|
||
| GÜNAHLARIMIZ SADECE TANRININ ÖN YARGILARIDIR ŞEYTAN TANRININ BİLİNÇ ALTINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR |
||
|
||
| EMRE YILMAZ'DAN AFORIZMALAR... Isadamlari calisarak kaybettikleri hayatin bütün lezzetlerini,calisarak kazandiklariyla bir gün tekrar satin alabilecekleri umuduyla calisirlar.Iste bu yüzden toplumun en uyanik gecinen enayileridir. *** Calismak: Kendi secmedigim bir yerde,kendi secmedigim bir zamanda,kendi secmedigim bir iste,kendi secmedigim bir süratte,kendi secmedigim insanlarla muhakkak bir amirin siki gözetimi altinda direktif alarak,bütün o cocukca ceza ve ödül sistemleri ile ruhumu, bedenimi ve aklimi mesgul etmek... *** Calismadan bir hak gibi bahsedilmesi ve bunun anayasalara girmesi ne garip! Calismak ne bir hak,ne bir ödevdir.Kötü bir kaderdir sadece.Sakat veya köle dogmak gibi. *** Üniversite mezunu bir genc,is hayatina baslamadan önce fal baktirmaya gitmis. "On bes sene eziyet cekeceksin cocugum," demis falci. "Ya sonra? Ya sonra? " diye ümitlenmis cocuk. "Sonra" demis,"Alisiyorsun." *** Caliskanlar mi? Olaganüstü güzel bir tabloyu yakarak isinmaya calisan aptallardir. *** Insanlar iki guruba ayrilir.Yasamak icin calismak gerektigini sananlar ve yasayanlar. *** Eski caglarda aclik ve esaret isyanlara sebep olurdu. Modern caglarda milliyetcilik ve sosyalizm. Gelen dünyada ise can sikintisi. *** Caliskan,zamanini satarak paraya cevirmeye calisir.Cok parasi olunca da bu sefer parasini satarak zamani geriye almaya calisir.Zenginligin en büyük paradoksu da budur. *** Haz vermeyen bir özgürlük - kesinlikle düzmecedir. Talih: Talihin pezevengi firsattir. Onunla düzüsmek istiyorsaniz önce firsati görmelisiniz. *** Yeni caglarin en büyük dayatmasi Basaridir. Yakin caglarin toplumlari "ödev ve sorumluluk" ile abanirlardi üzerimize;eski caglar "iman ve ahlak" diyerek: Daha eski caglarda ise "erdem". Bugün ise "basarili" olmalisiniz.Yoksa birer "hic"siniz. *** Basarmak kiskandirmaktir. Önce kiskanirlar. Sonra alisirlar. Bir müddet sonra tekrar basarmalisiniz ki tekrar kiskansinlar. ... ... Nereye kadar sürer bu? Onlar kiskanmaktan siz basarmaktan yoruluncaya kadar. ... Ne hayat ama! *** Hayatlarinin ilk yarisini sermaye,ikinci yarisini ise faizi gibi degerlendirenler, sermayelerini bosa harcamislardir. Emre Yilmaz'in "Seytanin Fisildadiklari" ndan... |
||
|
||
| "kadının çapkınına orospu derler. erkeğin orospusuna ise çapkın." "para sokağa atılacak kadar değersiz değildir elbette, ama çalışarak kazanılacak kadar da değerli değildir." "hayat anlamsızdır diyerek intahar edenlere şaşırıyorum. oysa yaşamak için en iyi nedenimiz bu olmalı. anlamlı bir evrenden intiharla bile sıvışamaz ki insan. çünkü anlamı bilinen bir evrende insan ölümle de nereye gideceğini çok iyi bilir." emre yılmaz'ın uygulanması çok güç fakat akılda kalması gereken fikirler verdiği güzel bir kitap. |
||
|
||
| "- beni acitabilmek icin once nereye vuracagini cok iyi bilmelisin. - nereye vuracagini bilmek icin beni cok iyi tanimalisin. - beni cok iyi taniyabilmek icin sevgilim olmalisin. - sevgilim olman icin seni cok sevmeliyim. + yani? - yani seni cok seversem, beni acitabilirsin. + eee? - ne ee'si?... ayriliyoruz. " |
||
|
||
