|
||
| absürt ve etkileyiciler. ne düşünüyosunuz? yaptıkları işlerden bazıları: The Ladykillers - kadın avcıları (2004) O Brother, Where Art Thou? - Nerdesin, Be Birader? (2000) The Big Lebowski - Büyük Lebowski (1998) Fargo (1996) The Hudsucker Proxy - Bir Şirket Komedisi (1994) Barton Fink (1991) Miller's Crossing (1990) Raising Arizona - Arizona Junior (1987) Blood Simple - Kansız (1984) bir de arada biryerlerde "Dayanılmaz Zulüm(Intolerable Cruelty)" olcak. |
||
|
||
| mizahlarındaki zorlayıcı ve çıplak duruş çok ilgimi çekiyor bunların. yani öyle bir mizahları varki belki nefret edersin blki bayılursın. arası yok. biraz ingiliz vodvillerini de andırmıyor değil bana hani. ilgi çekici, tokatlayıcı ve çıplak bir mizah. hani zıpır afacanlar gibi |
||
|
||
| kedinlikle haklısın ya seviyoruz ya da nefret ediyorlar. o kadar keskin bir ayrım var filmlerinde. |
||
|
||
| filmlerinden "Orada olmayan Adam"ı unutmuşum, ayıp etmişim | ||
|
||
| aaa evet kesinlikle oradaki kaza sekansına bayılırım bak |
||
|
||
| ben de filmlerini ayrıntılr üzerine inşa edişlerine hayranım. tatlı bir düğüm atıp sonra da bir güzel çözüyorlar ki muhteşem. karakterler inanılmaz çiziliyor, örneğin lebowski dekiler. orada olmayan adam'ın imkansız silikliği vs. bir unutulmuş olan film daha: Miller Kavşağı. suç dünyasına da el atmışlar bir miktar |
||
|
||
| coen filmleri japon animelerini çağrıştırır bana yavaştır,hareketler kesik kesiktir kamera ağır ağır üzerinde dolaşarak karakteri şeffaflaştırır replikler günlük hayattandır -şairane olmak için çaba göstermez kimse- ama derinliği vardır |
||
|
||
| joel sinema, ethan da felsefe eğitimi almışlar. ikisi birleşince hakikaten kendilerine has bir tarzı sunuyorlar: günlük hayat da şairanedir. | ||
|
||
| Sinemada yeni bir tarz geliştirdiklerini kabul etmek gerek. Joel'en eşi Francis Mc Dortmand'ı tüm filmlerinde oynatarak sinema dünyasına kazandırması da önemli bir katkı sayılabilir. Her filminde oynatmaya çalıştığı aktörler John Goodman, John Torturro. Bence her filmlerinde çok ciddi konuların içinde bir çeşit görünmeyen mizah barındırıyorlar. Kendilerini bu mizahla çok öne çıkarmadan anlatmaya çalışıyorlar. Barton Fink'te sanki kendilerini oynamışlar. |
||