|
||
| Göstermeci biçem, açık biçimin tamamlayıcısı, göstermeci ve epik yiyatronun biçemidir. Göstermeci tiyatro, sahnede yaşamın benzetilerek verilmesi ya da yaşamın bir yanılsamasının yaratılması yerine, yaşamın gösterilmesine dayanır. Belirli yabancılaştırma etmenleriyle, izleyici ile oyun arasında bir uzaklık yaratarak, yaşam ile oyun arasında özdeşliği kaldırır. Göstermeci tiyatroyu belirleyen temel özellik dramatik olmayan açık oyun biçimi tiyatro olmasıdır. Göstermeci tiyatroya kuramsal bir biçim veren Bertolt Brecht’tir. Brecht önce kendisinden önceki dönemlerin oyunlarındaki epik unsurları incelemiş, kökenleri Çin tiyatrosuna uzanan göstermeci tiyatro özelliklerinden, Piscator’un politik tiyatrosundan, Meyerhold’un tekniklerinden yararlanarak epik tiyatro kuramını ortaya koymuştur. Brecht epik tiyatroyu, burjuva tiyatrosuna egemen olan Aristotelesçi tiyatro anlayışına ve dramatik, illüzyonist, gerçekçi tiyatroya karşı, diyalektik materyalizmin tiyatrosu olmak üzere kuramlaştırmıştır. Brecht, içinde yaşadığı toplum, ait olduğu sınıf, diğer sınıflarla olan ilişkiler vb. konularda bilgi sahibi olmayan izleyicinin yanılsamacı tiyatroda sadece duygusal aksiyona katılarak, oyun kişileriyle özdeşleştiğini, oyunun izleyiciye her hangi bir şey düşündürtme ya da sorgulatma kabiliyetinin olmadığını, bunların üzerine bir de, özdeşleşen seyircinin kathartik etkiyle iç birikimini boşaltmış olarak gündelik yaşamına döndüğünü gözlemler. Seyircinin bu koşullandırılmışlığı kaldırılmalı, alışkanlıkları kırılmalı, ona yeni ve şaşırtıcı bir izleme biçimi önerilmelidir. Bu biçim, sahne ile izleyici arasına bir uzaklık koymalı, duygusal yakınlığı, özdeşleşmeyi önlemeli ve izleyiciye sahnede gördüğünü yadırgatarak, üzerine düşünmesini sağlamalı, böylece temel toplumsal ilişkilerin kavranabilmesine olanak tanımalıdır. Yani seyirci sahne üstüne karşı bir tavır takınmalı, sahneye yabancılaşmalıdır. Yabancılaştırma emeni, gerçekliği yanılsamanın teknik bir anlatım yolu olarak uzaklık koyma’yı içerir. Bu uzaklık koyma dört düzlemde olur: ·İzleyiciyi gözlemci kılacak biçimde, izleyici ile sahne arasında ·Oyuncunun sahnenin bir oyun yeri olduğunu belli edecek biçimde, sahne ile oyuncu arasında ·Gestus’u (toplumsal davranış biçimini) ortaya koyacak biçimde oyuncuyla rol arasında ·Rol ile yer arasında |
||