| ADAM GENÇ İŞ ADAMINA ÖĞÜT BAŞLIĞI ALTINDA YAZDIĞI KİTAPTA RESMEN TÜSİAD VE MÜSİAD AYAKLAR ALTINA SERİYOR SIRF BU YÜZDEN 14 DEFA TOPLATILDI... DEVAM tekrar ve tekrar okunmaya doyulmayan kitap. en sevdigim bolumleri word'e aktardim sizlerle paylasiyim dedim... "buyuk isadamlari ilk gecelerini asla hatirlamazlar. bu yasli is adamlarinin ic dunyalari: birbirinin ustune devrilmis agaclar, sarmasiklar ve dikenlerle orulmus karanliklar, cigliklarla dolu yagmur ormanlari gibidir. yabani. girilmez. anlasilmaz. oysa ruhunu satmislarin dunyasinda kazanmak ne kolaydir! herkese bir odul vardir –bazen gercek, bazen kandirmaca- yine de bir odul, en azindan bir tesellir armagani… holding sahibi olamamassinda ufak, bir sirketle kendini toplumda sayideger bir yer edinebilirsin, dernek baskanligi yapabilirsin, sagda solda firkin sorulur, bir iki defa yazilarin cikar. ancak ruhunu alamadan dondugunde, en ufak en mutevazi odul bile, is dunyasinda yiyecegin “basarisiz” damgasina yegdir. her devrin en cazip kadinlari kimlerle ciftlesmek istiyorlarsa, o gunun kahramanlari o erkeklerdir. eevet genc iadami: mesleginin en cekici yanlarindan biri de budur. herkes biraz dab u yuzden sana benzemeye calisiyor. o herseyi bilen kose yazarlari, dogal hayati koruma dernekleri baskanlari, sendikacilar, mimarlar, ressamlar, besteciler herkes ama herkes sana imreniyor. senin kizlarinla yatmak, senin ciktigin atlad dergisi seyahetlerine cikmak, senin gibi her aksam bir yerlere davetli olmak istiyorlar. “sismanim, kisa boyluyum, kultursuzum, sadece param var, herseyi yuzeysel biliyorum” duye komplekslere kapilma. gunumuzun kahramani sensing. evet, nefret ediliyorsun ama yine de herkes seni seyretmeye tercih ediyor. kuyruklu bir yildiz gibisin. yasli teyzeler, kore harbi gazileri, dogu anadolu koyluleri bile sana hayran. yeni yuzyil kahramani sensing. yeni yuzyil kahramani! zannetme ki, sadece senin zen ginligine ve parana imreniliyor. zenginin sadece parasina ve servetine imrenilip,sahsiyetini kucumseme devri geride kaldi. eskiden bir insane, ozellikle kendi “sozde” emegi ile zengin olmussa, sahsiyeti alabildigine asagilanirdi. simdi ise gipta edilen bir sey yalnizca senin paran degil. senin isadami sahsiyetine imreniliyor. yeni yuzyil kahramani! genclerin modeli ve toplumumuzun ornek kisiligi artik senin en buyuk hile durustluktur. isadamligi bir meslek degildir. bir tavirdir. bir sahsiyettir. isadamligini, birilerinin sahsiyetlerine guvenme ve inanma uzerine degil: saglam teminatlar, kontragarantiler, gizli silahlar, yedek kurusunlar, alternative kacis ve supriz baskinlar uzerine kur. en buyuk yazar da, en buyuk holding sahibi gibi tehlikeli bir adamdir. onlarin da “buyukluk” “sohret” ve “basari” merdivelnlerini ancak senin gibi tirmanabileceklerini unutma. ticaretin teorik ahlaki olmaz. hersey konusulan paranin (veya imajin ve sohretin) buyuklugune, yapilabilirlik hesaplarina, risklere ve daha iyi bir teklifin olup olmadigina baglidir. is dunyasinda teorik bir ahlak gecerli olsaydi, kimse sifirdan zengin olmazdi. zenginler de asla kaybetmezlerdi. siniflar arasi gecisi saglayan, pratik bir ahlaksizliktir. kanunlar. bu engeli asmak biraz daha zordur. kanunlari kim koymus? anadolunun azizleri, yunuslari mi? hayir. senin benim gibi akilli isadamlari. niye koymuslar? bizi deli azizlerden korumak icin iste, genc isadami…. o kanunlar dedigin anli sanli kavramlar cok guclu hirsiszlarin arasindaki mukavelerden baska bir sey degildir. evet, genc adam: demek ki butun bunlar senin icinmis. kanunlar, kanunlara