|
||
| Muhalif Onu hemen tanırsınız: Apartman toplantısında çöp toplama saatlerine karşı çıkışından, üniversite kantininde çayı fazla demli buluşundan, parti kurultayında yönetime meydan okuyuşundan... Soluk alıp vermek kadar doğal, ama onun kadar yaşamsaldır karşı durmak... Muhalif olamadığı tek şey vardır: Kendi muhalefeti... İtiraz, yaşamsal bir ihtiyaçtır adeta onun için... Zannedildiği gibi bir mutsuzluk sebebi değil, enerjisinin yegane kaynağıdır. Asıl uzlaşmaktır, muhalifi mutsuz eden... Teslimiyet, onun yaşamla bağını keser. Öne atılırken muhataplarının gücünü ya da konjonktürü hesaplamaz. Ortam, fırsat, moda, üslup tanımayan bir cüret ve cesaretle dillendirir itirazını... Sindirme korosunun 5 N, 1 K'sı vardır: "Bu da söylenir mi", "Burası yeri mi", "Nasıl böyle söylersin", "Şimdi sırası mı", "Sen de kim oluyorsun"? Aldırmaz bunlara... O, her koşulda saldıracaktır. * * * Eskiden sürerlerdi muhalifleri... Dünya küçüldükçe sürgün yeri kalmadı. Ve ilkesiz uzlaşmalar çağında muhalif, "cüzamlı" ya da "deli" muamelesiyle ülkesinde, çevresinde, evinde sürgün haline getirildi. Buna rağmen o hep en zor olanı denedi: Sigara içenler arasında duman düşmanıydı, sigara yasağında tüttürme hürriyetinin bayrağı... Tutarsızlık değildir bu; onun kavgası totaliter yasakçılarladır. O yüzden başörtüsüne karşı olduğu kadar karşıdır, başörtüsü yasağına da... Kürtlere karşı milliyetçiliğe ne kadar öfkeliyse, öylesine öfkelidir Kürtlerin milliyetçiliğine de... * * * Yakasında rozet görmezsiniz hiç; Her tür aidiyete, iktidara, statükoya ve giderek örgütlenmeye karşı durduğu için bir üst otoritenin amblemine hapsolmaz. Tam bağımsızdır; tüzük, program, milliyet, gelenek, kitap, kural tanımaz. Bilir ki, muhalifleri örgütlese bile, muhalif olsa bile, hiçbir örgüt muhalefetten hoşlanmaz; farklı sese göz yummaz. İşte o yüzden kendisini kıyıya bağlayacak bütün çapaların ipini kesmiştir muhalif; bu yüzden de açık denizde her türden saldırıya açık hale gelmiştir. Ciddiye alınmadığında bile şapka çıkarılır bu Don Kişot'luğa... Ama sürüye katılmamanın acı bedeli, ezeli bir yalnızlıktır. İtiraz için her ayaklanışında dışlanır, bir başına kalır, kendi bacağından asılır. Mayasındaki acılıekşili tadı o yalnızlığından alır. Gücünü ve pervasızlığını da... * * * Tarih boyunca hep bastırılmış, yer altına sıkıştırılmış, bu yüzden de çoğu zaman şiddete bulaştırılmıştır. Bununla yola gelmeyince iktidar sahipleri, zamanla onu maaşa bağlayıp ıslah yoluna gitmiş, muhalif konforla ehlileştirilmiştir. Bu tuzaklara düşmeyenler ise direnişinin bedelini ağır ödemiş, acı çekmiş, ezilmiş, idam edilmiş, tarihten silinmiştir. Aslında "Fildişi kule", kendi kiraladığı bir malikane değil, hapsedildiği bir zindandır. Adresi, o zindan değilse çoğu kez kabristandır. Muhalefetine kalem kırdılarsa, darağacına giderken muhalefet eder celladına da... Kendisi düğümler boynundaki sicimi ve bağırır taburesini tekmelerken: "Aslında kurşuna dizilmeliydim ben...!" CAN DÜNDAR |
||
|
||
| yaw ateş kardeş senin yazın diye okurken bi baktım can dündarın mış yazı. bu adam da saflara katılıyor galiba
|
||
|
||
| Öyle bir damarı var zaten de maalesef kemalist... :sorry: |
||
|
||
| muhalif ne yaw? heretic gibi bişey mi? | ||
|
||
| Omanlıca Türkçe sözlüğe göre Muhalif: Aykırı, Bir görüşe bir tutuma karşı olan anlamına geliyor. Şimdilerde argoda buna çıkıntı da deniyor.
|
||
|
||
| can dündar mı kemalist.. eşkiyanın teki be... |
||