|
||
| ben bu filmi nasıl izlememişim ya... inanılmaz bir film. mutlaka izleyin. renkler, ışık, kurgu o kadar muhteşem ki, film o kadar lirik ki.. ve gecenin bu saatinde tv karşısında türk filmi seyreden kız kuruları gibi hüngür hüngür ağlamama sebep olmuş, ve yaşadığı ilişkinin aman tanrım bunu bende yaşadım dememe sebep olmuş ve bittiğinde mideme bir taş oturtmuş izlenesi ağlanası... |
||
|
||
| orada geçen ve gece saatlerce ağlamam sebep olmuş bir diyaloğu yazmak istedim. öyle ki annem uykusundan kalkıp odama geldi... frida onu defalarca aldatan kocasına, sakat bacağının üstünde yürüyerek yaklaşır ve şunları söyler.. ben hayatımda 2 kaza geçirdim... biri otobüs biri sen. ama otobüs senin kadar acı vermedi bana |
||
|
||
| bu hikaye bana bedel ödenmeksizin yaratımın damarlarının açılmayacağı umutsuzluğunu veriyor. ne iyi bu ne kötü.sadece var işte. | ||
|
||
| ne garip.. o denli marjinal bir yaşam, döneminde biseksüel olmuş hatta troçkiyle yatmış inanılmaz resimleri olan bir kadın. ama bi radamın sayısız aldatmaları karşıısnda sadece içiyor, saçlarını doğruyor, çıldırıyor ve bu halini resmediyor. defalarca aldatılıyor.. ve bu ona yaşadığı otobüs kazasından daha faza acı veriyor.. ama o bunu asla belli etmiyor. hatta öyle bir sahne varki.. kocası çırılçıplak bir modelin resmini yapıyor. daha önce eski karısı bu yüzden onunla deli gibi kavga ederken, frida gelip resme bakıyor ve göğüsleri küçük diyor. ama adam o modelle de yatıyor. ve frida bunların hepsine dayanıyor.. hatta frida adamın yattığı kadınlarla yatmaya başlıyor. ve kadınlar ona sen kocandan daha iyisin diyor.. frida aşktan ve otobüs kazasından ölüyor.. ikisi de aynı değilmi |
||
|
||
| Bak şunu düşünüyorum...sen çok güçlü biri olabilirsin ve çok sıkı doldurulmuş bir hayatı örebilirsin.Öyle bir hayat ki filmi seni tanımayan biri için bile büyüleyici olur yani sıradan ve sıkıcı bir biyografi sınırını aşar.Ama hayat seni takmaz, gücünü vs tek bir anda dağıtır.Kimliğini unufak eder.Ölüm yani herkes için gelir. Aşk da öyle.Çok basit ama zayıf tek bir noktan olsa oradan seni vurur ve alaşağı eder.Adına sanına bakmaz. |
||
|
||
| evet buz.. hemde o kadar aşağılık bir şekilde vurur ki.. utanmaz, o herşeyi unutup hala beyhude bir şekilde vurmaya çalışır..o kadar aşağılıktır.. işte o zaman seninn güçlü olman hiçbişeye yaramaz.. o zamandan sonra yapacağın tek şey içmek, yaşabileceğin her şeyi yaşamak ve bir otobüs kazaıyla ölmektir | ||
|
||
| ama adil değil..o resimleri yaratan duyarlılık acısını reste ve karşı tarafı yani inciteni kuşatacak bir öfkeye ve kendini onaracak ,yutmayacak bir yaratım gücüne dönüştürmeliydi. bunu yapabilecek güçte, gene de olmaz neden.. belki de ona o resimleri yaptıran bu yenilebilme yeteneği..işte belki. | ||
|
||
| dün gece ben onu kendime benzettimm... frida her acı çektiğinde tuale saldırıyodu.. ve kendini inenılmaz şekillerde çiziyordu.. benim kendimi kamerayla çekmem gibi.. yada ne biliyim bazen kaleme saldırmam gibi.. o yüzden sanırım çok etkilendim |
||
|
||
| diyorum ya, bu lanet şeyin -yaratımın- kıvamı kanakıtmadan tutmuyor. | ||
|
||
| bunun başka bir yolu olmalı.. bu çok acımasız.. yani frida ilk resim sergisine yatakta geldi bende ilk gala geceme ayakta katılmalıyım ya, böyle devam edersem muhtemelen ne gala ne de sinema olucak o da ayrı bi konu ^_^ |
||
|
||
| Aslında güzel bir diyalog başlattığınızı kabul etmek gerek ancak benim dünya görüşüme biraz tersı olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Öncelikle " Ama hayat seni takmaz, gücünü vs tek bir anda dağıtır.Kimliğini unufak eder." düşüncesine kesinlikle katılmıyorum. Hayata ne kadar güçlü olduğunu anlatmak senin elindedir. Sana verileni kabul eder, ses çıkarmadan, seni ezenlere tepki göstermeden yaşamaya devam edersen intihar ya da akıl hastanesinden başka seçeneğin kalmaz. Yukarıdaki cümle güçsüzlük işaretleri veren bir hayat görüşü bence. " adam o modelle de yatıyor. ve frida bunların hepsine dayanıyor." "frida aşktan ve otobüs kazasından ölüyor." Görüşümü fazla katı ya da duygusuz bulabilrsiniz, bence buna ancak bir tür mazohizm denebilir ya da kişinin kendisine acıması. Bu kadar acıya katlandıktan sonra kişinin şikayet etme hakkı olamaz diye düşünüyorum. Eğer bunu seçmişse sonuçlarına katlanması gerekmez mi? |
||
|
||
| torg zaten frida da seçiyor. adam ona evlenmeden ben seni aldatırım bunu kabul et diyor o da peki diyor.. evet bu bir seçim. şikayet hakkı yok. ama işte bazen kalp dediğin gibi işlemiyor torg. kabul edebileceğini sandığın şeyler seni otobüs kazasından daha beter hale getiriyor..insan bu torg, insanın reset tuşu yoktur unutma.. | ||
|
||
| güçsüz bi hayat yaşaması, kendini kocasına açması /ya da güvenmesi gibi bi durumdan kaynaklanıyor, yoksa güçlü bi insana zarar veremez pek öyle her önüne gelen, ama buna mazoşistlik demek de olmaz, çünkü o ilişkiden çektiği acı, kendini vermesine, güvenmesine, güçsüzlüğüne falan bağlı bile olsa; bunları yaparken duyduğu zevk, daha önce hiç hissetmediği gibiyse çekeceği acıyı hissetse de devam edecektir.. bu da bi tür seçim gibi ya da göze almak gibi.. ama bunun böyle olacağını bilerek devam ettiği için şikayer etmeye hakkı yoktur belki dediğin gibi.. ya da şikayet etse de yaşamamış olanlar anlamaz belki de
|
||
|
||
| FİLMDE TEK Bİ REPLİĞİ ÇOK SEVDİM. FRİDA ARKADAŞINA DER Kİ;ben onu bu halinle seviyorum.eğer değişirse o zaman başka biri olur...gibilerindendi_ADAMIN ALDATMALARI İÇİN BU CÜMLEYİ KURMUŞTU_ | ||
|
||
| bişi olmaz sanırsın demiştim bi zaman ben, yok yok, bişi olcağını bilirsin de, yine de ööle devam edersin sanki bilinçsizce demişti emel de buna ..
|
||