uyarak calan hirsizlar tarafindan, gelecekteki hirssizlarin haklarini korumak icin yazilmislardir. asla kanunlara karsi gelme! uyumlu ol, cunku kanunlar zaten seni korumak icin vardir. genc isadami: kazancinin yuzde onunu devlete vergi olarak veriyorsan, yuzde yirmisini bu cins karsiz ve karsiliksiz gorunen islere ayir. mesru servet uc sekilde yapilir: 1. kanunlara uygun hirsizlik 2. iyi satinalmalar (surekli enayi saticilar bulabilme becerileri) 3. “deal making” yani kumpas kurma becerileri( baskasinin tasi ile baskasinin kusunu vurma” once icine et isin, sonra satin al. genc isadami: bu seni korkutmasin. karsindaki, son kursunu ilk once atmayacaktir. en kotu en zalim gansterler bole once tehdit ederler. sonra bir kez daha ederler (2. kursun) sonra araya adam koyarlar(3.kursun) sonra anlasalim derler (4.kursun) sonra tekrar tehdit ederler. (5.kursun) sonra yazihanenin camini cercevisini indirirler (6.kursun) sonra ise ilk tekliflerini biraz yumusatirlar. asla ilk kursunla pes etme. bekle ve oyna. kisa ogutler domuz olma. olcuyu kacirma. simdilik bir cep telefonu al. ama buyume yolunda bu fazlaligi da atacaksin. cunku cep telefonlariyla aniden basilan hep sen olursun. oysa buyuk isadami; baskalarini cep telefonlarindan arayip aniden basandir. hayatta ne kadar erken cep telefonundan kurtulmussan, o kadar cabuk buyume yoluna girmissin demektir. birseyler yaratabilmek icin insanlarla yuzyuze iliski icinde olmak gerekir. adam tanimak, gezmek, davetler vermek, sempatik olmakla popular bir lider olunur: kendin gib dunyanin digger uclarinda yalniz ve beceriksizlerle monitor basinda sozde iletisim kurarak degil. 70’li yillar uretim, 90’li yillar ise halka iliskiler yillariydi. 2000’li yillarda istihbarat cok onemli olacak. hayir cevaplarin en guzelidir. senden bir sey istenmedigi zaman olumlu ol. istendigi anda olumsuz ol. kendini, ilk anda ve tereddutsuz bir kararlilikla hatta dusunmeden “hayir” demeye alistir. talebin ustunde bir muddet dusundukten sonra nasil olsa “evet”e cevirebilirsin. ustelik mizikci ve guvenilmez bir maj yaratir. buyume yolunda her isadaminin uc gercek dosta ihtiyaci vardir –iyi bir hukukcu, iyi bir muhasebeci ve iyi bir therapist. cesaret, korkmamak degildir. cesaret tam tersine cok korkmak ama yine de “ben varim” demektir. cesaret, korkuya ragmen eylemdir. “sans cesurlara guler” denir. evet, sans ancak eylemcilere, hareket edenlere, birseyler yapanlara yardim eder. kicinin ustunde duranlarin ayagina gitmez. her zaferin icin bir kac yenilgi tadacagini onceden bil ve yenilgilerinden zevk almaya ogren. isler istendigi gibi gitmeyince, terslikler arka arkaya gelince sikilan, ici daralan sabirsiz adam buyuk isadami olamaz. statusu dusuk, orta halli bir mutsuz olur, o kadar. is dunyasinin yuzde sekseni aksilikler, cuvallamalar ve hayal kirikliklaridir. yap.yap.yap kazanirsin ol.ol.ol kaybedersin. genc isadami: hicbir ise para icin baslama. kudret icin basla. zevk aldigin icin basla. para da, sohret ve kadinlar gibi nasil olsa arkadan gelir. zekanin, hirsinin ve zamanin getirisi sadece para olmamali. kudret, sohret ve seks de olmali. sanildiginin tersine en zenginler, bir alt zengin siniftan daha kotu yasarlar. cunku gundelik islerinin uzerine bir de harcayamadiklari ve coklugundan da hic bir zaman tuketemeyecekleri bir serveti yonetme dertleri eklenmistir. genc isadami: