaybolmuştur kayıplar tecrübede kazandırmaz kazanım sayılmaz çünki tecrübe hayatta yediimiz kazıkların bileşkesidir bnce yani kazandıınız bnce sadece büyük bi kazıktır tabi bna kazanım dersek | ||
|
||
| asla katılmıyorum...aslında kayıplar gerçekten birer kazançtır | ||
|
||
| Kaybetmeyi seviniz zira zevklidir. Özellikle ardından gelen sükut... Tadına doyum olmazzzzzz.... |
||
|
||
| Ne kaybediyorsun ne kazanıyorsun ,sadece rengi- şekli değişiyor elindekilerin.. Sen oradaysan hala dilediğin gibi olabilirsin..Hayatın eline ne verdiği farketmez. |
||
|
||
| Kaybetmek ve kazanmak hep var ; sinüs gibi:Kaybetmenin arkası kazanmak, kazanmanın arkası kaybetmek. İkisi sürekli ama ayrı şeyler. | ||
|
||
Alıntı insan kendini hep bi yerlerde bırakarak büyürmüş.. Doğru...oyüzden çocuklukla yetişkinlik birbirinden çok farklı şeylermiş.. kayıpettiğimiz çocukluğumuz mu acaba.. İnsan kendini hep biryerlerde bırakır büyürmüş. Bıraktığın yerde çocukluğunu yaşarken yeni mekanda yetişkinliğini yaşarsın. Yetişkinliğini yaşarken çocukluğunu kaybettiğini zannedersin. Kaybedilen unutulunca yaptığın çocukluklar sana kazanç gibi gelir. Buzun da dediği gibi kaybedilen hiçbirşey yoktur sadece rengini değiştiri. |
||
|
||
bişileri birilerini kaybetmeye başladığında hep kaybedersin zincirlemedir bu.. ve halkayı biri veya bişiler bi şekilde kırmakdıkça hep kaybeden olursun.. neden böyle olmak zorunda..? kum saati... döner döner ve yine döner ____ neden döner? çünkü adı üstünde kum saati dönmek için yapılmıştır... |
||
|
||
| Neden Hep Kaybetmek Zorundayım? - böylemi yazmış yazan beni... Hangi kapıyı çalsam suratıma kapansın kapılar diye mi? Hangi dükkana girsem - dükkandan atsınlar diye mi? neye yönelsem - yöneldiğim işi batırayim diye mi? Neden Hep Kaybetmek Zorundayım? - neden insan tek başına ilerleyemez bu dünyada... illa birilerine - bir şeylere ihtiyaç duyar.. neden her seferinde verdiğim onca emek boşuna gider, ben meyvesini yiyemeden ağacım solar - gider... neden hep inandıklarım - bana arkasını döner gider.... |
||
|
||
Alıntı ben meyvesini yiyemeden ağacım solar - gider... güzel laf...
|
||
|
||
bişileri birilerini kaybetmeye başladığında hep kaybedersin zincirlemedir bu.. ve halkayı biri veya bişiler bi şekilde kırmakdıkça hep kaybeden olursun.. neden böyle olmak zorunda..? çok arabesk bir yaklaşım değil mi bu? yaşamda kayıplar da kazanımlar gibi hep var. yani halka hep kırılır, kırılmak zorunda... çoğu kayıbın kazanım, kazanımların da bazısının aslında kayıp olduğunu anlayamayız sadece. |
||
|
||
| "Kaybetmek" ten kasıt ne? her kaybedilen aslında birşey kazandırır. Bu birikimler tecrübe denilen olguyu meydana getiriyor. Her kaybedilende bir kazanç olduğunu düşünürsek, kaybedişler bizi yormayacak, hatta iyi hissettirecek ve bu zamanla "hiç birşey kaybetmemeye" dönüşecek ben denedim, oluyor
|
||