|
||
| Hayat Güzeldir Yönetmen: Roberto Benigni98 senaryo:vincenzo cerami Roberto Benigni tonino delli colli görüntü yönetmeni nicola piovani:müzik Oyuncular: Giustino Durano, Nicoletta Braschi, Roberto Benigni, Lidia Alfonsi ![]() bu film bana çok dokunur..boğazıma takılır hep.. belki çok sade anlatıldığında belki bütün bu lan biten yanlışa rağmen insanın hayata gülümseme çabasından ,belki bir babanın oğlunun yaralanmaması için kendi acısına tuz ekip onu asla varolmayan ama bir gün varolabilecek bir dünyanın içinde tutmaya çalışmasından.. hatta belki filmin renginden...buruk ama dirençli renginden. sanırım hiç unutamayacağım filmlerden biri de bu. nasıl kopartılıp bölünüyoruz bazen hayatı kafasına göre kurgulayanlar tarafından..ve buna direnmek için cephe her yer diyen bir film üstelik. |
||
|
||
| Her kelimene katılıyorum.Piyanist'te beni cok etkilemistir.Hemen hemen aynı olaylar ,zamanlar ve tabiki insanın insanlığından utanması.. Bu arada Hayat Guzeldir'de babasının oğluna dünyayı nasıl farklı gösterebildiği ve onunla oynadığı umut oyunu çok etkilemişti beni.. Etkileyici.. |
||
|
||
| Evet, o umut oyunu bir babanın ya da annenin çocuğu için yapabileceği üst düzey fedakarlık ya da bırakabileceği en önemli miras. Bir insanın karanlık ortasında küçük bir çocuğun çocukluğunun ve hayata inancının ölmemesi için verdiği savaş , bu tarz insanlığın dehşet verici tarihini anlatmak için kullanılabilecek en sade ve yoğun dildi sanırım.Çok akıllıca ya da duyarlı yakalamış Roberto Benigni.. Düşünüyorum da Piyanist'de de(evet ,o film çok güçlü,zaten insanına da çok rahat ulaştı) farklı bir anlatıma rağmen benzer bir insanca duyarlılık alanı üzerinden meseleye bakılmış.Yani direkt savaş kötüdür denilmeden özel bir hikaye içinde yıkım şekillendirilmiş, gösterilmiş. |
||
|
||
| Bende diyodum bu güzel başlığı kim başlatıcak die... Tek cevabım ne olcak biliyomusun " yalınlık " ....Bu tıpkı yine ancam onu " küçük prens " e benziyo.....Rivayete o kitap 1000 sayfalık bir roman halinde çıkacaktır ve Antoine Saint - Exupery der ki mükemmelliği eklenecek bi şey kalmadığında değil artık çıkarılacak bi şey kalmadığında bulduğumdan bu kitap böyle yazıldı. Yani o kadar sadeydi o kitap o yüzden dokunuyordu insanın yüreğine . Sol kulağını sağ elinde kafanın arkasından dolanarak tutmak yerine direk sağ eliyle tutuyordu. Bu film ise dire koparıyor o kulağı. Bence filmin en güzel sekanslarından biri de Roberto Begnini ' nin müfettiş sanılıp öğrencilere İtalyan ırkının nası üstün bi ırk olduğu anlatılması istenildiğinde onun " İtalyanların göbek delikleri başka hiç bi ırkta bulunmak inanmazsanız açın bakın çocuklar " demesidir. :sevgi: Bu film insana dokunur kıssadan hisse. çok saol bu arada bu konu için... :evet: |
||
|
||
| Savas kotu demiyor haklısın.Nedenleri yansıtılmaya calisimis ama yasananlari gorunce yinede bu cabasi yetmiyor..Zaten genel olarak filmin ozamanların caresiz ve kotu havasını degistirenlerin hep umulmadik anda ortaya cikan figuranlar sayesinde oldugunu goruyoruz..Karakterlere oyle bağlanıyoruz ki aynı umudu bizde taşımaya başlıyoruz..Bence bu geçirgen yapıda çok etkiliyor insanları. |
||
|
||