kapali yerlerde butun gun oturarak insanlara surekli didismeyi (talep-tenkit- sikayet), birkac ay sonraki gunlerine simdiden ipotek koyan randevularinla hep planli programli yasamayi, eski yunan cehennemleri gibi onunden kalkan her dosya icin yerine yeni bir dosya acilacagini, iusin hicbir zaman bitmeyecegfini ve her giriln isin yeni isler doguracagini, butun bu faaliyetlerden kazandigin paralarin idaresinin basina bir bela daha acacagini, organinin gitgide ufalacagini, durmaksizin ciktigin is yemeklerinden belinin bir sene daha kalinlasacagini pesinen kabul ederek isadamligini sevmelisin. her sabah herkesten once isinde ol. bunun iki nedeni var: birincisi gercekten cok calismalisin. basmakalip bir soz degil bu. gunumuz isadaminin temel gercegi. hirsli bir isadami – sabah yediden gece yarilarina kadar haftanin her gunu, aksamlari davetler dahil olmak uzere- uyanik oldugu her saat isadami olmak zorundadir. ikincisi oyle gorunmelidir. calisma arkadaslarinin, memurlarin, ortaklarin, musterilerin en cok buna dikkat eder. aylaklik, gucluler kendilerini ifade edis tarziydi. simdi ise hukmedenler, calisiyor gozukmeye ve cogu zamanda gercekten cok calismaya mecburdurlar. aylaklik: gucsuzlerin ve sanatcilarin “icine dustukleri” acinasi bir hal, kotu bir huy ve buyuk bir ayip oldu. aylaklik ve dinlenmek birbirlerinden cok farkli seylerdir. dinlenmek aslinda calismanin uzantisidir. ancak calisan adam dinlenmeye hak kazanir. tatile cikmalidir ki, tekrar isine donup verimli calisabilsin. dinlenme ve tatil, calismanin oz kardesleridir ve is kolelerinin calisma disinda yaptiklari heresy onlari tekrar calismaya dondurebilmek icin ustaca tezgahlanmis hilelerdir. aylaklik ise, insanlari calisma mecburiyetinden uzaklastiran herseydir. calisma zorunlulugunda koleleiin, aylaklikta ise ozgurlugun kokusu vardir. ne garip, eskiden insanlari zorla kole yapardik. simdi seve seve geliyorlar. kapitalizmin en goz kamastirici basarisi budur. hadi aylakliktan vazgectik: hirsli isadamlari dinlenmeleri gereken sozde tatillerinde bole doyasiya yasayamazlar. guneyin ucuz tatil kasabalarindaki basit banka memurlari bile: isadamlarindan daha cok eglenir, icer sicar rezil olur, kafakola alinir, alay eder, pandik atar ve dayak yerler. isadami ise hep hesap yapar: “burada icerek sarhos olup cok egleniyor gorunmek mi gorkemimi artirir, yoksa ortami snobe edip mine’yle beraber havali bir exit mi yapsam? isadaminin kafasindaki bilgisayar, bu verileri yildirim hiziyla degerlendirir ve isin hep imaj yonunden “dogrusu” yapilmaya calisilir. isadami, kendini istese d ekoyvermeyecek hale gelmis kisidir. aralarinda en iyileri, en basarilari kendini koyvermenin manasini daha bilmeyenlerdir. kisa ogutler harcadigin, kaybettigin veya kacirdigin parayi her zaman yerine koyabilirsin. ama kaybedilen guclu bir pozisyonunu be bosa harcanmis zamanini ileride istesen de yerine koyamazsin. hayat hic olmazsa bir konuda herkese esit davranmistir. zaman. hepimize dogarken verilen sermaya 25-30.0000 gun kadardir. genc isadami: bu kafana dank ettigi yasta sermayenin yarisini tuketmis oldugunu goreceksin. zaman harciyabilecegin en kiymetli seydir. bu yuzden, herkedin para kazanmak icin kafayordugu yerde, sen her zaman kazanmak icin kafa yormalisin. sana zaman kazandiracak her turlu verimlilige dikkat et. para varken kismalisin ki kasin. yokken harcamalsin ki