|
||
| kişiliğimizin oluşumu ve gelişiminde, var olanı yok etmek ya da yok olanı var etmek elimizde mi? temel taşlarımızın yok edilmesi olası değil belki ama sivrilikler törpülenebilir mi? ya da yeni eklentiler edinebilir miyiz? kişiliğimize şekil vermek için ne yapmalı, neleri göze almalıyız? |
||
|
||
| bireydeki değişim ve dönüşüm, toplumsal değişimlere benzetiyorum. İnsanın içinde değişebilecek durumda olabnlar ancak bir bütün olarak sentezlenen onay alan ve çatışma yaratmayacak bir yapıda olması lazım. Duvardan bir tuğla çekmek gibi. Onun için törpülemeye benzetmiyorum. eksiltip artırılma olarak algılıyorum. |
||
|
||
| sadece sivriliklerin törpülenmesinden değil, bununla birlikte yeni eklentilerden de söz ediyorum cosinus. yani tuğla çekmek kadar duvardaki boşluğa bir tuğla eklemek... kemikleşmiş denilen yapının tümden değişmesi, "kendini sıfırlamak" başlığında yazdığım gibi zaten mümkün değil ama en azından özeleştirimizi olabildiğince nesnel yaparak, gördüğümüz çıkıntılar ya da gedikler için çaba gösterilebilir ve sonunda da başarı kazanılabilir. |
||
|
||
| İnsanın yontulması veya yontması... Aşırılıklarımız kabul etmek, bunu yenmek için sabırlı olmayı ve gerçeğe yakınlığına göre davranabilmeyi başarabilmek. Özbenliğimizi koruyarak benmerkezcilikten kurtulmak... Bir olay veya konuda düşüncelerimizi ve eylemimizi başkalarının ne düşüneceklerine göre değil kendi düşüncemizi merkez alarak yapabilmeliyiz. Bunun için kırıp dökmek gerekiyorsa, bu gücü kendimizde bulabilmeliyiz. Bunu yaparken de daha sonrasında kendimize hesap verebilmeyi göze alabilmeliyiz. Yontma hastalığına tutulup aslında doğru olan bir davranışımızı da törpülemekten kaçınmalıyız. Aslalon istediğimiz doğrultuda, yanlış, gereksiz, kullanılmayan duygularımızdan arınarak, ihtiyaçlarımıza ve mutluluğumuza uygun yeni duyguları ve davranış şekillerini özümseyerek hayatımıza uygulama sanatıdır. Ölçüsü yaşam içinde açtığımız hareket alanının genişiliği ve bu alanda sürdürdüğümüz yaşamdır. |
||