|
||
| "Okumak insanın kendi kafası yerine başka birinin kafasıyla düşünmesidir. Halbuki gerçek anlamıyla düşünmek isteyen kişi, tabiata, dünyaya bakmalıdır; ilhamını oradan almalıdır, özgün bir düşünce ortaya koymak için." Bu sözler Schopenhauer'e ait. Düşünüre göre, okumak(eğitim) düşünmekle ters orantılıdır. Ne kadar çok okursak o kadar az düşündüğümüzü ileri sürmüş filizof ve çok okuyanları "kitap filozofu" olarak nitelendirmiş. Gerçekten okumak düşünmemize engel mi ve bizi bu anlamda kısırlaştırır mı? Yoksa okudukça zenginleşir mi düşünümüz? |
||
|
||
| Schopenhauer'ın sözlerinden şunu çıkarmak gerekiyor. Okumak öğretir, yaşam (dünya, tabiat) öğrendiklerimizi sistemleştirir ve bunların sonucu kendi düşüncemiz ortaya çıkar. Burada dikkat çekilmek istenen diğer önemli nokta, teori ve pratik arasındaki çelişki. Sadece başkalarının yazdıklarının okuyarak, düşünce üreten insanlar, bu düşünceleri yaşam içinde test etmediği için, doğruluğu ve yanlışlığı anlaşılamayabilir. Teorik bir söylem olmaktan öteye gitmez. Fakat, bu düşünceleri, yaşam içinde test edip sonuçlarına baklıldığında, okunarak öğrenilen şeylerin uygulanabilirlik düzeyi ortaya çıkar. Eksiklikler giderilir, geresiz bilgilerden arınılıp, hayattan kopuk düşünür olmaktan kurtulunabilir. Bunu tersten yorumlamakta mümkün, hiç okumadan, sadece yaşam içindeki öğrendikleriyle hareket eden insanlarda sağlıklı düşünce üretemezler. Düşündükleri yaşadıklarından menkuldür. Oysa dünyada diğer olup bitenleri öğrenmek için,çok okuyup, onu yaşananlarla harmanlanması esas olandır. Sonuç olarak bu iki yaklaşım birbirlerinin karşısında değil, birbirlerini besleyen yaklaşımlardır diye düşünüyorum. Okumak düşünmemize engel değil tabii ki, ama sadece okuyarak düşünce üretmek bana da pek sağlıklı gelmiyor doğrusu. |
||
|
||
| Birbirlerinin üzerindeki etkisi yadsınamaz olsada okumakda, düşünmekde birbirinden farklı olgular. Kişi isterse tüm yaşamını tek bir satır okumadan da sürdürebilir(vardır böyleleri mutlaka) ancak düşünmek otokontrolümüzde olan bişey değil ki, en fazla baskılayabiliriz, ötelemeye çalışabiliriz ama yinede düşünürüz. Önemli olan okumak yada düşünmek değil , okuduklarımız ve yaşadıklarımız sayesinde düşüncelerimizi kalifiye etmeye çalışmak gibi geliyor bana. |
||
|
||
| düşünülen yazılır - yazılan okunur - okunulan düşünülür - düşünülen yazılır - .... bu döngü ne kadar verimli olursa. |
||
|
||
| başka cözüm varmı? | ||
|
||
| Evet kısmen ben de böyle düşünüyorum,okuduğumuz bizim zindanımız olabiliyor,özellikle belli bir ideolojide saplantı oluşmuş ise bu zindanımızın karanlık hale gelmesine sebebiyet verebilir... Düşüncelerimiz okuduklarımızla sınırlanabiliyor,oysa akıl sınır istemez düşün der hep düşün her şeyi düşün der,bu durumda aklın düşünme isteğini serbest bırakıp,kalıplardan taşıp her düşünce ve ideoloji hakkında bilgi sahibi olma yoluna gitmeli,farklılık tefekküre zorlar insanı,çeşitlilik ufkun zenginleşmesine sebebiyet verir,farklılıklar hakkında bilgi sahibi olma yolu da okumaktan geçer,kalıp sız bir okuma anlayışından geçer... |
||
|
||
| bilgi insanın kendindedir. okumak sadece bunun açığa çıkarılmasında yardımcı olabilir. | ||
|
||
| Okunulan şey hazır sunulmuş bir bilgi dir düşünmeye kısmen engel teşkil etmezmi sence kelime? bilgi insanın kendindedir. okumak sadece bunun açığa çıkarılmasında yardımcı olabilir. bilginin kendisindeki varlığını bilmeyen insan yığınıyla karşı karşıyayız |
||
|
||
| yooo.. bilmiyorum diyen insan gördün mü sen hiç ? | ||
|
||
| bilgi eksikliği farkettirir,bildikçe bilmiyorum der insan, bilmeyende bildikleri ile sınırlı sanır kainatı ve biliyorum der | ||
|
||
| sokrates demiş ki, bildiğin tek şey hiç bir şey bilmediğimdir. ama ben bunun tam tersini düşünüyorum: emin olduğum tek şey her şeyi bildiğimdir. |
||
|
||
| sen ukalasın kelime demek oluyorki sen hiç bir şey bilmiyorsun | ||
|
||
herseyi bilmek mümkün ha? hehe ..bu durumda,her bransın prof u da oluyor..iyiymiş..bazıları da üşenmeden cevap vermş
|
||
|
||
| İslam dünyasında çok önemli yer etmiş bir düşünür demişki ''bilmediklerimi ayaklarımın altına koysam başım arşa değerdi'' Ancak konuya gelirsek ben okumakla ilgili bu fikre katılmıyorum okumak insanın fikir eşiğini artırır tabiki herkes düşünür ama herkes yeterince düşünemez. Misal ben herşeyi biliyorum gibi komik bir iddaada bulunamam ama hiçbirşey bilmiyorum diyebilecek kadar büyük bi düşünür de değilim şu kadar söyleyim bana yetecek kadar düşünürüm herşeyi bilemem ama ömrüm yetse herşeyi öğrenebilirim. |
||
|
||
| Burada sanırım okumanın ne anlama geldiği önecelikle sorgulanmalı. Okuduklarımız bilgi dağarcığımızın zenginleşmesiyle birlikte düşünce sistemimizin gelişmesine hizmet ediyorsa okumak ve düşünmek arasında düşünürün söylediği gibi bir ters orantı olamaz. Tersine okuduklarımızın ışığı altında ufuklar açılır düşünümüzde. Ancak, okullarda verilen eğitim kasdediliyorsa bu "okuma"yla, o zaman öğrenmeden çok ezberleme söz konusu olduğundan düşünceye ket vurulmuş olunabilir okumayla. Okuduğumuz kitapların esiri olduğumuzda düşüncelerimize de kilit vurulmuş olacaktır. |
||