gelsin. bir gun parayi elde tutmanin, parayi kazanmaktan cok daha zor oldugunu anlayacaksin. umarim o gun elinde tutacak paran kalmistir. bi rise hic girmemek, cikmaktan cok daha kolaydir. kapatmak kurmaktan yuz kere daha zordur. acele karar verme. doldurusa gelme. biraz dur ve bekle. “ama efendim, is kaciyor?” birak kacsin. insanin omrunde en az uc buyuk firsat kacirmasi gerekir. hic is kacirmiyorsan, her ise atliyorsun demektir. birak kacsin. biri gider biri gelir. hayatinda hic ucak kacirmamis havaalnlarinda cok bekliyor demektir. isi ogrenir ogrenmez bir baskasina devret. senelerini tekrarlama. yaslilarin “tecrube tecrube” dedol;erii, cogu zaman siradan bir senenin yirmi otuz defa tekrarlanmisidr.yalniz bilmedigin bir isi asla devretme. kazigin buyugu boyle yenir.(veya atilir) kustahlari, seni tenkit edenleri, ukalalari, firlamalari isinde kullanmayi bil. iyi kullandiginda ukalalar ve picler, monserlerden daha cok is bitirirler. genc isadami; otuz yaslarindan sonra universitelerini ve okul basarilarini siralayarak boburlenme. ters teper. hatta diplomalarini duvarindan bu yaslarda indir. doktor degilsin sen. diplomanin sana birinci, bilemedin ikinci isinde bir yarari dokunur. her isin basi nakittir. sonu da nakit. “there is no view without a view point” bir gorusun acisi olmadan gorus olmaz. isadaminin baskis noktasi menfaatinin oldugu yerdir. manzaranin degisik acilarini hep o noktadan gorur. senin mahiretin, patronunun zaten almasini istediig kararlari onceden kestirmek olmali. tek servet olcusu vardir. nakit. medyada bir it havlamaya gorsun, surusu birden baslar havlamaya. eger yaygara bir kere kopmussa otur ve bekle. elde tas it surusune dalinmaz. itle dalasmaktansa caliya oturmak yegdir. isiracaklarindan degil – yagara atacaklarindan. it surusu bu, havlar, havlar ve sonunda aniden hep birlikte susarlar. medyada gundem dedikleri iste bu havlama surecidir. medyaya dorduncu guc derler ama asil guc havlamayan itlerin elindedir. bunlar isirir. hem de fena isirirlar. dikkat et. yol-yordam, edep-adap, usul-erkan bil. gunumuzde gecerli formul su: calacaksan ya cok buyuk cal ya da kucuk cal ama cok iyi saklan. eger cok buyuk calmayi becerebildiysen saklanmana hic gerek kalmaz. tam tersi en buyuk hirsizlar sibradab eb muteber isadamlari olarak sahneye cikmak zorundadirlar. baska turlu kendilerini koruyamazlar. adi suclar icin duzenlenmis sorusturma usulleri ve olagan “delil ve ispat” yontemleriyle isadamlarini yakalamaya calismak yargiyi bosuna yormaktir. bu kurt avina, kus okseleriyle cikmaya benzer. cok buyuk projelere, uzun vadelere, karisik ve dolambacli islere girenler sonunda hep cuvallarlar. hicbir dolasik seneryo seni zengin edemez. sade, duz ve kolay yollari ara. buyuk parayi hep kucuk bir isten kazanacaksin. isadamligi kukumav kusu gibi dusunmek veya odanin icinde dolanip durmak degildir. cogu zaman yapilmasi gereken zaten apacik ortadadir. ne var dusuncecek? isadamligi becerkli bir eylem ve uygulama sanatidir. o kadar. entellektuel cambazlik degildir. supheleniyorsun korkuyorsun suphelen ve kork. en kotusu korkmamaktan korkmaktir. kork: cunku korkan adam tedbirini alir. yunan denizlileirn dedigi gibi korkan kormaz neden? cunku tedbirini almistir bile. gerektiginde agzina sicamayacagin, bin beter edenetecegin yakin aile dostlari ve akrabalar gibi insanlarla mumkunse is yapma. buyumek icin