| Sadeliğin gücünü bayağılaşmadan ,yavanlaşmadan çok ince kullanmış. Böylece zaten ortada olan yıkım-acı bütün hatlarıyla ,duygu sömürüleri arasında boğulmadan ortaya çıkmış. Bu arada eklemeyi unuttumuşum, özür. :blush: Piaf topiğinde bu filmi bana Mens hatırlattı ...Filmle iglili hafızamın tazelenmesini o sağladı yani. :cicek: |
||
|
||
| Nicom'un yakaldığı ayrıntı ilginç.Belki de filim zaten savaşmayın , bak bu berbat demenin şatafatlı bir sesi değil ama kahraman olmayan kahramanlarının sırtında yükselttiği umut belki de esas önemli yanı o. | ||
|
||
| Evet bencede önemli bi ayrıntı buarada ki kişi pis Nazileri patır patır indirmiyo aşağa . Edith Piaf ' ı dinletmesi var mesela tüm kampa ....Bu bana bi sahneyi hatırlattı gerçi alakasız ama " Esaretin Bedelinde " mahkumlar hapishaneden tek çıkış yolu( cezasını çekerken ) olarak çatı ziftlemek zorunda kalıyolardı ve onca kan ter çalıştıktan sonra o hapishanenin dışında soğuk bi bira içmek özgürlüğün tadıydı işte..... İsimsiz kahramanlar üzerine kurulu bir kahramanlık hikayesi ... Bir orduya karşı kahramanlık değil ama küçük bir çocuğa karşı kahramanlık Naif bi hikayesi olan Amelie yi hatırlattı bana ....... |
||
|
||
| Bu tarz yaklaşımlar sinemada çok fazla beğeni toplamayabiliyor. Ben de çok beğendiğimi söyleyemiyorum. Saydığınız noktalar ilginç olabilir ama trajik bir konunun bu kadar sulandırılarak anlatılması ne kadar doğru olur? Örneğin o kamplarda babasını ya da annesini kaybetmiş biri bu filme gittiğinde sizin kadar gülebilir miydi? Sinema sanatı açısından ise filmin çok fazla artısının olmadığnı düşünüyorum. Özellike filmin ilk yarısı bir çeşit yavru ile katip ya da ilkokul müsameresi tadındaydı. Hele salona beyaz atla giren prens benzetmesini nasıl yorumlarsınız bilmem. İkinci yarıdaki özgünlüğü senaryonun başkası tarafından yazılmış olması gibi bir olaslığa bağlamak mı gerek bilemiyorum, sanki ikinci bir film havası vardı. Bu şekilde yapılan bir kaç film anımsıyorum. Jakob'un Yalanları, Özgürlük Treni gibi. Ama bence ne güldürü ne ağlatı, ikisinin ortasında kalmış bir tür. Piyanist ise başka bir kulvarda yarışan çok daha nitelikli bir filmdi bence. |
||
|
||
| Ben güldüğümü hatırlamıyorum.. | ||
|
||
| iyi de o filmin bu kampta geçen kısmında ben güldüğümü hiç hatırlamıyorum..... | ||
|
||
| Hayat güzeldir filminin ikinci yarıısında örneğin bir tercüman sahnesinde tüm sinema (ben de dahil) çok gülmüştü, yine oğluna masal gibi anlattığı senaryolar da komikti. Burada asıl zor olan, o kadar kötü koşullarda bir insanının espri yapmaya devam etmesi, belki de ölümü ciddiye almaması. Filmi bir kez daha izlerseniz belki anımsarsınız. | ||
|
||
| Evet iyi anımsıyorum.....Orda Pis Yahudiler hepiniz öleceksiniz falan filan derken o Onu evet puanı az olan çocuklar tanklarını alamazlar vs vs ....die tercüme ediyodu.. Ben bunada hiç gülmemiştim...... ben garipmiyim ? ama güldüyse de napalım yani..... sulandırma kısmı hala mantıklı gelmiyor ama |
||
|
||
| Evet hala güldüğümü hatırlamıyorum..Sanırım garip değilsin yada ikimizde bir gariplik var.. | ||
|
||
| O film baştan aşağı hüzünlü bir film.Kahramanların gülümsediği sahneler dahil buruk bir film. Acıyı anlatmak için illa ki altı kalın kalın çizilmesi gerekmiyor ki..Bazen gülümseyen bir kahramanın ortamıyla düştüğü çelişki çok daha etkili ortaya koyar yaşananları. |
||