|
||
| 1981'in hâki renkli bir yaz gününde İstanbul'da doğdu. Darbe çocuğu denilmeyi şiddetle reddeder. Nilüfer Hatun İlkokulu'nda kırmızı kurdela dolu bir beş yıl geçirdikten sonra Beyoğlu onu çağırdı, Alman Lisesi'ne girdi. Hayatının bundan sonraki kısmının ortasından, demirlerinden sokak çocukları sarkan kırmızı bir tramvay geçtiği söyleniyor. Okul dergisinin bir dönem utangaç müdavimi yazı ve şiirleri 1999'da Liman Yapımevi'nce yayımlandı. Ayrıca yaptığı felsefi gevezelikler sonucunda 2000 yılında Türkiye Felsefe Olimpiyatları birincisi oldu. Şimdiyse Amerika'da, masallara inat, okuyup küçük adam olacak. Bir de okyanus kadar özlüyor sokaklarını bir şehrin… Otobiyografi: kenar kentin kirli sokaklarından ve çamurlu toplarından sakladılar beni bilyelerden ve reçel kavanozlarından kalma uykulu bir çocukluğum var yatmadan önce masallar dinlerdim tv'de bir de gölge oyununu öğrettiler elektrik kesilince korkmasın diye laf aramızda, aslan şekli yapmayı çoktan unuttum ama duvarlara yazı yazmayı hâlâ bilirim sonra büyüdüm, küçük kaldı ellerim tırnaklarımı yedim diyedir belki ve erkenden kalkıp gittiğim okullarda her gün aynı şarkılar söylendi doğru ve çalışkan olduğumu ezberletip büyüklerini say, küçüklerini sev dediler ben ıslık çalmayı daha çok sevdim bir de fırın sütlacı ve onbeşinci yaşımın ilk yağmuraltı gecesinde parmaklarım nasır tutmaya başlamışken ve sanki bütün gözler hep aynı şeyi anlatır gibiyken uzaktaki bir yıldızdan şiir yazmasını öğrendim kenar kentin dumanlı sokaklarından ve çingene kokularından sakladılar beni metropole ve ütülü gömleklere sığmaz, serseri bir yalnızlığım var... UYAN uyan sevgilim, uyan! biz burada uyurken son sevişmemize dipnot yapmış aşkımızı yazarlar kar gecelerinde okunacak mutsuz hikâyelere uyan!.. kalbimizi çalıp kitap kapaklarında elele tutuşan çocuklara vermişler daha bir sıkı tutuyorlarmış birbirlerinin elini ve gözlerin gibi bakıyormuş her biri saçların gibi kokuyormuş her cümle virgüller öyle söyledi… U Y A N ! BİR ŞEHİR GECESİ HATIRASI karanlıklar sinemasını oynatıyor gece sokaklarda intiharsı bir sessizlik duvarlarda hâlâ aynı yüzler plastik cinayetlere dair perdelerin ardına saklıyoruz medeni hâlimizi tek parola yalnızlık ve mizanpaj hatalarından ve renk tüccarlarından bize kalan tek şey ötekinin kirli paranoyası şehrin gözlerinde kartpostal bir bakış bu şehirde herkes yanındakine aşık ! herkesin içinde yaralı bir çocuk herkes şiir yazıyor denize bakıp... |
||