isin basinda hep bir buyugun golgesine ihtiyacin olacak. kesebilecegin en uygun anda derhal kes onlari. onlarda babalarini kesmislerdi. insanlar sahsiyetlerini sanildigi gibi oyle buyuk islerde degil, gevsedikleri, onemsemedikleri kucuk islerde zirhlarindan kacirirlar. genc isadami, kose yazarlari, acik oturum yoneticileri, medyadaki yorum profesyonelleri ve haber gazetecileri ile munasebetlerini iyi tut. onlarla asla ters dusme. cunku bu adamlari gucleri devamli artiyor. zaten yeni yuzyilin olusturdugu kafa yapilariniza gore birbirinize ters dusmeniuz pek mumkun degil. onlara iltifat et. en ucuz rusvet budur. begendigini soyle. ezmek, ancak ezmeye calisitign adamin kendi icinde ezildiugini hissetmesi ile mumkundur. senin medyada gorunmen aslinda sattigin mal ve hizmetin medyada gorunmesidir. ucuncusu, herkes senin isiginin etrafinda bulunmak isteyecek, dolayisiyla sosyal hayatin kolaylasacak. ileride is yapacagin, devlet memurlari, politikacilar, baska isadamlari seni onceden tanimis olacak. seksenli yillarda ulkemizde sohret olmanin da raconu degisti. kisa, kestirme ve ucuz yollar cikti. gercek buyuk isadamlarina ve buyuk sermayaya ozenenlerin, o sermayeyi yaratmak yerine ilk vurduklari orta capta bir vurgunla koyu renk luks bir arava alip, tusiad uyesi pozlarini takinmalari gibi: sohret saplantisi olanlar da ilk firsatta bir sosyete dergisinde gorunerek gercekte sahip olmadiklari ve hic bir zaman olamayicaklari bir marifeti varmis gibi gostermek kolayligina kactilar. sezan aksu veya vehbi koc olabilmissen zaten meshursun. olamamissan, renkli bir dergide her iki uc ayda bir bu isimlerle ayni sayfalarda gorunerek kendini tatmin edebilirsin. kudresin sahtesi kotu renk bir bmw ise, sohretin sahteside malum dergilerde gozukebilmektir. bu dergileri onbinlerce satarak gercek sermayayi yapanlarin bulduklari altin madeni ise sudur: “ sohret olsunda sahtesi olsun, farkini nasil olsa kimse anlamaz – yedinci ligdekileri birincide oynuyor gosterleim ve sisirdigimiz kisilere ve onlarin ailelerine, dostll;arina ve bir gun onlar gibi olmak isteyen onbinlere, bu dergileri pazarlayalim. hak etmeyenleri hak edenlerin yanina hemen ayni sayfalarda bazen ayni kare pozlar icinde gosterleium: bu sahteler ‘ustunluk’ ihtiyaclarini gidersinler” hem deokurlarimiz belki bir gun bende cikarim” ben de boyle yasarim diye yalansinlar – biz de bu aptallar surusunu somurup yolumuzu bulalim. imaj bazi durumlarda ama ozellikle islerin dogru baslamasi icin ve “gercegin” kendini gostermesiune firsat taninina kadar cok onemlidir. ben maalesef cok gec ogrendim. o salak, zevzek ve yelloz halkla iliskiler kizlar vary a veya is idaresi okullarinin insan iliskileri yonetimi gibi beles dersleri is dunyasi meger bunlarmis. sosyal davetler, buyume yolunda bir isadami icin neseli ve rahat bir poz alarak ciktigi harp meydanlaridir. populer bir kisi basarili gozukur. basarili gozuken kisi de sonunda mutlaka basarili olur, evet, zenginligimizikn ve gucumuzun bedelini “simdiyi” yasmaayarak” zamaninimiza hukmedemeyerek oduyoruz ama herkes yine de bize hayran. duzfugumuz onumuzde, duzmedigimiz arkamizda. genc isadami; radyolarin djleri gibi allahin yedi gunu iste bu yuzden hep “up” olmalisin. olumlu neseli iyimser senin oldugun yerde keyif nese kahkaha ve girgir olmali maskeler kolay takilir zor cikarirlar. on iki ay devamli taktigin bir maske ise