|
||
| Ben desem ki… 1)Nokta cümlenin hırsızıdır. En yetkin cümleyi bile varlığıyla şağılayan bir ukaladır. 2)Özel isimler genel olarak faşisttirler ve diğer sözcükler üzerinde tahakküm kurmaya kalkarlar. 3)Bağlaçlar hiçbir şeyi bağlamazlar , kendini ifade edemeyen cümleleri ölmekten kurtarırlar ama süründürerek. 4)Türetme ekleri sadece bir göz aldatmacasıdır, madde hatta varlık kalın kafalıdır asla bükülerek yeni bir hacim işgal edemez. 5)Her hangi bir şeyi yok etmek istiyorsan onun önüne sıfat eklemelisin.Sıfat hani şu cins sözcük, kendi başına her şeye eklenebilecek hilebaz..İşte bu yüzden eklendiği her şeyi parçalyarak kendine dönüştüren korsan. Ne buna itiraz eder ..gramer mi. İyi de bu dili konuşan ben;ne dediğimi kendim bilmeli değil miydim. :huh: Sence gramer bir dil için ne ifade eder ..ya da sıkı kurallarla işlenmiş bir dil anlatım için daha mı yetkidir.. Gramerin buyruğuna uymayan bir yazarı bekleyen bir felaket midir ya da… |
||
|
||
| bakınız: oğuz atay- tutunamayanlar kaçıncı bölümdü hani hiç noktalama işareti kullanılmamış olan. gramerin buyruğuna uymamak sanırım yabancılaşmayı sağlıyor. okuduğun şey üzerine daha çok düşünmen, kafa yorman, içine girmeden ona uzaktan bakıp değerlendirmeni sağlıyor. ferhan şensoy'un bazı metinleri bu konuda çok başarılı. gramer kurallarını altüst etmekten öok dili bozmak onunkisi gerçi, bazen yeni sözcükler bile yaratıyor. ve bunu epik oyunlarında bir yabancılaştırma unsuru olarak kullanıyor. oğua atay örneğineyse epik edebiyat diyebilir miyiz acaba? |
||
|
||
| A, çok hoş bir alıntı. Evet,anlamla gramer kozunu paylaşır hep ve.. Gramer anlamın anlatamadıklarına yetişen bir bela gibidir bazen ..öyle ki noktalar ve virgüller kalır cümleden geriye sanki. ve ya onları cümleden çektiğinde akıl havada kalır ,tutunamaz.O zaman anlarsın gramerin uyuşturucu niteliğini. |
||
|
||
| VİRGÜL Önümden çekil Ayı Göremiyorum Özdemir Asaf |
||
|
||
birazdan tango hoca gelirse, gösterir size özel dilbilgisi yasalarını!
|
||