|
||
| sanatın içeriği salt estetik değil insanların dönemsel eğilimleriyle de ilgilidir. mesela zenginliğin, gösterişin ön planda olduğu durumlarda zengin madenler, büyük hacimler kullanılır. entellektüel dönemler de ise yaratıcılık, modern çizgiler etkindir. sanat eserlerine bakarak hangi dönemin hangi sosyal etkide olduğunu çıkarabiliriz. |
||
|
||
| Bahsi geçen eğilimleri beliryen koşullar ekonomik ve eğitimsel durum, kültürel varlık, vs vs.. Sanat eserleri de bu etkenlerin içinde ortaya çıkar.Son aşamasında bir değerlendirmeye tabi tutulur işte bu işin bence genel yaklaşımlı kısmıyla ilintilidir değildir.sorun şu ki temelde beğeniyi belirleyen kavram estetiktir. Ve estetik yargılar tamamen subjektifdir. Genel yaklaşımını değerlendirdiğimde toplumsal konumdan ziyade bireysel beğeniler ile oluşur ve varlık gösterir. Bireysel oluşu zorunluluk öğesinide kaldırır ortadan. Bu durumda şuan birine yaratıcı gelen herhangi bir sanat eseri bir başkası için sıradanlık çizgisinde durabilir. Özetle kişiye güzel gelen bir eseri herkes güzel görsün ister bu aşamada söylemiş olduğun eğilimler yüzünden değişkenlik gösterebilir. Ama bir sonuç kısmı mutlak suretle vardır ve o aşamada bence eğilimlerden ziyade bireysel yargılar söz konusudur. |
||
|
||
| sanat eserlerinden salt bireyselliği ayırmak imkansızdır. sanat eseri içinde toplumu ve geçmişi barındırır. eser sahibinin gözünden dünya gözlenir ve onun beyninde hazlar, beklentiler vs. ile harmanlanır. yani dünyaya ait referansların ürünüdür. düşünemeyen, göremeyen, duyamayan, dokunamayan kısacası dünya ile bağı olmayan insan sanat yapamaz. |
||
|
||
| Bir sanatçıyı diğerlerinden ayıran şey onun hayal kurma gücü, zekası, duyumsama yetisi, çağırışımlara dair bakışındaki zenginliktir. Bu tamamen bireyseldir bu durumda fikirlerin içinde toplumsal etkilerin olması ortaya çıkan eseri direkt toplumsal yapmaz. Bakış açısı noktasıyla değerlendiriğimde güzelliğin tamamen bireysel olduğu kanaatine vardım. Yani bir eserin daha öncede belirttiğim gibi toplumsal nitelik kazanması demek onu direkt kültürel anlamdaa bir parça vazifesi göreceği fikrinde değilim. Ayrıca şurasını da pek anlayamadım dünyaya ait referanların ürünüdür dediğinde ortaya somut, görünür, dokunulur şekli rengi belli veriler çıkıyor. Oysa sanatın yaratıcılığı noktasında sanatçı görünmeyenide resmeder, yazar kurulan bir hayalle onu varlık halinede getirebilir bu durumda öte alemimi referans alır kendine (?) | ||
|
||
| dünya ile eşleştirilmeyen hiç bir sanat eseri yoktur. soyut sanatlar bile sonuçta duygu gibi dünyevi referenslara gönderme yapar. | ||
|
||
| Bunu reddetmiyorum ama genelleme ve sabit kavramlar üzerinden tanımı netleştirilecek konumda mıdır (?) Daha çok onu anlamaya çalışıyorum | ||
|
||
| anlamadım ? | ||
|
||
| Sanat eseri toplumsaldır geçmişin etkileri altındadır bunu belirleyen sanatçı düşünen gören, duyumsayan kişilerdir. Ve tüm sanat eserleri dünya ile eşletirilir soyut sanatlar bile dünyevi referanslara sahiptir. Gibi kesinlik içeren tanımlamalar çıktı söylediklerinden. Buna istinaden diyorum ki bu tip genellemelerle tanımlamalarını sabit tutabilir miyiz ? Yani sanat genellemeleri kabul edebilir mi ? | ||
|
||
| genelleme yapmazsak kavramları tanımlayamayız. eksik de olsa genelleme yapılmalıdır. ayrıca yazdıklarımda tanımlama içeren bir genelleme de yok. sanatın estetik dışındaki bir niteliğinden bahsediyorum. |
||
|
||
| O halde bu konuyu açtığımdan beri okuduğum bir çok makaleden aklımda kalan sorulardan birini sorup devam ettireyim bu konuyu Ahlakçı düşünürler sanatla ahlakı birleştirip, güzelle iyinin özdeş olduğunu savunuyorlar. J. M. Guyau'ya göre, iyi daima faydalıdır, faydalı daima güzeldir; bu itibarla iyi de güzeldir. Shaftesbury'ye göre de orantı ve düzenin olduğu yerde güzellik, güzelliğin olduğu yerde erdem ve iyilik vardır. Oysa ahlaksal yaklaşım sanatta her daim düşünüldüğü noktalarda durmaz. Yani bir nü resim ahlaki açıdan iyinin karşıtı olmayabilirde. Savunuda ki gibi gerçektede iyi olan güzel midir sence (?) |
||
|
||
| iyi ve güzelin eşleşmesi fikri çok hatalı olmaz. belki zorlanırsa ayrım noktaları bulunabilir ama benim gibi genellemeciler için sorun yok. nü resmindeki estetik çizgilerin eserin sanat niteliği belirlemesi yeterli olmayabilir. burda güzel ve iyi olarak somutlaştıracak erotik hazlar da söz konusudur. |
||
|
||
Güzellik gibi iyilikte çok göreceli bir kavram. Ahlaki bir iyilikle baktığımızda erotik bir resme yönelik eleştiri bence niteliği daha çok yerici anlamda olacaktır. Genelleme yapamadığım için ya da kavram sorgulaması esnasında hepten kafayı karıştırdığım için habire sorup duruyorum. Açıkçası tatmin edici bir cevap olmadı
|
||
|
||
| bir şeyleri karıştırıyorsun. ahlaki olan güzel demek değildir. iyi olan güzeldir diyoruz. yani resimde ahlaki olmak onu güzel yapmaz. |
||
|
||
| Ahlaki bakış açısıyla iyi olan nedir? Şuan yanıtını bulmaya çalıştığım şey bu. Alıntıladığım cümlelerde ki iyilikle aynı mıdır ? Şayet öyleyse ahlaki iyilikle bakılan bir eserde güzel olan iyi midir ? Örneklendiğim resim açısından baktığımda sanki yanlış bir şey varmış gibi geldide. | ||
|
||
| kimin ahlaki bakış açısıyla bakıp yorumlayacağız ki? bi soru daha.. | ||