yuzune yerlesmeye baslar: bir kac sene sonra ise cildine siner. eski yuzunu belki bir kac cocukluk arkasdasinin disinde kimse hatirlayamaz. hele sen asla! iste bu halin yeni arkadaslarin “ne kadar naturek,, ne kadar oldugun gibiisn diyecekler” yirtiiin! bocalayanlardan baska bir tip ise; bu maskelere bir turlu alisamayanlardir. siguk, uzak ve melankoliktir. asosyal, hatta itici kabul edilir. bir maske takmaya zorlandiginda, mesela bir davete giderken, once heveslidir ama sonradan vicdan azabi cekmeye ve kendine kizmaya baslar. partide kah cikartip kag tekrar taktigi maskesiyle basarisiz bir performans sergiler. ve eve doner donmez pismanlikk duygulariyla kendine saldirir. en buyuk aptallik ne istedigini cabuk ele vermektir. “bakin aban sikim, zevkliyim, havaliyim, zeniginim” diye bas bas bagirma. “nolur bakin bana” diye yalvarma aptallarin disinda kimse yuzune bakmaz. genc dostum, eger hava basmak istersen bunu belli etmedne yapacaksin. kimse farkina varmadigi zaman gercek havayi basiyorsun demektir. aksi takdirde alay konusu olursun, her imajin arkasinda bir sanat vardir. kimi bunu gizleyebilir, kimi adamin gozune sokar. genc isadami; “nolur bakin bana” diye yalvarma. goze batmayan koyu renk vasat bir kayak kiyafeti, basina gecirdigin bir balikci takkesi ile de hava basilir. hatta en iyi hava boyle basilir. “bu herif havali, ama nasil?” diye dusunsunler ve bulamasinlar. havanin buyugu olani yok gosterilerek atilir. statu sembollerine en cok orta ve ortanin biraz ustu siniflar ragbet ederler. luks arabalar, pahali saatler, gozlukler ve cantalar ancak o siniflarin alametidirler. hatta bu tarz statu sembolleri, ortanin biraz usunte ve biraz altinda olanlasrin zenginliklerinin bir isaretinden cok, en ust siniflardan gizlemek istedikleri goreceli “fakirliklerinin” isaretidir. en tepedikiler ise,bu acinasi cirpinislari hemen sezler er ve kendilerini de onlarin seviyesine indirecek her turlu statu sembolunden uzak dururlar. gercek dolar milyonerlerinin cij azum gercek dolar milyarderlerinin hicbiri bmw veya rikex jykkabnazkar, bu tarz senbikkere ehemmiyet vermezler. onlarin ayricalik belirten degerleri cok farklidir ve akt siniflar onlari taklit edemezler. cunku o doruklarda para gecmez, baska seyler gecer. genc isadami; “zenginlestikce daha alcakgonullu gozukmelisin” kuralini uygulamaya simdiden basla. sahici dolar milyarderleri gibi alcakgonullu gozuk. hava basmada herkezden bir adim onde olursun. birilerine birseyleri begendirmeye calismak gucsuzluk isaretidir. asla cabalama. en muhtesem hava basma bir nakit iki seks uc neseyle olur. oyle kilik kiyafetle, ev dekarasyonuyla, bmw ile tekneyle olmaz. ancak nakitte,,sekste ve nesede ozurluler kendilerini begendirmek icin yirtinirlar onumuzdeki asirda “sad eve mutevazilarin” kazanma ve somurme sanslari daha yuksek. en buyuk sukseyi, kendi hallerinde yasar gozuken efendilerimiz yapacak. parayid abunlar goturecek. servet ve kudret en zekilerden daha zekilere, en cesurlardan daha gozu karalara dogru el degistirir. bos bir aygitin saglayacagi bos bir konfor icin bosubosuna calisarak bos bir omru tuketsinler tuketicilerin gercekten tukettikleri kendi yasamlari ve kisacik zamanlaridir – ihtiyaclari sandiklari hirdavat ve hizmetler degil. bencilligi “bireycilik” olarak, narsizim ve hazperestligi de “kendini gerceklestirmek” olarak satalim ki kimse “toplumu gerceklestirmek” gibi enayelikler pesinden kosmasin. nezaket mudadele edilmesi en zor silahtir. on sekiz yasinda sosyalist degilsen genc degilsin otuz bes yasinda capitalist degilsen akilli degilsin… hirsli ve basarili oldugun muddetce, hem seni kiskanirlar hem de senden korkarlar. durup bir keyfini cikariyim dersen, yine kiskanirlar. ama firsatan istifade agzina da sicmaya calisirlar. zaten parali bir keyif turkiye’de surulmez, surundurur. gencler: size ne zaman gercek hayatinizin iste simdi basladigini soylerlerse, aslinda bitirdiginizin gercek hayat oldugunu hatirlayin. ben kadin olsam, sik erkekler kadar, beni bastan cikartarak tavlamaya gayet edeb erjejkere de hicbir zaman “vermezdim” buradaki sihirli kelime gayrettir. kizismaya baslayan kanciklarin arkadaisndan ayrilmayarak durmadan yalanip havlayan bir it kadar asagilayici bir goruntu olamaz. genc arkadasim asla tavlamaya calisma. cok aptal veya cok akulli kadinlar haric, hicbir zaman hicbir kadin tavlananarak bastan cikarilmaz. genc arkadasim kendini kendin gibi sergile o kadar. eger begenirlerse alirlar. ne kadar berbat biri olursan ol, kendin gibi gibi ol. kendini acem piurinci diye satan kurtlu bulgurun kor alicisi bile cikmaz. ask sehvet, sevgi, saygi, korku ve tutku karisimi: muhteviyati zor anlasilan: tarifi imkansiz ama kadinlarin bulduklarinda hemen tanidiklari bir lezzettir. en buyuk basari mutlu olabilmektir. kisi baskalarini mutlu ettigi muddetce mutlu olabilir. mutlululuk anlik yaratilan ve hemen tuketilen bir seydir. oysa basari, servet gibi bir maldir. birbirlerinin ustune eklenebilir. stoklanabilir. dunku basarilairn bugunde seni goturmeye devam eder. rezil olmak hepimizin rezil olmaya ne kadar ihtiyaci var yarabbi" |
||
|
||
| şeytan: tanrı yok olm yediler sizi insan : bir siktirgit ya :specool: |
||
|
||
| ya ne güzel kitaptı şu "şeytanın fısıldadıkları".. nerdeyse unutmuştum orada ki söylemleri.. hatırlamak çok iyi oldu.. sanırım şu anda da kitap başka bir yayınevinden çıkmaya başlamış.. herkese tavsiye ederim hemen bir tane edinin..
|
||
|
||
kısacık hayatta böle kolpa kitap yazmak 60 senelik (ne kaDAR süreceği meçhul ,tahminen) bir ömrü sonsuz hayata seçmek,işte bu salakların ve kolpaların işi...herif entel dantel ayaklarına şeytanın fısıldadıkları falan havalarına girmiş,hani şeytanı görsen harbiden şeytanın fısıldadıkları demezsin ki bunlar zaten senin sıçtıkların sevgili entellektüel mal yazarımız ama saygı duyarım oda onun kendi bakış açısı ama çok komik..şeytan bana dediki kaka çocuk olursan züpper olursun ha sktir lan ha sktir...
|
||
|
||
| zaten adam kitabın sonunda senin dediğine yakın şeyler söylüyor kendi için.. | ||
|
||
| kendini tanıyan yaratıcısını bilir .. o zaman biliyor ölüm anında enerjisinin bedeninden kurtulup,hayat bu muymuş ,dünya bu muymuş die göğe haykıracağını ...biliyor o zaman bok çukuruna girdiğinde kısır döngünün içerisinde ruhunun bunalacağını,milyarlarca insanla aynı anda kararmış ruhlarla göğe doğru ''dünya bu muymuş,hayat bu muymuş ''diye haykıracağını ve biliyor o zaman harbiden 3. gözünün açılacağını ... adam ileri görüşlü harbi neyse şaka maka takdir ettim elemanı yane... |
||
|
||
| bi aralar aslında bu adamın egin civan olduğu ve takma isimle yazı yazdığı söylentisi çıkmıştı | ||
|
||
| egin civan kim ki? :wacko: | ||
|
||
| engin civan demek istemişim de d,yemem,işim engin civan |
||